Pedagojik formasyon, akademik tanımların, öğrenmeye açık bireylerin algılayabileceği dilde, farklı şekillerde anlatılabilmesi için alınan bir çeşit eğitimdir. Eğitim Fakültesi mezunu olmayan ancak öğretmenlik yapmak isteyenler için zorunlu tutulan bir yeterlilik belgesi eğitimi olarak da tanımlanabilir. Günümüzde öğretmen olabilmek için zorunlu bir eğitim ve ön koşul olan pedagojik formasyon sürekli değiştirilen kararlarla yıllardır adeta bir yapboz oyunu haline getirildi.
SÜREKLİ DEĞİŞTİRİLDİ!..
1970 yılından günümüze kadar
üniversitelerde öğretmen yetiştirme ve pedagojik biçimlenme politikaları sürekli değiştirildi.
1973 yılında çıkarılan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile yükseköğretim kurumlarından mezun olanlara pedagojik formasyon alarak öğretmen olabilme hakkı verildi. 1974 ve 1990 arasında yaklaşık 50 bin kişi mektupla öğretmen olurken farklı kredilerle öğretmenlik sınıf öğretmenliği sertifika programları uygulandı. Bu programlar sonrası farklı fakültelerden binlerce kişinin öğretmen olması sağlanırken, 1995-1996'da herhangi bir 4 yıllık üniversiteden mezun olanlar doğrudan sınıf öğretmenliğine
atandılar.
TEZSİZ YÜKSEK LİSANS BİLMECESİ!..
1998-1999'da YÖK, fen ve edebiyat fakültesi mezunlarının 1,5 yıllık tezsiz yüksek lisans yapma koşuluyla öğretmen olarak atanacaklarını açıkladı.
Aynı YÖK(!) bu kez 2007'de fen ve edebiyat fakültelerine tekrar pedagojik formasyon yetkisi verdi. 2010'da tezsiz yüksek lisans programı ortada kaldı.
Yükseköğretim Kurulu, 5 Nisan 2012'de aldığı karar ile fen-edebiyat fakültesi öğrencilerinin aldığı pedagojik formasyon programını kaldırdı. Bu değişikliklerin tümünde Danıştay'a kadar uzanan yargı süreçleri yaşandı ve 'pedagojik formasyon kargaşası' daha
ŞİMDİ DE SEÇMELİ FORMASYON!..
YÖK, öğretmen yetiştiren fakülteler dışında formasyon eğitimi alınabilen alanlardaki fakültelerde, bu alanlar için öğretim süresi içinde 'seçmeli ders olarak' pedagojik formasyon eğitimi verileceğini duyurdu.
Bu kapsamda, MEB Talim ve Terbiye Kurulunca belirlenen öğretmen yetiştiren fakülteler dışında formasyon eğitimi alınabilen alanlardaki fakültelerde, bu alanlar için öğretim süresi içinde pedagojik formasyon eğitimi verilecek.
Pedagojik formasyon eğitimi kapsamındaki seçmeli dersler, üçüncü yarıyıldan itibaren alınmaya başlanabilecek. Öğrenciler formasyon eğitimi derslerini Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan
Öğretime İlişkin Usul ve Esaslarına göre alabilecekler.
EĞİTİM FAKÜLTELERİ NE DİYOR?
Eğitim fakültesi mezunları ve bazı eğitimciler eğitim fakülteleri dışındaki bölümlere verilen pedagojik formasyona karşı çıkıyor. Ancak, ortada belirsiz durumlar da var.
Milli Eğitim Bakanlığı 90'a yakın alandan atama yapıyor. Eğitim fakülteleri ise sadece 30'a yakın alanda eğitim veriyor. 60'a yakın alanın eğitim fakültelerinde programı bulunmuyor. Örneğin muhasebe, ticaret, sağlık branşlarında eğitim fakültelerinde program yok. Bu bölümleri okuyan kişilerin öğretmen olabilmesi için de tek koşul pedagojik formasyon alabilmeleri.
Pedagojik formasyonun, eğitim fakülteleri bünyesinde bulunan bölümleri olan fakültelere verilmesi ise ayrı bir tartışma konusu. Örneğin tarih, coğrafya, matematik gibi bölümleri okuyanlar da pedagojik formasyon alabiliyor.
YAPBOZ OYUNU VE ÖĞRENCİLER!...
Siyasal iktidarların yapboz oyununa çevirdikleri pedagojik formasyon sorununun maddi ve manevi mağduru her zaman öğrenciler oldu.
Gelecek kaygısı ve çaresizlik içinde kalan öğrenciler, büyük paralar karşılığı açılan bu programlarla yıllardır adeta sömürüldü.
Kısaca özetlemeye çalıştığım bu süreçler, öğretmen niteliğini giderek düşürdü ve toplumda olumsuz bir öğretmen algısı yaratılmasına neden oldu.
Seçim öncesinde alınan birçok kararda olduğu gibi plansız, programsız, aceleci değişiklikler yüzünden öğretmenlik mesleğinin niteliği artmayacağı gibi atanamayan öğretmen sayısının daha da artacağı şimdiden bellidir.
Bu durum herkes tarafından bilindiği halde, pedagojik formasyon programlarında yapılan yeni (!) değişikliğin adı 'umut tacirliğinden' başka bir şey değildir…