“Bisiklete binsem ne olur ki?” diye soranlara verecek tek bir cevabım var: Cebin dolar!

Benzin 50 lirayı geçti. Üstelik bu artış geçici değil. Vergi politikalarında ciddi bir değişiklik olmazsa, dövizde ani bir düşüş yaşanmazsa bu fiyatlar kalıcı. Hal böyleyken, otomobile binmek artık sadece bir konfor değil, ciddi bir ekonomik yük.

Peki bisiklet? O her zaman bedava!

Kısa bir hesap yapalım:
Günde 10 kilometre işe git, 10 kilometre dön — toplam 20 km. Bunu arabayla yapsan yakıt masrafı yaklaşık 50-60 TL.

Bisikletle? O, sıfır.

Bu da demek oluyor ki:

● Aylık (25 iş günü): 1.250 - 1.500 TL

● Yıllık: 18.000 - 20.000 TL cebinde kalır.

Ve bu sadece yakıt.

Bir de kasko, sigorta, vergi, bakım, lastik değişimi, amortisman gibi masrafları düşün. Bunlar genellikle yakıt giderinin iki katını bulur. Yani arabayı garaja çekip bisiklete binen biri, yılda toplamda 40.000 - 50.000 TL tasarruf eder.

Sadece para mı? Hayır.

Bisiklet sadece ekonomik bir tercih değil; aynı zamanda bir yaşam biçimi.

Daha az stres

Daha çok hareket

Daha az hastalık

Daha güçlü bir beden

Temiz hava

Trafiksiz yolculuk

Sıfır karbon salımı

Kendin için, şehir için, gezegen için… Her pedal harika bir katkı.

Belki herkes bisiklet süremez. Belki her şehir bu dönüşüme hazır değil.

Ama Eskişehir hazır. Büyükşehir yeni bisiklet yolları ile, sürdürülebilir kent ve ulaşım vizyonuyla buna hazır.

Yeni bir dönüşüm mümkün! Sen de bireysel tercihin ile toplumsal değişimin öncüsü olabilirsin.

Benzin 50 lira olmuşken hâlâ araba mı, bisiklet mi diye düşünüyorsan, cevabın çoktan verilmiş demektir.

Bugün pedala bastığında sadece hareket etmezsin; ekonomiye, sağlığına ve doğaya yön verirsin.
Haydi, bisiklete başla. Cebin ve kentin rahat etsin.

***

***

GÜLMECE

Bir bisikletçi ölüm döşeğinde yatmaktadır. Yanına gelen en iyi arkadaşından son bir ricası vardır.

"Tabi, ne istersen." der arkadaşı.

"Sakın, karım bisikletleri adığımı söylediğim fiyattan satmaya kalkmasın" der.

***