Muhtemelen sandığa gidecek her seçmen kararını çoktan verdi…

Son günün gecesi ya da ertesi sabah-gün içinde, sandık başına gittiğinde kararını değiştiren çok az insan olacak.

Seçim öncesi, bir takım hilelerin yapılacağına dair rivayetler giderek çoğalıyor olsa da, bunların hiç birine ihtimal vermemek gerekiyor.

Zira yaşadığımız ülkenin, sahip olduğumuz devletin ve bu koca ülkeyi yöneten sistemin böyle bir şeye tevessül edeceğini düşünmek, bundan korkuyor olmak zaten yeterince yıpratıcıyken, her şeyden önce kendimize yöneltilecek en büyük olumsuzluklardan biri olmayacak mı?

O nedenle,

Ortaya çıkacak sonuca önceden kurgulanıp böyle bir gözle bakmak yerine, 'nasıl bir ülke istediğimize' karar vererek sandık başına gideceğiz.

***

İktidar partisinin adaylarının bulunduğu bir seçim afişinde;

'Eskişehir için gelecek şimdi başlıyor' şeklinde bir slogan var.

13 yıllık iktidarın sonunda, Eskişehir için böyle bir slogan bulmak kimin marifetidir bilmiyorum ama bu söz, bana direk geçmiş 13 yılı değerlendirmemi tavsiye ediyor…

Eskişehir için, 13 yıldır başlamayan gelecek nasıl bir gelecektir ki, 1 Kasım'da başlayacaktır?

İktidar partisinin yeni adaylarına olduğu kadar, önceki adaylarına da sormak gerekmiyor mu?

Neredeydiniz 13 yıldır diye…

***

Geçtiğimiz günlerde, AKP'nin 3. sıra adayı Emine Nur Günay'a çeşitli sorular soruldu.

Eskişehir için hazırladığı projelerin yanında,

AKP hükümetinin uygulamaları-politikaları hakkında sorular da yöneltildi.

Bunlardan biri de,

Hükümetin son günlerde muhalif bir medya grubu üzerindeki tahakkümüne ilişkindi.

Basından izlediğim kadarıyla, çok da dişe dokunmayan şeyler söylemiş Sayın Günay…

Kendisini bunun için nasıl suçlayabiliriz ki?

Sonuçta,

Adayı olduğu partinin yaptıklarından o da, en az diğerleri kadar sorumlu olsa da, bunu hepimiz ve kendisi de bilmemize karşın, söyleyecek bir şeyi yok…

Ve insanlara,

Cevabını veremeyecekleri soruları sormak, onlara yapılacak en büyük haksızlıklardan biridir.

Ama Eskişehirli gazeteci arkadaşların hakkını yemeyelim;

Mesela aynı soruları Harun Karacan'a sormuyorlar…

O yüzden de Eskişehir halkı olarak Sayın Karacan'ın benzer konulardaki düşüncelerini bilmiyoruz, asla da bilemeyeceğiz gibime geliyor…

***

'Nasıl bir ülke istiyoruz?' sorusuna, elbette herkes kendi dünyası içinden bakarak bir cevap verecek…

Bu soruya verilecek cevaptan daha önemli olan, ne kadar dürüst ve samimi olabildiğimiz…

Verdiğimiz oya sahip çıkabilmek, onun arkasında durabilmek…

Ola ki karşılaşırsak 'neden?' diyen bir soruyla, net bir şekilde cevap verebilmek…

Belki de şunu istiyoruz hepimiz;

'Vereceği oyun, şerefi, onuru ve namusu olduğunu bilen yurttaşların ülkesi' olmak…