Eskişehirspor'un play-off'ta yaşadığı hayal kırıklığının ardından tartışmalar devam ediyor.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un ES TV'de yaptığı "Lobimiz olmadığı için kaybettik" açıklaması da bu tartışmaların merkezine oturdu.

Aynı değerlendirmeyi 90 dakikayı bitiren düdüğün dakikalar sonrasında da yapmıştı, üst liglere çıkan takımlara göz gezdirince hak veriyorsunuz…

Aslında Kurt'un sözleri sadece bir maçın ardından söylenmiş serzeniş olarak görülmemeli. Yıllardır Türk futbolunda kulislerin, ilişkilerin, federasyon koridorlarının ve siyasi bağlantıların konuşulduğu bir ortamda, Eskişehirspor'un kendisini yalnız hissettiğine yönelik bir tespit olarak da okunabilir.

Peki bir diğer soru, bir şehrin takımı başarılı olmak için lobiye ihtiyaç duymalı mı?

Eskişehirspor'un bugün geldiği noktada asıl ihtiyacı güçlü bir yönetim anlayışı, sürdürülebilir mali yapı ve kurumsal bir gelecek planıdır. Elbette Ankara'da sesini duyurabilmek önemlidir. Ancak başarıyı sadece lobi eksikliğine bağlamak da yaşanan sorunları eksik değerlendirmek olur.

Eskişehirspor'un önünde yeni bir sezon var. Şimdi yapılması gereken suçlu aramak değil, geleceği planlamak.

“HAKİM MİSİN, SAVCI MISIN?”

Tepebaşı Belediye Meclisi'nin Haziran ayı toplantısına Ahmet Ataç'ın "Hakim misin, savcı mısın?" çıkışı damga vurdu.

Aslında bu sözler sadece meclis salonundaki bir tartışmaya değil, son yıllarda ülke genelinde yaşanan siyasi iklime de işaret ediyor.

Siyasetçinin görevi eleştirmek, denetlemek ve soru sormaktır.

Yargının görevi ise karar vermektir.

Bu iki alan birbirine karıştığında tartışmalar da büyüyor.

Bir tarafta yürütülen soruşturmalar üzerinden siyasi değerlendirmeler yapanlar var. Diğer tarafta ise ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan yapılan suçlamalara tepki gösterenler.

Demokrasilerde herkesin görüşünü açıklama hakkı vardır. Ancak hukuk devletlerinde suçun ve suçlunun belirlenme yeri siyasi kürsüler değil mahkeme salonlarıdır.

Tepebaşı Meclisi'nde yaşanan tartışma da aslında bu ince çizginin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gösterdi.

AŞKIN TARİHLE İMTİHANI

Eskişehir'de bu hafta en yoğun mesaiyi belediye nikah memurları yapacak gibi görünüyor.

Bunun nedeni ise şu tarih:06.06.2026.

Rakamsal uyumu nedeniyle onlarca çift bu tarihi tercih etti. Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerinde toplam 80’in üzerinde çiftin nikah masasına oturacağı belirtiliyor.

Aslında bu durum yeni değil. Göze-kulağa hoş gelen tarihlerde benzer yoğunluklar yaşanmıştı.

İnsanlar hayatlarının en özel günlerinden birini unutulmaz bir tarihle taçlandırmak istiyor.

Belki uğur getireceğine inanıyorlar.

Belki sadece yıllar sonra kolay hatırlanacak bir tarih olsun istiyorlar.

Ama işin gerçeği şu:

Mutlu evliliğin sırrı tarihte değil.

06.06.2026 da olsa, 17.11.2026 da olsa evliliği özel yapan şey iki insanın birbirine duyduğu sevgi, saygı ve fedakarlık.

Yine de böylesine karamsar gündemlerin arasında insanların yeni hayatlara adım atması güzel bir haber.

KISSADAN HİSSE

M.S. 215 yılında Roma İmparatoru Caracalla, İskenderiye'yi ziyaret eder. Halkın, kardeşini öldürerek tahta çıkması nedeniyle kendisiyle alay ettiğini öğrenir. Bunun üzerine sözde bir tören düzenler ve şehrin gençlerini onurlandıracağını söyleyerek meydanda toplatır. Ancak gençler silahsız şekilde bir araya geldikten sonra ordusuna saldırı emri verir. Günlerce süren katliamda binlerce masum insan hayatını kaybeder. Bir yöneticinin öfkesi ve kırılan gururu, koskoca bir şehri kana bulamaya yeter.

Kıssadan hisse; gücü elinde bulunduranların en büyük sınavı öfkelerini yönetebilmektir. Çünkü kontrol edilmeyen güç, önce adaleti, sonra da masumları yok eder.