'Buradan çıkarken gerçekten dostça çıkalım. O kongre burada bitsin. Tepebaşı'nda olan huzur, başarı devam etsin. Tek istediğim bu. Ve gelen il ve ilçe başkanımızın yönetiminin tarafsız olmasını özellikle istiyorum. Biz iki yıldır Tepebaşı olarak taraflı bir il başkanı tarafından yönetildik. Keşke burada olsaydı, kendi kulaklarıyla duysaydı ama kendi yüzüne de defalarca söyledim. Arkadaş öyle birbirimizle mücadele ediyoruz ki, birbirimize AKP'yi unutturuyoruz. Diliyorum bu işler bu şekilde olmaktan son bulsun ve Eskişehir'de CHP'liler el ele yürüyelim. Daha büyük başarılar için geleceğe doğru adım atalım.' Bu sözler Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'a ait. Ataç kongre öncesinde İlçe Başkan adayını belirleyip, ve sadece ona destek vererek, kendi tarafsızlığını yitirmiş olmuyor mu? Yalçın Komşu'nun yönetim listesine girenlerin baskıyla istifa ettirilmesi mi tarafsızlık oluyor? Sayın Ataç kendi belirlediği adaylara verdiği talimatla mı partide tarafsızlığı sağlayacak?


BU AYRILIKLA EŞİ VE ÇOCUKLARINI SEVİNDİRDİ
CHP İlçe Kongresi dün Şirintepe'de bulunan Altınsaray Düğün Salonu'nda yapıldı.

'SÜREKLİ YUKARIYA TAŞIDIK'
Yaklaşık 8 yıldır CHP Tepebaşı İlçe Başkanlığı yapan Vural Yörük kongreye görevi yeni başkana bıraktı. Yörük kongrede duygusal bir konuşma yaptı. Yörük; 'Sizlerle beraber Tepebaşı ilçemizde partimizin daha da büyümesi ve iktidara ulaşması için büyük çaba içine girdik. Kimi zaman sabahlara kadar çalıştık, kimi zaman çocuğumuzu ihmal ettik. Ne için? Asıl dertleri Ulu Önderimiz Atatürk olan odaklara karşı halkımızı bilinçlendirmek, aydınlatmak için. Uyumadık, anlattık. Dinlenmedik, haykırdık. Yalanlarını ortaya çıkarmak için. Geriye dönüp baktığımızda ilçemizde bunun sonuçlarını da görmekten büyük mutluluk duyduk. Partimizin oylarını her seçim döneminde sürekli yukarıya taşıdık. Doğruları anlattıkça halkımızın yüzünün partimize döndüğüne şahit olduk. Bu süre içinde eksiklerimiz ya da hatalarımız olmadı mı? Mutlaka olmuştur. Ama sevgili arkadaşlar, samimiyetimle ifade ediyorum ki hiçbiri bilinçli isteyerek yapılmış değildir. Görev yaptığım süre içinde daima yanınmda olan ekip arkadaşlarıma, yönetim kurulu arkadaşlarıma, belediye başkanlarıma, basınımıza ve siz değerli yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sevgili aileme, eşime, çocuklarıma 8 sene boyunca daima yanımda durdukları için en büyük teşekkürü onlara etmek istiyorum. Hakkınızı helal edin! Hoşçakalın' diye konuştu.

HAKSIZLIK YAPILDI
Yörük'ün ilçe başkanlığını bırakmasına bence en çok eşi ve çocukları sevinecek. Yörük yaklaşık 8 yıl süren İlçe Başkanlığı sırasında hep birleştirici oldu. Tüm kesimlerle ve belediye başkanlarıyla diyologlarında hep yapıcıydı. İlkeli ve dürüsttü. Biz basın mensuplarıyla da diyalogları iyiydi. 2007 yılında CHP'nin Tepebaşı bölgesindeki oyu 34 bin idi. Ahmet Ataç'ın başarılı çalışmaları, Vural Yörük ve ekibinin büyük emekleri sayesinde 2015 yılında 85 bine çıktı. Son süreçte birileri Vural Yörük'ün emeklerini küçümseyen yazı ve yorumlarda bulunarak, ona büyük haksızlık yaptı. Ne diyelim? Rakamlar ortada. 'Güneş balçıkla sıvanmıyor' Seçimlerde ortalıklarda görünmeyip bugün 'kaliteli' diye övülenler bakalım Yörük kadar 'tarlada iz' bırakacak mı? (Bizzat yerinde takip ettiğim Tepebaşı İlçe Kongresi'nin perde arkasındaki tüm detayları, yapılan pazarlıkları yarın Görünüm'de siz okurlarıma aktaracağım.)



KÖKLERİ HAYLİ DERİNDE OLMALI

Diş hekimi zor bir hastayla karşı karşıyadır. Hastanın müthiş ağrıyan neredeyse tümüyle çürümüş bir dişi vardır ve çekilmesi gerekmektedir. Ne var ki pensi gören hasta kilitlenip kalmakta, ağzını bir türlü açmamaktadır.Hastasıyla uğraşmaktan yorgun düşen diş hekimi asistanını dışarı çağırır. Eline bir iğne almasını ve kendisi pensi hastanın ağzına tam yaklaştırdığında iğneyi hastanın kaba etine sertçe batırmasını söyler.Operasyon başladığında asistan hazırdır. İğneyi adamın kabasına sertçe batırır. Adam iğnenin acısıyla 'aaay!' diyerek ağzını açar. Bu arada diş hekimi hedefe ulaşmış, dişi yakalamıştır. Diş çekilir, adam rahatlar. Mutlu bir yüzle diş hekimine gülümserken, diş hekimi ona çektiği dişi gösterir. Adam dişe şöyle bir bakar ve şöyle der: 'Küçücük bir diş bu. Ama kökü ne kadar derinmiş. Acısını ta kaba etimde hissettim.' Ülke gündeminin uzunca bir süredir meşygul eden Reza Zarrab olayı da aynı bu fıkra gibi. Türk mü İran vatandaşı mı belli olmayan bu şahıs için Türkiye Cumhuriyeti ABD'ye 'nota' veriyor. Askerlerimizin başına çuval geçirilirken nota vermeyenler bu olaya neden büyük önem veriyor? Neden ülkemizde birileri Zarrab konusunda panik halinde? Karısı Ebru Gündeş'ten daha fazla Zarrab'ın sağlığını düşünüyorlar ? Daha dün yandaş kanalda 'Büyük Hayırsever' olarak lanse edilen Zarrab'ın tanık olmasından neden rahatsızlık duyuluyor. Bu panik havasına bakıldığında bu dişlerin kökü de hayli derinde olmalı!...



NOSTALJİ
STADYUMU IŞIKLANDIRDI

21 yıl önce. 1996 yılında dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Bahattin Şeker, Seyitgazi Spor Salonu inşaatını incelemek üzere Eskişehir'e geliyor. İlçeyi gezen Şeker'e Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Aydın Arat, Seyitgazi Belediye Başkanı Süleyman Arif Ünal, Kaymaz Belediye Başkanı Beytullah Karabulut ve Gençlik Spor İl Müdürü Erdoğan Yeşilcan eşlik ediyor. Bilecik Bozüyüklü olan Bahattin Şeker, 1991-1995, 1995-1999 dönemlerinde DYP Bilecik Milletvekilliği yaptı. 28 Haziran 1996'dan 30 Haziran 1997'ye kadar Gençlik ve Spor Bakanlığı yaptı. Eskişehir Atatürk Stadyumu'nun ışıklandırılması onun döneminde yapılmıştır. Şeker Bakanlığı döneminde Eskişehir milletvekili gibi hareket etti. Eskişehir'e önemli hizmetlerde bulundu. Şeker, 2011 seçimlerinde MHP'den Bilecik Milletvekili seçildi.



FOTO ŞAKA

CHP İl Başkanı Sinan Özkar:
CHP Türkiye'nin birleştirici gücüdür.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer: Sinan Başkan keşke sende birleştirici güç olup, sadece Odunpazarı'nın değil de Eskişehir'in İl Başkanı olsaydın ya!

CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel: Sinan Başkan sen böyle güzel pası atarsan, Utku böyle voleyi çakar. En iyisi ben 'uyur' numarası yapıp, topa girmeyeyim.

FIKRA
BİR DAHA DENE EVLADIM

Kızının hamile olduğunu öğrenen anne haykırır;
-Kimden peydahladın söyle!
Kız bir telefon açar, bir süre sonra evin kapısına bir Ferrari yanaşır. İçinden yakışıklı, uzun boylu bir delikanlı iner ve durumu anlatır;
-Efendim, ben konumum gereği kızınızla evlenemem ama çocuk kız doğarsa, 1 milyon dolarlık hesap ve triblex villa. Erkek doğarsa 10 milyon dolarlık hesap, 1 fabrika, birde villa. Ama düşük yaparsa...
Tam o sırada kızın babası lafa girer,
-Düşük yaparsa bir daha dene evladım.