Sağlık Bakanlığı e-Nabız sistemine yeni bir özellik ekledi.
“İlacım Nerede?” özelliği…
Bu özellikle beraber artık bize yazılan reçetelerdeki ilaçlar, hangi eczanelerde mevcut, anlık olarak tek tuşla öğrenebileceğiz.
Aslında bir vatandaş olarak baktığımızda, dijital çağa uygun ve işimizi kolaylaştıracak bir uygulama gibi görünüyor.
Ancak…
İşin içindekiler uygulamaya hiç de böyle bakmıyor. 9. Bölge Eskişehir Bilecik Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik’e uygulamayı nasıl bulduğunu sordum.
Uygulamadan ben arayıp sorduktan sonra haberi olduğunu, Eczacılar Birliği’nin dahi konudan bihaber olduğunu söyledi.
Yanlış anlaşılmasın, bu başkanların ilgisizliği ya da başka bir eksikliklerinden değil.
Ülkenin her kademesine sirayet eden “ben yaptım, oldu” mantığından!
Sağlık Bakanlığı, konuyla doğrudan ilgili meslek gruplarına bile bilgi vermeden, fikir alışverişi yapmadan bir kez daha yeni bir fikri hayata geçiriyor.
Altı dolu bir uygulama olsa, yine eyvallah…
Fakat Başkan Çelik’in “tahminlerine” göre, sistem ilaç takip sistemi verileri üzerinden yürüyecek.
Peki bu sistem ne kadar güvenli?
Başkan Çelik diyor ki, biz ilacı sisteme bildiriyoruz, 24 saat sonra sistem üzerinden düşüyor.
Yani bugün ben ilacım nerede diye e-Nabız’dan bakıp da ilacım var diye gittiğim eczanede, ilacımı bulamayabilirim. Çünkü o ilaç belki de birkaç saat öncesinde başka bir vatandaşa verildi.
Çelik, esas sorunun “İlacım Nerede?” değil “ilaçlar nerede” olması gerektiğini sözlerine ekliyor.
Biz gazeteciler yıllardır ilaç yokları üzerine haberler yapıyoruz.
Konuyla ilgili herhangi bir iyileşme olmadığı gibi her geçen gün neredeyse hayati sorunlara yol açacak problemler yaşanıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın e-Nabız’a getirdiği bu özellik, mevcut sorunlara yenilerini ekleyecek gibi görünüyor.
Vatandaş ise bakanlıkla değil eczacıyla muhatap olacağı için, bu yeniliğin ceremesini eczacılar çekecek.
Dijital çağa ayak uydurmalıyız evet, gelişime ve değişime de açık olmalıyız, buna da tamam.
Fakat getirdiğimiz sistemin altı da dolu olmalı.
Bu yenilik gerçekten anlatıldığı gibi hayatı kolaylaştıracak mı, bu sorgulanmalı.
Her şeyden önemlisi de çözülmesi gereken sorunlar çözüldü ve sıra buna mı geldi?
“Yaptım, oldu” sisteminde görüyoruz ki; yapıyorsunuz ve olmuyor.
Bunun adına ise sistemsizlik sistemi deniyor