Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en kritik dönemecine girdi. 28 Mayıs günü Cumhuriyetimiz, devletimiz ve milletimiz için çok önemli bir seçime gidiyoruz.
'2 aday ve 2 farklı anlayış'tekrar milletimizin karşısına çıkacak.
28 Mayıs 2023 seçimi sıradan bir seçim olmasının ötesinde bir referandum niteliğini taşıyor.Çünkü,o gün sadece bir Cumhurbaşkanı değil, aynı zamanda ülkemizin geleceğini de belirlemiş olacağız.
Yurttaşlar 28 Mayıs günü; 'tek adam' yönetiminde, etkisiz bir Meclis ile giderek otokratikleşme olasılığı gösteren bir yönetimi mi yoksa güçlendirilmiş parlamenter sistem ile yasama, yürütme ve yargıda 'güçler ayrılığının'olduğu; denetlenebilir,demokratik ve laik temelli bir yönetim şeklini mi tercih edecek? Hep birlikte göreceğiz…
HERKES SIFIRDAN BAŞLAYACAK!...
14 Mayıs, hem iktidara hem de muhalefete ikinci tur için çok önemli veriler sundu. İlk turda R.T.Erdoğan %49,52, Kemal Kılıçdaroğlu %44,88 oranında oy aldı R.T.Erdoğan ilk kez, kendisinin aday olduğu bir seçimi kazanamadı ve oy kaybetti.
AK Parti,%8'lik bir oranlayüksek bir oy kaybına uğradı.
21 yıllık AKP iktidarında Erdoğan'ı yüzde 44.88 ile durduran tek lider Kemal Kılıçdaroğlu oldu. (2014 seçimlerindeEkmeleddinİhsanoğlu'nun%38.4 oyda, bir sonraki seçimde Muharrem İnce'nin de %30.6'da kaldığını unutmayalım.)
Seçimin ilk turu, ülkede değişim isteyenlerin, mevcut sistemden mutlu olmayanların ve demokrasi için direnenlerin oranının%50'nin üzerinde olduğunu gösterdi.
YENİDEN RADİKAL DİNCİLİK Mİ?
İktidarı kaybetmek istemeyen AK Parti çaresizlikten rotasınıen sağa çevirdi. İttifaklar yoluyla kıymete binen radikal unsurlar Anayasa'nın ilk dört maddesinden, kadın haklarına, karma eğitime kadar Cumhuriyetimizin tüm kazanımlarına saldırmak için adeta gün sayıyorlar. Bu grupların bazı tavır ve söylemleri halkın yaşadığı ekonomik yangının bile üstüne çıktı.
Seküleryaşam biçimini benimseyen Kürt kökenli yurttaşlarımızı kendi çizgilerinegetiremeyenler; 90'lı yıllarda yaşanan yanlışlıkların içine tekrar düşmemelidirler.Bölgede 'Radikal İslamcı Kürt' oluşturma siyasetinin 'belirleyici güç' olarak tercih edilmesi, etnik bölücülerin değirmenine su taşımaktan başka işe yaramayan tehlikeli bir oyun olur.
KİM DAHA ŞANSLI?
14 Mayıs günü 8 milyon 312 bin 351 kişi oy kullanmadı.
1 milyon 037 bin 104 oy geçersiz sayıldı.
Sinan Oğan'a 2 milyon 831 bin 239 kişi, Muharrem İnce'ye 235 bin 783 kişi oy verdi. 28 Mayıs günü 47 bin 523 genç ilk defa oy kullanacak.
Bu verilere göre 12,5 milyonu bulan ve ikinci turda yarışacak adayların ilk turda alamadıkları büyük bir oy potansiyeli var.
R.T.Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki oy farkı ise sadece 2,5 milyon kişi. İkinci turda seçimi kazanmak isteyen Muhalefet, öncelikle bu 12,5 milyonluk oy potansiyelinden, mevcut düzenin değişmesini isteyen 'laik, demokrat ve yurtsever'seçmen kitlesini kendi yanına çekerek sandığa getirebilmelidir.
SÖZÜN KISASI;
28 Mayıs günü,gelecek günlerdenasıl bir ülkede yaşamak istediğimize karar vereceğimiz bir referanduma gittiğimizi unutmayalım. Bu nedenle kullanacağımız oylarlasandıkta sadece neyi istediğimizi değil, özellikle neyi istemediğimizi de göstereceğiz.
Sözü, 14 Mayıs 2023 seçim sonuçlarından mutlu olmayanların son günlerde sıkça dillendirdikleri,Voltaire'e atfedilen bir söz ile bağlayalım;
'Sıradan hırsız; paranızı, cüzdanınızı, bisikletinizi çalar. Politik hırsız ise geleceğinizi, hayallerinizi, bilginizi, eğitiminizi, sağlığınızı, gülümsemenizi çalar. İkisi arasındaki fark, sıradan hırsız sizi seçer; siyasi hırsızı ise siz seçersiniz!..'