2026 Eskişehir’in yılı olacak dedik.

Buna “birlik ve beraberlik” vurgusunu da ekledik.

Henüz 1 ay bile geçmeden Eskişehir’e gelecek yatırımları konuşmaya başladık.

Ölçtük, biçtik, sevindik…

Derken, başladı bir kaos!

Yatırımı ben getiriyorum, sen getiriyorsun, krediyi biz çekiyoruz, siz veriyorsunuz, şuna teşekkür edin, buna minnet edin, müjdeyi ben verdim, sen verdin…

Çok değil, kısa bir süre önce Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Eskişehir’i Eskişehir yapan herkesi 2026 Eskişehir Yılı’nın bir parçası olmaya davet ediyorum” diyerek çağrıda bulunmuştu.

AK Parti kanadında da yine Eskişehir’in yılı olması için çok çabalayacaklarını söyleyen siyasiler dayanışma fotoğrafı vermişlerdi.

Bu güzel mesajların ardından “Acaba bu kez gerçekten olacak mı bu birlik?” diye düşünmüştük ki çok da düşünmeye gerek kalmadan cevabımızı aldık.

CHP’li isimler Eskişehir’e yapılacak olan yatırımların hayal kırıklığı yarattığını, esas sorunlar için çözüm üretilmediğini, yeterli kaynak ayırılmadığını, müjde denilerek açıklanan yatırımların da yine belediyeye verilecek krediler ile hayata geçeceğini farklı platformlarda açıklamaya çalışıyor.

AK Partililer de müjde verdiklerini, devletin Eskişehir’in yanında olduğunu, bugüne kadar yapılan yatırımları anlatarak adeta CHP’lilere başkaldırıyor…

Yahu nerede kaldı birlik, nerede kaldı beraberlik?

Hani her şey Eskişehir içindi?

Hani herkesin ortak noktası Eskişehir’di?

Bu iş hizmet yarışına değil, birbirini karalama yarışına döndü!

Eylemlerle söylemler farklı.

Yapılan işlerin halka en güzel şekilde anlatılması ve reklamının yapılması taraftarıyım. Tüm gerçekliğiyle, kim Eskişehir’e ne yapıyor bunun bilinmesi önemli.

Ancak birbirini kötülemek amaçlı, çirkin bir dille yapılan her türlü eleştirinin ise hem partiye hem de kişiye -1 yazdığını düşünüyorum. Bunun sadece kişinin kendisini tatmin etmesinden öteye gitmediğine, kimseye kazandırdığı bir şeyin de olmadığına inanıyorum.

Sözün özü, 2026 yılı görünen o ki Eskişehir yılı değil şov yılı olacak…

Şovunu yapan, bir adım öne geçtiğini “sanacak”…

Siyasi ikbal peşinde koşanlar, sadece işine geldiğinde sorunları görenler, halkın derdiyle dertleniyormuş gibi yapanlar 2026’yı böyle geçirecek.

Korkarım ki, 2026 sona erdiğinde parlak şov ışıkları sönecek ve kentimizin kronik sorunları bize yine “merhaba” diyecek.