Sayılı günler çabuk geçiyor ve seçim tarihi de yaklaşıyor. YSK seçim takvimini henüz açıklamasa da halkın gündeminde seçim ilk sırada. Cumhur İttifakı bu konuda rahat. Çünkü ortak aday belli ve ittifak içinde hiçbir aykırı ses de yok.
Ama Millet İttifakı adı verilen Altılı Masa'da her şey muğlak ve tartışmaya açık. Her ne kadar ittifak içinde tartışmalar ve görüş ayrılıkları olduğu iddia adilse de Kılıçdaroğlu bunlara faso fiso mealindeki açıklamalarıyla karşı çıkıyor.
Altılı Masa'ya bir de dışardan sık sık müdahale eden kah kapıya kah pencereye taş atıp biz de varız burada, biz olmadan başaramazsınız diyen bir parti daha var; HDP…
Altılı Masa'dakiler inkar etse de millet her şeyin farkında. HDP konusunda bazen susuyorlar bazen de inkar etmeyi tercih ediyorlar. Ve hatta sanki ülkede HDP diye bir parti yokmuş gibi davranarak konuyu geçiştirmeye ve seçim sürecini atlatmaya çalışıyorlar.
Evet görüntüde Altılı Masa'ya oturan liderler kamuoyuna yansıyacak şekilde bir tartışma içinde değiller. Ancak tartışmak için de öncelikle masada ciddi ve somut konuların konuşuluyor olması gerekiyor.
Tüm liderler tartışma çıkmasın diye asıl tartışma yaratacak konuları sürekli öteliyor sanki. Aday kim olacak? Kabine nasıl şekillenecek? Ekonomi, dış politika ve içişleri gibi önemli konularda kim söz sahibi olacak?
Veya aday gösterilen kişi seçildiği takdirde 'ittifak amacına ulaşmış, Erdoğan kaybetmiş Altılı Masa'nın görevi de sona ermiştir, anayasal yetki de sorumlulukla bende' deyip ittifak bileşenlerini dışlayarak kendi bildiğini mi okuyacak?
Ne derlerse desinler söyledikleri sözler ve ortak ilkeler bu ülkede kimsenin hayır demeyeceği soyut ve güzel sözler. Neredeyse tüm partiler de aynı şeyleri söylüyor zaten. Somut konulara ne zaman gireceksiniz ve kamuoyuna karşı net tavrınızı ne zaman açıklayacaksınız, asıl mesele bu.
O kadar çok toplanıp toplanıp dağıldılar ki artık bu toplantılar halk nezdinde hiçbir heyecan yaratmıyor. Halkın bu masadan beklentisi de giderek azalıyor. Çünkü bu masanın sinerji yaratacak bir gücü de ruhu da yok veya varsa da kalmadı artık.
Tam 6 lider defalarca toplantı yaptı ve sonrasında ne oldu? Sonrası malum. Klasik ve somut olmayan açıklamalar. Erdoğan karşıtlığı dışında hangi konuda anlaştınız diye sorsalar her birine, ya susacaklar veya farklı cevaplar vermeye çalışacaklar sanki.
Halkın heyecan duymadığı, halka umut vaat etmeyen, sevgi yerine nefret dili kullanan, somut projeleri olmayan, Erdoğan'ın gücü karşısında zoraki bir araya gelmiş 6 lider….
Altı lideri bir arada olmaya zorlayan tek sebep Erdoğan. Bunu tüm dünya biliyor. Ve maalesef 20 yıldan fazla bir süredir ülkeyi yöneten bir lidere karşı ne tek başlarına ne de hep birlikte bir alternatif olamıyorlar.
Seçimleri kazansalar dahi bu onların kişisel başarısı değil Erdoğan'a olan tepkinin bir sonucu olacak. Erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin diyen belli bir kitle var. Bu kitlenin Altılı Masa'nın adayının kim olacağı konusunda bir iddiası ve beklentisi de yok. Tek istekleri Erdoğan karşısında seçimi kazanacak birinin aday olması. Sonrasında kazanan adayın ülkeyi nereye götüreceği, nasıl yöneteceği gibi konularda onların da hiçbir fikri yok. Çünkü hala ortada alternatif olacak net bir isim de yok.
Bakalım Altılı Masa'nın müdavimleri tartışma çıkmasın diye ne zamana kadar daha uzatacak ortak aday konusunu…