Geçtiğimiz günlerde Türksat yayınlarında yapılan değişiklikle birlikte birçok kişinin evindeki eski SD uydu alıcıları da boşa çıktı.

Yıllardır kullandığımız, bozulmadığı için değiştirmediğimiz cihazlar bir anda “eski teknoloji” durumuna geldi.

Aslında biraz garip değilmi? Cihaz çalışıyor. Açıyorsun, kumandası çalışıyor, televizyona görüntü veriyor. Ama yayın sistemi değiştiği için artık bazı kanalları izleyemiyorsun. Yani cihaz bozulmadı, sadece teknoloji onu geride bıraktı.

Burda insan ister istemez “Şimdi ben bunu ne yapacağım?” diye düşünüyor. Yeni bir uydu alıcısı alacaksın, eskisini bir kenara koyacaksın. Belkide yıllardır kullandığın cihaz çöpe gidecek.

Tabiki teknolojinin gelişmesine karşı değiliz. Daha kaliteli görüntü, daha iyi yayın ve daha yeni sistemler elbette güzel. Fakat bu değişimlerin birde vatandaş tarafı var. Herkesin evinde çalışan bir cihazı sadece teknoloji değişti diye yenileyecek bütçesi olmayabilir.

Üstelik işin başka bir boyutuda var: elektronik atık. Çalışır durumda olan binlerce, belkide milyonlarca cihaz artık kullanılmayacak. Bunların bir kısmı çöpe gidecek, bir kısmı ise evlerin bir köşesinde yıllarca bekleyecek.

Belkide bundan sonra teknoloji değişirken sadece “ne kadar daha iyi olacak?” diye değil, “geride ne bırakacağız?” diye de düşünmek gerekiyor.

Çünkü bizim için o eski uydu alıcısı belki teknolojik olarak demodeydi ama yıllardır görevini yapıyordu.

Teknoloji ilerlesin tabiki… Ama keşke ilerlerken cebimizi ve çöpe gidenleri de biraz düşünse.