Milli Eğitim Bakanlığı, Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği
5 Şubat 2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlandı. 19 yılda en az 20 defa değiştirilen yönetmelik, yönetici atamalarında liyakat ve adalet bekleyen eğitimcileri yine hayal kırıklığına uğrattı. Eğitim iş kolundaki sendikalar yeni yönetmeliğin iptali için yargıya başvuracaklarını açıkladılar.
2021yılı yönetici atama sınavı başvuruları daha önce başlamıştı. Sınav başvuruları başladıktan sonra yeni bir yönetmeliğin yayımlanması MEB'de işlerin nasıl yürüdüğünü çok iyi anlatıyor.
TASLAK METİN NEDEN DEĞİŞTİRİLDİ?
MEB, eylül ayında eğitim sendikalarına yeni yönetmeliğin bilgilendirme sunumunu yapmıştı. Bu sunumda, atamalarda sözlü sınavın yani mülakatın kaldırılacağı ve yönetici görevlendirilmelerinde liyakatin esas alınacağı açıklanmıştı. Bu açıklamaya rağmen, yeni yayımlanan metinde mülakatın tekrar getirilmesi tepki ile karşılandı. Eğitimciler 'Taslak metinde olmayan mülakat sınavının daha sonra devam ettirilmesinde bazı çevrelerin baskı ve dayatması olup olmadığını' merak ediyorlar.
YAZILI SINAV KATKISI NEDEN AZALTILDI?
Mülakattan 'her nedense (!)' bir türlü vazgeçemeyen MEB, yeni yönetmelikte yazılı sınav puanının ağırlığını %80'den %50'ye düşürmüş. Sözlü sınavda başarılı olan yönetici adaylarının görevlendirmeye esas puanları; yazılı sınav puanının %50'si, değerlendirme sonucu alınan puanın %30'u ve sözlü sınav sonucu alınan puanının %20'si dikkate alınarak belirlenmiş.
Görevlendirme puan hesabında, bilgi ve alın teri neticesinde alınan yazılı puan katkısının, adil olmayan bir düzenlemeyle, %50 oranına düşürülmesinin nedeni ve amacı nedir?
ÖDÜLLER ADALETLİ DAĞITILIYOR MU?
MEB'in 2019 ödül listesi incelediğinde ödül alanların %69'unun aynı sendikanın üyeleri olduğu vurgulanmıştı. Yayımlanan yönetmelikte, yönetici atamaya esas puanın %30'unu oluşturacak olan değerlendirme formunda, son dört yılda alınan ödüllerin puan olarak dikkate alınacağı ifade edilince bu gayretkeşliğin nedeni daha iyi anlaşılıyor.
Ödüllerin sadece son dört yılla sınırlı tutularak daha önce alınmış olan teşekkür, takdir belgeleri ve aylıkla ödüllerin puanlamaya dahil edilmemesi önemli bir eksiklik. Üstelik kazanılmış birtakım hakların yok sayılarak değerlendirmeye alınmaması yönetmeliği şimdiden hukuken tartışmalı hale getiriyor.
'YÖNETİM SERTİFİKASI' UYGULANABİLECEK Mİ?
Yeni yönetmelik yönetici olabilmek için 'Eğitim Yönetimi Sertifikası' alma zorunluluğu getiriyor. Ancak sertifikanın içeriği ve başarılı olabilme kıstasları henüz belli olmadığından sertifika programının önümüzdeki atama dönemine yetişmeyeceği anlaşılıyor.
Taslak metinde eğitim yönetimi alanında tezli yüksek lisans eğitimi alanların Eğitim Yönetimi Sertifikası'ndan muaf olacakları belirtiliyordu. Yayımlanan yönetmelikte ise bu konuda netlik bulunmuyor.
'BAKAN MI GÖREN Mİ?..'
Yaklaşık bir ay sonra Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Sınavı var iken ve sınavın başvuruları devam ederken yayımlanan yeni yönetmeliğin daha ilk günden uygulanabilme zorlukları ve hukuki sorunlarla karşı karşıya kalacağı belli oldu.
Yönetici atama sürecine doğrudan etki edebilecek mülakatın 'taslakta söz verilmesine rağmen' ısrarla devam ettirildiği, yazılı sınav katkısının azaltıldığı, kazanılmış hakların yok sayıldığı bir yönetmeliğin diğer boyutlarını konuşmak 'başımızı kuma gömmekten' öteye geçmez.
Eğitim sistemlerinin liyakate göre değil siyasete göre şekillendiği ülkelerde yaratıcılıktan, kalkınmadan, refahtan ve 'çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma' hedefinden söz edilemez.
Göreve geldiği günden beri sürekli liyakat vurgusu yaparak eğitimcileri umutlandıran; 'bakan değil gören olacağım diyen' Sayın Ziya Selçuk, yeni yönetmelikte, liyakat yerine mülakatı öne çıkaran değişiklikleri göremediğine göre bir kez de 'bakan' olmayı denerse belki daha yararlı olabilir…