2024 yerel seçimlerinden bu yana partisini değiştirerek AK Parti’ye katılan belediye başkanlarının sayısı 77’ye ulaştı…
Tam 77…
Bu rakama son katkıyı da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay verdi.
AK Parti rozetini Tugay’a Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.
Tugay öyle bir konuşma yaptı ki, AK Partilileri bu kadar AK Partili olamadıkları için utandırdı!
“AK Parti kimsesizlerin kimsesidir…” Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti’nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleridir…”
Evet, bu sözler Tugay’ın sözlerinin çok çok ufak bir bölümü…
Gerisi de bundan aşağı kalır değildi.
Allah kimseyi bu hallere düşürmesin!
Ancak Tugay ne ilk ne de son olacak…
Baskı rejimi, demokratik yollarla kazanılamayan belediyeleri farklı yollarla alacak.
Kendilerince “kazanmış” olacaklar…
Seçmenin iradesinin hiçbir anlamı kalmamış vaziyette…
Çünkü belediye başkanları partilerini değiştirirken, onlara seçime girdiği partiden oy veren seçmenlerin fikirleri değişmiyor.
Dolayısıyla bundan sonra yapılacak seçimler gün geçtikçe önemini ve anlamını yitiriyor.
“Hani sandıkta dersi verilir” deniyor ya…
O iş hiç de öyle değil…
Sandıkta kimi seçerseniz seçin, tıpkı bu 77 belediyede olduğu gibi bir bakmışsınız verdiğiniz oy, görüşlerine tamamen karşı olduğunuz partiye gitmiş!
İnsan ister istemez iki taraf açısından da sorular soruyor.
Geçiş yapan başkan açısından…
Gerçekten bugüne kadar karşısında çalıştığınız, bambaşka bir siyasi anlayışla mücadele ettiğiniz, belki seçim meydanlarında en sert sözleri söylediğiniz partiye geçmenize değecek ne oldu?
Dün yanlış dediğiniz bugün nasıl doğru oldu?
Dün eleştirdiğiniz isimler bugün nasıl yol arkadaşınız haline geldi?
İktidar açısından baktığımda ise…
Dün karşısında mücadele ettiğiniz, eleştirdiğiniz, hatta siyasi rakip olarak gördüğünüz isimleri bugün kendi hanenize kattığınızda, gerçekten samimi ilişkiler kurabilecek misiniz?
O güven duvarı nasıl örülecek?
Çok komik bir yerden yaklaştığımın farkındayım…
Biliyorum ki kimsenin derdi zaten bunlar değil…
Her neyse…
İzmir’de Büyükşehir Belediyesi işçilerinin eylemlerinde, Cemil Tugay’ın işçi düşmanı tutumuna karşı AKP’li vekiller tarihte ilk kez işçilerin yanında durmuştu…
Aynı partililer bugün avuçları patlarcasına işçi düşmanı Tugay’ı alkışlıyor…
Mevcut Türkiye siyasetinin özeti…
Buradan alınacak dersler var…
Bu dersler en çok da Yeni Parti’nin dersleri…
Bu zamana kadar bünyelerinde barındırdıkları nice Cemil Tugay’a, bundan sonra çıktıkları yeni yolda imkan vermemeleri lazım…
Çünkü faturayı sadece iktidara kesemeyiz…
Bu faturanın sorumluluğu, en az iktidar kadar, partisinden ayrılarak siyasi adresini değiştiren isimlerde de!
Hatırlatayım; Tugay çok da uzak olmayan bir geçmişte AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddialar için “Annem 'seni evlatlıktan reddederim' dedi. Eşim 'seni boşarım' dedi. Bu iddiaların tamamı asılsız” demişti.
Yeni Parti aday belirlerken bu günleri ve bu sözleri hafızasından asla silmemeli…
Bir de “bu kadarı da olmaz” denilen her olayın o kadarından fazlasının yaşandığı bir ülke burası.
Dolayısıyla bütün bu süreçleri halka çok iyi anlatmak gerekiyor.
Ana muhalefet partisi sosyal medyayı Saadet Partisi gibi kullanabilmeli mesela.
Bazen bir siyasinin attığı adım, sosyal medyada viral olan bir videodan çok daha az görünüyor çünkü…
Sandık artık bir anlam ifade etmiyor dedim ama yazımın sonuna gelirken yine Yeni Partililere tavsiyelerde bulunmaya başladım…
Sanırım benim gibi umudunu bir türlü kaybedemeyenler yine de varlar…