Ülkemizde tarım sektörü kurumsallaşma bakımından iyi bir düzeye sahiptir. Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizin de en eski sektörü olması nedeniyle doğal olarak çok sayıda köklü kuruluşa sahip olan tarımda ; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, yayım ve üretim şemsiyesi altına giren her konuda çalışan resmi, özel, kamu yararına çalışan sivil toplum kuruluşu, dernek vb. kuruluşlar, ülke geneline yayılmış bir şekilde faaliyet göstermektedir. Bütün bu kuruluşlarda yüksek sayıda akademisyen, teknik, idari ve destek personeli çalışmakta veya çalışmalara katkı sağlamaktadır. Birbirinden değişik konularda faaliyetleri veya görevleri olan bu kuruluşlar gerçekte bir bütünün parçası ve birbirinin tamamlayıcısıdır.
Bu bütünün çalışma amaçları arasında en önemlisi, iklimin ve coğrafyanın yetişmesine izin verdiği ürünlerden en yüksek miktar ve kalitede mahsul alınmasını sağlamak gelmektedir. Bu temel görevi yerine getirmek için en önemli muhatapları ise yaşamını tarımsal üretim yaparak sürdüren toprak sahibi veya kiracı-yarıcı üreticilerdir. Üreticilerin faaliyetlerini en doğru şekilde yürüterek, en düşük maliyetle, en yüksek geliri sağlayabilmek için tarım kuruluşlarının çalışmalarına, yol göstericiliğine ve desteğine ihtiyaçları vardır. Üretim için gereken petrol, tohum, gübre, ilaç, su gibi girdiler giderek pahalılaşmakta, yeterince girdi temininde üreticiler büyük sıkıntılara girmektedir. Üretim faaliyetleri için kullanılan makine, alet, araç ve gereç almak çok zorlaşmış, hele bunların üstün teknoloji ürünü olanlarını elde edebilmek çoğu üretici için olanaksız hale gelmiştir.
Tarım yapılabilir toprakların verim gücü düşmekte, su kaynakları azalmakta ve kirlenmekte, iklim koşulları ani değişiklik göstermekte, hastalık ve zararlıların neden olduğu kayıplar ciddi miktarlara ulaşmaktadır. Nüfusumuz hızla artmaktadır. Üreticilerin de içinde bulunduğu halkımızı yeterli ve sağlıklı beslemek için gereken tarım ürünlerine olan gereksinim de giderek artmaktadır. Bu zorluklara karşı alınabilecek önlemlerin, ortaya çıkan sorunların çözümü için, gelişme sağlayıcı önemli uygulama ve üretim tekniklerinin belirlenmesi ve bunların üretime aktarılabilmesi için ; resmi, özel bütün kuruluşların ve üreticilerin tam bir işbirliği ve dayanışma içinde olması şarttır.
Küresel ısınmanın getirdiği değişken iklim koşulları, karsız kışlar, kurak baharlar, geç gelen ve afet oluşturan ağır sağnak yağmurlar, dolu yağışları, değişen koşullar ile ortaya çıkan ve daha önce önemsiz olan bazı böcekler ve hastalık etmenlerinin zararları gibi faktörler nedeniyle ; tarımsal uygulamalarda, yetiştirilecek ürün seçimlerinde, bu ürünler için çeşit tercihlerinde, yetiştirme ve bakım faaliyetlerin zamanlarında, gübre çeşidi, miktarı, verilme şekli ve verilme zamanı konusunda, ot , hastalık ve zararlılara karşı mücadele şekli, zamanı vb. konularda sürekli bilgi üretilmesi, teknik uyarlaması veya yeni tekniklerin geliştirilmesi, ürün deseni ve çeşit planlaması yapılması, bunların uygulamaya çok kısa süreler içinde aktarılması ve yaygınlaşması çok önemlidir. Olumsuz sonuçları olanların da hızla belirlenmesi, hemen önlem alınması ve değişikliklere gidilmesi de bir o kadar önemlidir.
Bunların yapılabilmesi için üreticiler ile kurumlar arasında sıkı bir işbirliği bulunmalı, karşılıklı bilgi ve gözlem aktarımı olmalıdır ki mevcut sorunlar aşılabilsin, sorun olacak gibi gözükenler için hemen önlem alınabilsin. Üreticilerimiz ; kendi ürünlerinden elde edecekleri verimin ve kalitenin artırılması, toprak özelliklerinin düzeltilmesi ve topraklarının verim güçlerinin yükseltilmesi, daha az maliyetle daha fazla kazanç sağlamaları gibi amaçlarla talep edilen bilgileri vermekten kaçınmamalı ve bu bilgileri doğru şekilde vermelidir. Sürekli bir şeylerden şikayetçi olmak fakat işbirliğine yanaşmamak, problemleri çözmek için uğraş veren kurum ve kişilere yardımcı olmak yerine olumsuz davranmak, bunların altında bir şeyler aramak doğru değildir. Üreticiler, tarım kuruluşları ve görevlileri bu ülkenin, bu milletin menfaatine olan her çabayı birlikte, dayanışma içinde yürütmelidir. Bu çabaların iyi sonuçları üreticiler için daha yüksek kazanç ve daha iyi hayat şartları, kuruluşlar ve görevliler için daha yüksek başarı ve vicdan rahatlığıdır.