Bazı siyasi krizler başlangıçta bir partinin iç meselesi gibi görünebilir. Ancak, öncelikle belirteyim ki; CHP hakkındaki “tedbirli mutlak butlan” kararı, sıradan bir hukuk tartışması ya da ömrünü uzatmaya çalışan bir iktidarın pragmatik adımları değil; Anayasa değişiklikleri ile sürecek uzun vadeli bir projenin yapılandırılma aşamalarından sadece biridir.

Uygulanan senaryonun bir numaralı figüranı ise, her türlü tüzük ve yönetmeliği ayaklar altına alarak koltuğunu sağlama almaya çalışırken, Kurultay söz konusu olunca Yargıtay sürecinin ve tedbir kararının arkasına saklanıyor. Bu arada “aklanma ve arınma” sözcüklerini de dilinden hiç düşürmüyor…

HANGİ ARINMA/AKLANMA?

Yıllardır CHP genel başkanı olup 13 seçim kaybedenler ve başarısızlıkları kanıtlandığı halde payandalı koltuğa” tekrar yapışanlar kaybedilen yılların hesabını nasıl verecek?

38 siyasal İslamcı sağcıyı CHP listelerinden milletvekili seçilecek sıralara koydunuz. Bunların hiçbiri ilerleyen zamanda CHP’den yana tavır koymadıkları gibi vefa duygusu bile göstermediler. Bu yanlış politik uygulamalarıyla: ulus devletten, Atatürk ilke ve devrimlerinden yana olan gerçek CHP’lileri üzenlerin, kıranların gerçekten aklanması gerekmiyor mu?

AKP’nin eskileriyle kurulan altılı masa aldatmacası ile CHP’lileri aylarca oyaladınız. Cumhurbaşkanlığı adaylığını daha altılı masaya bile kabul ettiremedikleri halde aday olanlar ve ülkeyi bir kez daha mevcut iktidara teslim edenler nasıl arınacaklar?

BÜYÜKERŞEN’DEN NEDEN VAZGEÇTİNİZ?

2014 Seçiminde son dakikaya kadar Yılmaz Büyükerşen Cumhurbaşkanı adayınız iken neden bir gecede Ekmelettin İhsanoğlu’na döndünüz?

Eğer Sayın Büyükerşen o gün aday olsaydı büyük bir olasılıkla seçimi kazanacaktı. Ekmelettin dayatmasını bir gecede kabul edenlerin ve “tıpış tıpış sandığa gideceksiniz...” sözünü kullananların gerçekten aklanmaya ihtiyacı yok mu?

DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI KİMİN AYIBI?

2016 yılındaki Anayasa değişiklileri teklifinde dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda; “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz” açıklamasını yaptınız. Yapılan oylamalarda verdiğiniz destekle dokunulmazlıkların kaldırılması kabul edildi. Sol görüşlü bir aydın, bir demokrat dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanır mı?

OSMANLI COĞRAFYASINDAN NE ANLIYORSUNUZ?

2017 referandumunda mühürsüz oyların yasalara, seçim yönergelerine aykırı bir şekilde kabul edilmesine yeterli direniş göstermeyenlerin bugünkü siyasal düzenin kurulmasında hiç mi sorumluluğu yok?

“Türkiye, yeniden Osmanlı coğrafyasına yönelmeli, büyümeli” vurgusu ile kimlerle aynı çizgide buluştuğunuzun ve CHP’ye hangi gömleği giydirmeye çalıştığınızın farkında mısınız?

EN KISA ZAMANDA KURULTAY!..

Yıllar sonra iktidar alternatifi olan CHP, bu kaostan ancak acilen yapılacak bir kurultay ile çıkar. Bu gerçeğe rağmen, her türlü icraatı yapıyorsunuz ama kurultay söz konusu olunca yasal kılıfların arkasına sığınıyorsunuz. Büyük bir olasılıkla CHP’yi 47 yıl sonra birinciliğe taşıyanları ihraç etmeden partiyi kurultaya götürmeyeceksiniz.

Umarım, Özgür Özel ve arkadaşlarını partiden tasfiye etmenin ötesinde yargının önüne de atmazsınız. İşte o zaman bu duruma neden olanlar; son günlerde sıkça kullanılan ve “hiçbir CHP’liye yakıştıramadığım” bir slogandaki o sözcükle, yalnız CHP’nin değil Türkiye’nin de siyasi tarihine geçerler…