1960'lı yıllarda bazı gazeteler ya da dergilerde yayınlanan meşhur pehlivanların güreş tutmalarını anlatan yazı dizileri vardı.

13 YIL ÖNCEKİ OLAY
Güreş tutan iki pehlivandan birisi yazının sonlarında tam kündeye getirmiş diğer pehlivanı tuş etti edecek, ancak ertesi gün bir bakmışsınız öbür pehlivan bir karşı hamleyle kurtulmuş bu durumdan… Bu durum günlerce sürerdi. Bu yazı dizilerine pehlivan tefrikaları denirdi. Daha sonra ki yıllarda ardı arkası gelmeyen işler için pehlivan tefrikasına döndü tabiri kullanılmaya başlandı. Bu tabir, genellikle anlattıklarının sonu gelmeyen pek de aslı astarı olmayan kişilerin ifadeleri için kullanılır. Bundan 13 yıl önce 2003 yılında TÜLOMSAŞ ile Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan 'Tramvay Bakım-Onarım' sözleşmesi tekrar gündeme getirildi. Başbakan Binali Yıldırım'ın Eskişehir'de tramvay ile ilgili yaptığı konuşma ve sonrasında İl Başkanı Dündar Ünlü'nün 'Şu anki hesaplamalara göre tramvayların yüzde 70'i Eskişehir'de yapılabilir.' 'Eskişehir'e tramvayı dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım getirdi' açıklamalarıyla tartışmalar tavan yaptı.

BAŞBAKANA
ŞİKAYET ETMİŞTİ
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen önce Başbakan'a yanıt verdi. Büyükşehir Belediyesi TÜLOMSAŞ'ın bakım sözleşmesine uymadığını söyledi. Bu tartışmalar 13 yıl önce de 12 yıl öncede yapılmıştı. O yıllarda tartışmanın kazananı Büyükerşen olmuştu. O yıllarda İstanbul İETT'den gelen dönemin TÜLOMSAŞ Genel Müdürü Muammer Kantarcı dönemin milletvekili Murat Mercan ile Büyükerşen arasında sert tartışmalar yaşanmıştı. Hatta dönemin İnşaat Mühendisleri Odası'nın yayınladığı ilanlar gerekçe gösterilerek, Tramvay Projesi durma noktasına getirilmişti. Başkan Yılmaz Büyükerşen Eskişehir'de bir açılışa katılan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanına giderek konuyu gündeme getirmiş ve başta Mercan olmak üzere projeyi engelleyenleri şikayet etmişti.

'YENİLEN PEHLİVAN
GÜREŞE DOYMAZ'
Dönemin Başbakanı Büyükerşen'i haklı bularak projenin önünün açılması talimatını vermişti. Hatta bu olayı Belediye Meclisi olayında anlatan Büyükerşen, Başbakan'ın tavrı karşısında Mercan'ın mosmor olduğunu söylemişti. Projeyi engellemek isteyenler böylece amaçlarına ulaşamamıştı. Eskişehir böylece modern bir toplu ulaşımına sahip oldu. AK Partili Belediye Başkanlarının görevde olduğu diğer illerde Eskişehir'i örnek alarak, tramvay ulaşımına geçti. Bence AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü, 13 yıl önce yaşanan tartışmaları 'pehlivan tefrikası' gibi yeniden gündeme taşıyarak büyük hata yaptı. Bu pehlivan tefrikalarıyla Büyükerşen'i tuş edeceklerine sananlar ne yazık ki kendilerini 'Yenilen Pehlivan Güreşe Doymaz' konumuna düşürdü…

**

BELEDİYELERE
YASAK DİNİ DERNEKLERE
SERBEST

Her yaz olduğu gibi bu yazda Müftülük tarafından camilerde Kur'an kursları düzenlenerek, çocuklara eğitim veriliyor. Çocuğunun Kur'an Kerim-i öğrenmesini isteyen veliler onları camiye götürüyor. Kur'an kurslarına karşı bir insan değilim. Camilerde çocuklarımızın dinimizin kitabını öğrenmelerini önemsiyorum. Ancak bazı tarikat ve dernekler tarafından okullarda bu tür kurslar verilmesini doğru bulmuyorum. Bazı dernekler tarafından bu yaz Atatürk Lisesi'nde ve Şehit Mehmet Taş İlkokulu'nda dini içerikli ( Kur'an Kursu, Osmanlıca ve Peygamberin Hayatı ) eğitim veriliyor. Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokol yapan dernekler, Odunpazarı Kaymakamlığının oluru ile Atatürk Lisesi'ne ve Şehit Mehmet Taş İlkokulu'na başvurup sınıf tahsisi istemiş. İlçe onayı olduğu için okul itiraz etmiyor. Ve yaz boyunca eğitimler yapılıyor. Başka okullarda da buna benzer kursların düzenlendiği iddia ediliyor. Bu çocuklar mahalle camileri yerine neden okullarda Kur'an eğitimine geliyor? Onları belli tarikatların görüşlerine göre beyinlerini yıkamak için mi bu kurslar düzenleniyor? Belediyeleri sırf 'CHP'li' oldukları için okullara sokmayan Milli Eğitim yöneticileri, dini dernek ve vakıfların eğitim kurumlarında eğitim vermelerine nasıl izin verebiliyor? Bu düzenlenen kursları kim denetliyor? Yarın devleti yönetenler cemaate yaptığı gibi bu dini dernek ve vakıflara 'Bizi kandırdılar' diye savaş açarsa, bu çocuklarımızın beyinlerinin yıkanmasının bedelini kim öder?

*

CUMARTESİ HİKAYESİ

BİZİM MUTLULUĞUMUZ
BAŞKALARININ
MUTLULUĞUNDA GİZLİDİR

500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi.

KİMSE BULAMADI
Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı. Katılımcılar odaya alındı ve beş dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu. 5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.

PEŞİNDEN GİTMEK
Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu. Konuşmacı dedi ki: 'Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur. mutluluğun peşinden gitmek.'

*

AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü: Yılmaz Hocam, 13 yıl önceki olayı gündeme getirerek, sizi zor durumda bıraktık değil mi?
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen: Pehlivan tefrikalarıyla beni tuş edeceğini mi sanıyorsun? Senin gibi bu yanlışa düşen eski milletvekilleri, eski belediye başkanları ve eski il başkanları şimdi nerede?
Eski AK Parti İl Yöneticisi Pınar Turhanoğlu: 13 yıl önceki olayla Büyükerşen'i tuş edeceğiz derken kendimizi 'Yenilen Pehlivan Güreşe Doymaz' konumuna düşürmüşüz, haberimiz yok.
AK Parti İl Yöneticisi İlhan Abbas Arslan: Ben Dündar'a dedim. 'Büyükerşen'le uğraşma' diye. Ama sakalımız yok ki ona söz dinleteyim.