Bu öyle, dilbilgisi açısından 'basit cümle' olarak tanımlanıp, içerik açısından da 'basit cümle' olarak algılanacak bir konu değil…
Dilbilgisi açısından 'basit'
İçerik açısından 'çok derin' bir cümle…
Neresinden alırsanız alın,
Neresinden anlarsanız anlayın…
Bu şehrin yadsınamaz gerçeklerinden biri, 'bir dakika yahu, ne oluyor, kim nereye ne yapıyor?' sorusunun, sürekli soruluyor olmasıdır…
İktidar da olsa, belediyeler de olsa, başka kurum ve kuruluşlar da olsa,
Eskişehir kamuoyu bunu sorar ve sorgular…
'Ne oluyor?'
Bu sorunun karşılığı asla,
'Ya boş ver niye soruyorsun, sen zaten anlamazsın bu işlerden' değildir…
Eskişehirli anlar, şehrine ne yapılıyor, niye yapılıyor ya da ne yapılmıyor, niye yapılmıyor' çok iyi anlar, bilir, değerlendirir ve ona göre tepkisini (olumlu ya da olumsuz) koyar…
Yani;
Bu şehir çobansız, bu şehir kaptansız, bu şehir sahipsiz değildir…
Eskişehir halkının ve kamuoyunun,
Şehrini emanet ettiği, şehri için doğru ve gerekli olduğuna ait işlerin yapılacağına emin olarak emanet ettiği kişi, kurum ve kuruluşları bilir…
Onun için,
Eskişehir'de, onun alışık olmadığı bir dili, bir söylemi, bir üslubu kullanırsanız,
Söylemeye çalıştığınız şeyin doğruluğunu yanlışlığını tartışma fırsatı bulmadan, maçı başından kaybedersiniz…
***
Onun için önce,
Derdinizi, amacınızı, hedefinizi, ne yapmak ve neden yapmak istediğinizi, öyle, aş – iş imkanı, çocuklarımız çalışsın, iş bulsunlar gibi, afaki ve artık kimsenin yemediği ajitasyonlarla değil, makul, mantıklı ve bilimsel gerekçelerle anlatacaksınız…
Zaten şu, 'aş – iş' tekerlemesi işin içine girince, ben 'tamam' diyorum, şah damarını buldular, oradan basacaklar gazı…
Öyle de yapıyorlar…
Bakın Eskişehir bu masalları çok dinledi…
Bu hayalleri, bu varyeteleri çok duydu…
'Yahu, sahi mi acaba?' hezeyanlarını 2002'den bu tarafa çok konuştu…
Yok yahu…
Olmuyor işte…
Olmadı, bundan sonra da olmayacak…
Diyorlar ki,
URAYSİM'in yüzde 70'i tamamlandı…
Diyoruz ki, hani, gidelim gezelim, gösterin bitmiş yüzde 70'i, tık yok…
Diyorlar ki,
4 yıl önce Belediye Meclisleri projeyi oy birliği ile onaylamış…
'Yahu' diyoruz…
'Onaylanan alan yalnızca idari binaların bulunduğu 15-20 dönümlük alan'…
Tık yok…
Lütfen artık susun…
Neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalıyor…
Üstelik,
Eskişehir sanayisini yaratan, 1960'lı yılların sonu ile 1970'li yılların başında EOSB'yi ortaya çıkaran, yoktan var eden insanlara, sanayicilere kötülük yapıyorsunuz…
URAYSİM sizin projeniz değil ki…
Dahası,
Bu şehirde,
URAYSİM'e karşı çıkan kimse yok ki…
İnsanların karşı çıktığı tek şey,
URAYSİM Projesinin yapılmaya çalışıldığı alan…
Alpu Ovası'nın dışına çıkarın, nerede istiyorsanız orada yapın…
***
Şunu da düşünmeden edemiyor insan…
'Acaba tüm bu çabalar, şehrin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen bazı kesimlerin, kendilerine mevzi kazandırmak için giriştikleri bir uğraş mı?'
Pekala olabilir…
Böyle bir çaba, eleştirilebilir ve en başından 'olmaması gereken bir uğraş' olarak nitelenebilir mi?
Hayır…
Bu tür hesaplar yapmak herkesin en doğal hakkı…
Gerek siyaseten, gerek farklı mekanizmalarla, şehir üzerinde hakimiyet kurmak ve bundan siyasi bir çıkar elde etmek hedefi, eleştirilebilir bir şey değil…
Ama bunu, düzgün, doğru, anlaşılabilir şekilde yapılmasını istemek de, şehir kamuoyunun en doğal hakkı…
***
Sonuç;
Eskişehir halkı,
Nasıl bir gelecek istediğinin son derece farkında…
Nasıl bir şehir,
Nasıl bir sosyal hayat,
Nasıl bir ekonomi,
Nasıl bir sanayi…
Tarım, ticaret, şehircilik…
Tüm bunların içinde, 'nasıl bir bütün istediğinin' farkında…
Bunu değiştirmenin hayalini kurmayın…
Çünkü bu size, yalnızca zaman kaybettirir…