Türk İdareciler Derneği'nin mesleki ve kültürel yayın organı olan 'İdarecinin Sesi Dergisi'nin Ağustos-Eylül 2014 sayısında Özel Dosya konusu Eskişehir oldu.

17. TÜRK DEVLETİ

Dergide 'Türk Dünyasının Buluşma Noktası, sevgi ve Huzur Şehri Eskişehir' başlığıyla yer alan Özel Dosyada Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna ile röportaj, Eskişehir'in Tarihi, 2013 Türk Dünyası Başkentliği, Yunus Emre, Nasreddin Hoca, Seyyid Battal Gazi, Odunpazarı Evleri, Kurşunlu Külliyesi, Yazılıkaya, Atlıhan Çarşısı, Eskişehir'in hamamları, Çibörek, Lületaşı ile ilgili makale ve araştırmalar yer aldı. Ben bu dosyayı inceledikten sonra, dergideki diğer makaleleri göz gezdirirken, Eskişehir Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay'ın 'Tarihe Geçen 17. Türk Devleti Olmak İstemiyorsak Yöneticilerimizi Yetiştirmek ve Atamamaları Yetiştirilenler Arasından Yapmak Zorundayız' başlıklı makalesi dikkatimi çekti.

'OLAĞAN KABUL ETMEYE BAŞLADILAR'

Günay'ın ülkeyi yöneten siyasileri ve üst düzey bürokratları uyaran bu nefis yazısını okudum. Günay'ın makalesinde şu görüşleri dileğe getiriyor; 'Yolsuzluğun bir şekli olan kayırmacılık anlayışı, hukuki olarak kabul edilmemesine rağmen, ülkemizde de yönetimi bozmaktadır. Bu uygulama günümüzde de sürdürülmekte, zaman zaman kadrolaşma yapıldığından bahisle eleştirmekle birlikte, iktidarı ele geçiren bütün kesimler, siyasal ya da diğer nedenlerle kayırmacılık yapmaya devam etmektedir. Çok daha önemli bir olumsuz sonuç, yönetilenlerin de bu durumu olağan kabul etmeye başlamasıdır. Onlarda birlikte çalıştıkları siyasal partinin, ya da yakınlarının yönetimi ele geçirmesini kendi çıkarlarını kamu yararının önüne koyarak gerçekleştirmeyi doğal hakları saymaktadır.

'YÖNETİM GÜVENİLMEZ HALE GELMEYE BAŞLADI'

Yönetim yapımızı etkileyen kurulup yıkılmış Türk Devletlerinde ve ülkemizde atama ve göreve almalarda, kayırmacılık uygulamaları görülmektedir. Yöneticilerin kayırmacılık ilkeleri doğrultusunda belirlenmeye başlandığı her dönemde yönetimde bozulmalar, ardından da devletlerin yıkılmasına varan sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Oysa aynı ülkelerde yöneticilerin hak edenler arasından atandığı dönemlerde gelişme ve büyümelerin yaşandığı, halkın daha uygun koşullarda yaşamasının sağlandığı görülmektedir. Bu sonuçlara rağmen, tarihte ve günümüzde yönetim sistemimizde olması gereken yeterlik uygulaması yerine kayırmacılığın uygulanmaya devam edildiği ve bunun sonucu olarak da, yönetimin bozulmaya ve güvenilmez hale gelmeye başladığı anlaşılmaktadır.

BU MAKALEYİ BAKAN AVCI İYİ OKUMALI

Bir liderin arkasından gitme şeklinde geleneksel ve toplumsal alışkanlığı olan ülkemizde iyi yönetimin sağlanmasında önemli bir etken olacağı açıktır. Türkiye Cumhuriyeti tarihe geçen diğer 16 Türk Devletinin içinde en genç olanlarındandır. Atalarımızın yaşamları pahasına kurup bizlere emanet ettikleri Cumhuriyetin ilelebet var olması; yöneticilerin yetiştirilmesi ve bu atamaların bu yöneticiler arasından yapılması konusunda atılacak adımlara bağlı olacaktır' Günay yazdığı makalede, Yolsuzluğun bir şekli olan kayırmacılık anlayışının ülkede yönetimi bozduğunu söylüyor. Bu makaleyi Yandaşları yönetici olarak atamak için 'Liyakat', 'Yönetici Sınavında Başarılı Olma' kriterlerini çöpe atan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı iyi okumalıdır. Ülkeyi yöneten siyasi iktidar, geç olmadan, kayırmacılık anlayışıyla ülkeye büyük bir kötülük yaptıklarının artık farkına varmalıdır.

----------------------------------------------------------------------------------------------------

AYDIN ARAT'IN VEFAT ETMEDEN ÇİLLER'İ EN SON GÖRDÜĞÜ AÇILIŞ

18 yıl önce. Tarih: 1 Eylül 1997. Yer Eskişehir Seyitgazi İlçesi. 28 Şubat süreci sonrasında RP-DYP Koalisyon Hükümeti 30 Haziran 1997'de iktidardan uzaklaştırılıyor. DYP lideri Tansu Çiller 2 ay sonra Spor Salonu açılışını yapmak üzere Seyitgazi'ye geliyor. Eski İçişleri Bakanı Nahit Menteşe'de Çiller ile birlikte geliyor. Fotoğrafta, Seyitgazi'de 25 yıl Belediye Başkanlığı yapan efsane isim Süleyman Arif Ünal, Genel Başkanına açılacak tesis hakkında bilgi veriyor. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Aydın Arat'ta Genel Başkanının yanında yer alıyor. Aydın Arat bu etkinlikten 17 gün sonra safra kesesi rahatsızlığı nedeniyle Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Arat, beyin damarlarında tıkanıklık ve sol tarafında kuvvet yetersizliği nedeniyle 22 Eylül'de nöroloji servisine alındı. 4 Ekim 1997 tarihinde Tıp Fakültesi Hastanesi'nde saat 15.30'da vefat etti. 55 yaşında yaşamını yitiren Arat'ın Eskişehir'e çok değerli hizmetleri oldu. Lideri Tansu Çiller'e çok bağlıydı. Çiller için de merhum Arat'ın ayrı bir değeri vardı. Arat vefat etmeden önce Genel Başkanını en son Seyitgazi'de Spor Salonu açılışında gördü.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

FOTO ŞAKA

ESOGÜ Rektörü Hasan Gönen: Gaye Hanım siz milletvekili, CHP'de iktidar olursa, benim yeniden Rektör olmama onay verir misiniz?

CHP Eskişehir Milletvekili Aday Adayı Gaye Usluer: Hasan Bey, bizim iktidar olacağımızı düşünen birisi Cumhurbaşkanına Fahri Doktora verdirir mi?