Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde engelli bir öğretmenin darp edildiği iddiasıyla gündeme gelen olay…

Haberimizi kamuoyuyla paylaştığımızda mesele yalnızca bir adli vaka olarak değerlendirilmedi.

Engelli bireylerin hakları, sağlık kuruluşlarında güvenlik uygulamaları ve kamu görevlilerinin sorumlulukları yeniden tartışılmaya başlandı.

ESGROUP sosyal medya hesaplarında yayımlanan haberimizin yaklaşık 2 milyon izlenmeye ulaşması da konunun toplumda nasıl bir karşılık bulduğunu gösterdi.

Ardından sivil toplum kuruluşları da devreye girdi. Engelsiz Yaşam Platformu Başkanı Gülcan Soylu, 12 dernek adına yaptığı açıklamayla iddiaların aydınlatılmasını ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.

Burada bir teslim edilmesi gereken bir teşekkür var.

Bu konunun Eskişehir gündemine taşınmasına katkı sunan, sivil toplum kuruluşlarının sesini duyurabilmesi için destek olan, haberin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan bütün meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.

Gazetecilik, bazen bir başkasının haberine de omuz verebilmektir. Hele ki söz konusu olan bir insanın hakkını aramasıysa…

Elbette süreç burada bitmiş değil. Hukuki süreç işliyor. Biz de takipçisi olacağız.

Bu arada hastane ve İl Sağlık Müdürlüğü yönetiminden de bu konuda atılacak adımlar bekleniyor, hatırlatmakta fayda var…

İddiaların bütün yönleriyle aydınlatılması, varsa sorumluların ortaya çıkarılması ve adaletin yerini bulması en büyük temennimiz.

Bir kez daha hatırlatalım: Hiç kimse engelli olduğu için daha az hakka sahip değildir. Bir hastanenin kapısından içeri giren herkes, öncelikle insan onuruna yakışır muamele görmeyi hak eder.

ESKİŞEHİR TÜRKİYE'NİN EN GÜVENLİ ŞEHRİ!

Eskişehir, bir kez daha uluslararası bir endeksle gündeme geldi.

Numbeo'nun 1 Kasım 2026 tarihinde güncellediği güvenlik endeksinde Eskişehir, Türkiye'de değerlendirilen şehirler arasında ilk sırada yer aldı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de sonuç üzerine bir teşekkür mesajı yayımladı. Eskişehir'in yalnızca kültür, sanat ve çağdaş yaşamıyla değil, huzurlu kent kimliğiyle de öne çıktığını ifade etti.

Elbette böyle bir sıralama şehrimiz adına sevindirici.

Ancak burada küçük ama önemli bir ayrıntıyı da gözden kaçırmayalım. Numbeo, resmi suç istatistiklerini esas alan bir kurum değil. Kullanıcıların güvenlik algılarına dayanan kitle kaynaklı bir veri tabanı.

Yani bu sonuç, Eskişehir'in güvenli şehir algısındaki güçlü konumunu gösteriyor. Fakat tek başına suç oranlarının en düşük olduğu anlamına gelmiyor.

Bununla birlikte, insanların yaşadığı şehirde kendisini güvende hissetmesi de azımsanacak bir mesele değil.

Bir şehri yaşanabilir kılan yalnızca yolları, parkları, kültür merkezleri ya da sosyal yaşamı değildir. İnsanların gece evine yürürken, çocuğunu okula gönderirken, işinden dönerken kendisini güvende hissetmesi de en az diğerleri kadar önemlidir.

Eskişehir'in bu algısını koruması ve geliştirmesi gerekiyor.

Çünkü güvenli şehir olmak, bir kez kazanılan unvan değil; her gün yeniden hak edilmesi gereken bir özelliktir.

ŞAMPİYONLUK BORCU

Eskişehirspor'da gündem yine şampiyonluk…

İç sahada yaşanan puan kayıplarının ardından istifaya davet edilen Teknik Direktör Hakan Şapçı, Gaziemirspor galibiyeti sonrasında yaptığı açıklamayla hem taraftara olan bağlılığını hem de sezon hedefini bir kez daha dile getirdi.

Şapçı'nın şu sözleri özellikle dikkat çekiciydi:

“Ben Eskişehirspor taraftarına aşığım. İnanılmaz derecede bu camiaya sevdalıyım. Eskişehirspor taraftarı ne diyorsa doğru söylüyordur. İnşallah onlara şampiyonluk armağan etmek istiyoruz.”

Bu sözlerin samimiyetini tartışmak yerine sahadaki karşılığını beklemek gerekiyor.

Şapçı, kaybedilen puanların hesaplarında bulunmadığını belirterek galibiyet serisiyle zirveye çıkmayı hedeflediklerini söylüyor.

“Haftalar geçtikçe bir galibiyet serisi oluşturarak, biz zirvedeki yerimizi almak istiyoruz.”

Eskişehirspor taraftarının beklentisi belli. Bu şehirde kimse sıradan bir lig mücadelesiyle yetinmiyor. Çünkü Eskişehirspor'un yeri ve taraftarının hayali çok daha büyük.

Elbette futbolun içinde mağlubiyet de var, puan kaybı da… Ancak bu camiada mücadeleden vazgeçmenin kabul görmesi kolay değil.

Hakan Şapçı'nın taraftara duyduğu sevgiyi dile getirmesi kıymetli. Fakat o sevginin en güzel karşılığı, sezon sonunda şampiyonluk sevincini birlikte yaşamak olacaktır.

Taraftarın sabrı da beklentisi de büyük. Şimdi bu beklentiyi karşılamak için konuşma değil, kazanma zamanı.

Eskişehirspor'un hedefi belli: Şampiyonluk!

KISSADAN HİSSE

Bir gün bir öğretmen, öğrencilerine bir soru sormuş:

“Bir ağacı güçlü yapan nedir?”

Öğrencilerden kimi dallarını, kimi gövdesini, kimi de yapraklarını söylemiş.

Öğretmen gülümseyerek cevap vermiş:

“Hiçbiri… Bir ağacı güçlü yapan, görünmeyen kökleridir.”

Hayatta da böyledir. Başarıyı herkes görür ama o başarıyı ayakta tutan emeği, sabrı ve mücadeleyi herkes fark etmez.

Her iş böyle aslında…

Gürültüyle değil, sağlam duruşla iz bırakılır.

Köşebaşı'ndanbugünlük bu kadar…