İYİ Parti Genel Başkanı geçtiğimiz Perşembe günü Eskişehir’e geldi...

İYİ Parti Genel Başkanı geçtiğimiz Perşembe günü Eskişehir'e geldi...
Birkaç gün öncesinde,
İl Başkanı Emine Edizgil'in, istifa etmesinden önce ve sırasında açıkladığı Odunpazarı ve Büyükşehir Belediye Başkanlarını bir kez daha açıkladı...
Büyükşehir için Melih Aydın,
Odunpazarı için Emine Edizgil...
Üzerinden bir haftaya yakın süre geçti...
Hem yerel, hem genel basında, Akşener'in açıklamaları yeterince yer aldı...
Akşener kısaca,
Millet İttifakını, özellikle de CHP'yi eleştirdi ve artık 'özümüze döneceğiz' dedi...
AKP ile MHP'nin kurduğu Cumhur ittifakı, kuşku yok ki, önümüzdeki yerel seçimlerde de devam edecek...
Orada biz çözülme görülmüyor...
CHP ise,
En azından Kurultayı'nı yapana kadar kendi iç işleriyle meşgul olacak...
İttifak konusunda nasıl bir yol izleyeceğini belki de Kurultay'dan sonra belirleyecek...
Ancak yine de;
Ülkenin 30 büyükşehir belediyesinden 11 tanesi CHP'de...
Üstelik en büyük büyükşehirler...
İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Hatay, Aydın, Muğla, Tekirdağ ve Eskişehir...
Bunun yanında 10 il, 191 ilçe, 51 belde...
MHP?
1 büyükşehir, 10 il, 145 ilçe, 89 belde...
Kalanı da AKP'de...
15 büyükşehir, 24 il, 535 ilçe, 202 belde...
HDP ise,
3 büyükşehir, 5 il, 50 ilçe, 12 belde...
Ya İYİ Parti?
19 ilçe, 6 belde...
Ve böyle bir tablonun sonucunda, İYİ Parti'nin büyükşehir belediye başkan adayı kendisini;
'ESKİ ŞEHİRİN YENİ BAŞKANI' olarak lanse ediyor...
Bizim bazı arkadaşlarımız ise,
'Yeni nesil siyaset' şeklinde bir algı ile altını doldurmaya çalışıyorlar...
***
Bir kere, ukalalık olarak addetmezseniz, şuna değinmeden edemeyeceğim...
Melih Aydın'a naçizane tavsiyem;
Reklam, tanıtım, iletişim konusunda nasıl bir yol izliyor, bilmiyorum ama...
Bunların yanına bir de;
Türkçeyi bilen ve doğru kullanan, dil bilgisi konusunda yeterli bilgiye sahip bir arkadaşla çalışsın...
Bilboardlara çıkan son afişi,
İletişim açısından tam bir bomba olmakla birlikte, yazımı da yanlış...
Yani Melih Aydın,
On binlerce, yüz binlerce Eskişehirlinin karşısına 'bozuk ve yanlış' bir Türkçeyle çıkıyor...
Türkçede yapıları nedeniyle, cümle içinde kullanıldıkları yere göre bazı kelimelerde harf düşmesi olur...
Örneğin o kelimelerden biri 'burun' dur...
'Güzel bir burun' dersiniz, ama 'onun burunu' demezseniz;
'Onun burnu' dersiniz...
Aynı şey alın için de geçerlidir...
'Alını' değil, 'alnı' olur...
O kelimelerden biri de 'şehir'dir...
'Güzel şehir' dersiniz,
Ama 'eski şehirin' demezsiniz...
Bizim Eskişehir'imizi anmak istemiyor gibi bir alegori yaratmak isteseniz de, 'ESKİ ŞEHİRİN' yerine, 'ESKİ ŞEHRİN' şeklinde kullanmalısınız...
Orta okul ve lise yıllarında nefret ettiğim, 'dilbilgisi' dersi gibi oldu ama kusura bakmayın...
Olayın vahametini başka türlü anlatacak bir yol bulamadım...
Tek bir harfin yaptığına bakın değil mi?
***
Siyaset elbette iddialı olunması gereken bir alandır;
Ancak aynı zamanda ciddiye de alınmalıdır...