Eskişehir’de AK Parti İl Başkanı olmak kolay iş değil.
Hele ki Nevşehir, Kayseri gibi AK Parti’nin uzun yıllardır güçlü bir siyasi tabana sahip olduğu şehirlerle kıyasladığınızda, Eskişehir’de siyaset yapmak çok daha farklı bir mücadeleyi gerektiriyor.
Bir tarafta yıllardır CHP’li belediyelerin yönettiği bir şehir, diğer tarafta her gelişmenin siyasi tartışmaya dönüşebildiği bir atmosfer...
Böyle bir ortamda AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın işi zaten yeterince zor.
Ancak bazen öyle olaylar yaşanıyor ki siyasilerin bütün çabalarının önüne tek bir kişinin tutumu geçebiliyor.
Son örneği Dede Korkut Parkı’nda gördük.
75 anne, 75 bebek...
Anneler bir araya gelmiş, çocuklarıyla birlikte sosyalleşmek, yürüyüş yapmak, biraz da egzersizle vakit geçirmek istemiş.
Ne siyasi bir toplantı var ne protesto ne de kamu düzenini bozacak bir eylem...
Ancak annelere yazılı izinleri olmadığı gerekçesiyle etkinlik yapamayacakları bildirilmiş.
Sonuç?
75 anne, bebekleriyle birlikte parkı terk ederek Kanlıkavak’a gitmek zorunda kalmış.
Şimdi sormak lazım.
Böylesine hassas bir konuda biraz daha sağduyulu davranılamaz mıydı?
İzin gerekiyorsa bunun çözümü bulunamaz mıydı?
En azından anneler ve bebekler mağdur edilmeden bir yol gösterilemez miydi?
Elbette kamuya açık alanların kullanımına ilişkin kurallar olabilir. Ancak bu kurallar uygulanırken insanı merkeze alan bir anlayış da gerekir.
İşte bürokratik kurallarla vatandaşın beklentileri arasındaki denge tam da burada önem kazanıyor.
Olayın ardından Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve CHP İl Başkanı Talat Yalaz açıklamalar yaptı.
Kazım Kurt, Odunpazarı’nın parklarının annelere açık olduğunu söyledi.
Ahmet Ataç, Tepebaşı’ndaki parklara davet etti, hatta ikramların da kendilerinden olduğunu belirtti.
Talat Yalaz ise meseleyi doğrudan siyasi bir tartışmanın merkezine taşıdı.
Bir parkta başlayan izin tartışması, kısa sürede Eskişehir siyasetinin gündemine oturdu.
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak da yaşananlara sessiz kalmadı.
Albayrak, yaptığı açıklamada böyle bir yaklaşımı tasvip etmediklerini belirterek konuyu bizzat takip edeceğini söyledi.
Bu açıklama önemli.
Çünkü Albayrak, yaşananları savunmak yerine olayın açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Ancak burada üzerinde durulması gereken başka bir mesele var.
Dede Korkut Parkı’nda annelerin etkinliğine izin vermeyen görevlinin hangi talimat veya yetki çerçevesinde hareket ettiği henüz açıklığa kavuşmuş değil.
Belki de kendisine verilen kuralları uyguladığını düşündü.
Fakat ortada çözüm üretmek yerine katı bir uygulamanın tercih edildiği izlenimi var.
Ve böyle durumlarda ortaya çıkan siyasi tartışmanın muhatabı çoğu zaman o kararı veren görevli olmuyor.
Siyasetçiler oluyor.
Gürhan Albayrak’ın açıklama yapmak zorunda kalması da bunun göstergesi.
Düşünsenize...
Eskişehir’de parti teşkilatını güçlendirmek, vatandaşla iletişimi artırmak, siyasi çalışmalar yürütmek için uğraşıyorsunuz.
Sonra bir parkta yaşanan olay, bütün bu çalışmaların önüne geçerek günün en çok konuşulan meselesine dönüşüyor.
Üstelik konu anneler ve bebekler olunca kamuoyundaki hassasiyet de doğal olarak artıyor.
Bana göre burada asıl sorun bir siyasi parti meselesinden önce yönetim anlayışı meselesi.
Kamuya açık alanlarda görev yapanların yalnızca kuralları değil, o kuralların insan hayatındaki karşılığını da düşünmesi gerekiyor.
Gürhan Albayrak’ın işi zor, evet.
Ancak bu olayda asıl beklenti, sorumluluğun kimde olduğunun ortaya konulması ve benzer bir durumun tekrarlanmamasını sağlayacak somut adımların atılması.
Çünkü bazen bir şehirde günlerce siyasi açıklamalar yapılır, toplantılar düzenlenir, projeler anlatılır...
Ama bütün bu gündemin arasından vatandaşın hafızasına kazınan tek görüntü, bebek arabalarıyla bir parktan başka bir parka gitmek zorunda kalan anneler olur.
Ve o görüntünün yarattığı tartışmayı gidermek, sonradan yapılan açıklamalardan çok daha fazlasını gerektirir.-
KISSADAN HİSSE
Bir gün bir devlet görevlisine, neden her işi bu kadar zorlaştırdığı sorulmuş.
Görevli, "Ben sadece kuralları uyguluyorum" diye cevap vermiş.
Karşısındaki kişi ise şöyle demiş:
"Kurallar insanlara hizmet etmek için vardır. İnsanlar kurallara hizmet etmek için değil."
Bu kısa anlatının bana hatırlattığı şey şu:
Bazen bir kapıyı açmak için yetki değil, biraz sağduyu yeterlidir.