ÜniAR'ın yaptığı araştırmada bir kez daha Türkiye'nin en öğrenci dostu şehri seçildik.

Aslında bu sonuç, uzun yıllardır oluşan bir kent kültürünün yansıması. İki büyük üniversitesi, gelişmiş toplu ulaşımı, yürünebilir şehir yapısı, sosyal yaşamı, kültür-sanat etkinlikleri ve öğrenciyi ötekileştirmeyen kent anlayışı Eskişehir'i diğer şehirlerden ayırıyor.

Elbette eksikler var. Artan kiralar, yaşam maliyetleri ve barınma sorunları öğrencileri burada da zorluyor. Ancak buna rağmen öğrencilerin tercihi yine Eskişehir oluyorsa, bu kentin doğru bir noktada durduğunu gösteriyor.

Bu başarı sadece belediyelerin ya da üniversitelerin değil; esnafından dolmuş şoförüne, komşusundan kafecisine kadar tüm Eskişehirlilerin ortak başarısı.

Bu unvanı korumak ise kazanmak kadar kolay olmayacak.

RAKAMLAR DÜŞÜNDÜRÜYOR

Bir haftalık trafik bilançosu açıklandı.

36 bin 697 araç ve sürücü denetlenmiş.

Bu denetimlerde tam 8 bin 945 ceza yazılmış.

Yani yaklaşık her dört denetimden birinde kural ihlali tespit edilmiş.

Daha da çarpıcı olan ise bir haftada meydana gelen 174 trafik kazası...

Bunun 87'si yaralanmalı.

Bu tablo bize bir kez daha gösteriyor ki mesele sadece denetim yapmak değil.

Kurallara uymayı alışkanlık haline getirmek gerekiyor.

Emniyet kemeri takmak, hız sınırına uymak, telefonla oynamamak ya da alkollü direksiyon başına geçmemek...

Bunlar ceza yememek için değil, eve sağ salim dönebilmek için yapılmalı.

Çünkü trafikte yapılan küçük bir hata, bir ailenin hayatını tamamen değiştirebiliyor.

FORMA SEVGİSİ TAMAM DA...

Eskişehirspor'un yeni sezon forması merakla bekleniyor.

Ancak konuşulan fiyat da en az forma kadar gündem oldu.

2 bin 600 TL...

Kulübün gelir elde etmeye ihtiyacı olduğu tartışılmaz.

Taraftar da takımına destek olmak istiyor.

Ancak bugünün ekonomik şartlarında dört kişilik bir ailenin tüm fertlerine forma almak neredeyse 10 bin lirayı buluyor.

Bu da birçok taraftarı ister istemez forma almaktan uzaklaştırabilir.

Belki farklı fiyat seçenekleri, taraftara yönelik kampanyalar ya da daha uygun maliyetli alternatif ürünler düşünülebilir.

Çünkü Eskişehirspor sevgisinin fiyatı olmaz.

Ama formanın bir ulaşılabilirliği olmalı.

Hem kulüp kazansın hem de tribünlerde o formayı giyenlerin sayısı artsın.

KISSADAN HİSSE

700 erkeğe, 43 kadına komuta etti.

İnönü'de savaştı.

Sakarya'da savaştı.

Dumlupınar'da savaştı.

Cepheden cepheye cephane taşıdı, esir düştü, kaçtı, yeniden birliğinin başına geçti.

Mustafa Kemal Atatürk, gözü karalığından dolayı ona "Kara" lakabını verdi.

Adı Kara Fatmaydı...

Kurtuluş Savaşı'nın en önemli kahramanlarından biriydi.

Savaş bittiğinde rütbesi üsteğmen olmuştu.

İstiklal Madalyası aldı.

Emekli maaşını ise Kızılay'a bağışladı.

Ama yıllar geçti...

Vatan için canını ortaya koyan bu kadın kahraman, geçim sıkıntısı çekmeye başladı.

Anılarını, karnını doyurabilmek için yayımladı.

Devletten yardım istedi, uzun süre karşılık bulamadı.

Yaşlandığında çalışamayacak hale geldi.

Ancak milletvekillerinin girişimiyle kendisine mütevazı bir maaş bağlanabildi.

2 Temmuz 1955'te, İstanbul Darülaceze'de hayata gözlerini yumdu.

Arkasında ise unutulmaması gereken büyük bir miras bıraktı.

Bir millet, kahramanlarını yalnızca savaş meydanlarında alkışlamamalı; onlar hayattayken de sahip çıkmalı…

Çünkü gerçek vefa, anma törenlerinde değil; ihtiyaç duydukları günlerde gösterilen ilgide.