Bu hafta yolum Odunpazarı ilçesine bağlı Kargın Mahallesi'ne düştü.

Kent merkezine 40 km mesafede…

Aslında gitme sebebim bir haberdi.

Yıllardır ES TV ekranlarında "Köşe Bucak Hikayeler" programını hazırlayıp sunan, şehrin her köşesini karış karış gezen büyüğümüz Tevfik Eriş'ten duymuştum yaşananları.

"Bir git, gör" dedi. Ben de vakit kaybetmeden yola çıktım.

Kargın'da yaklaşık 40 hane, 200 civarında insan yaşıyor.

İlk bakışta sakin, huzurlu ve kendi halinde bir kırsal mahalle. Ancak burada 2026 yılında olmaması gereken bir sorun yaşanıyor.

Telefon çekmiyor.

İnternet yok.

Mahalle sakinleri bir telefon görüşmesi yapabilmek için çatıya çıkıyor, duvarların üzerine tırmanıyor.

Bazı noktalarda cami minaresinin çevresinde sinyal arıyorlar.

Bir mesaj gönderebilmek, bir yakınlarına ulaşabilmek ya da internete bağlanabilmek için adeta mücadele veriyorlar.

İşin daha üzücü tarafı ise bu durumun sadece iletişim meselesi olmaması.

Vatandaşlar hastalanan hayvanları için veterinere ulaşmakta zorlandıklarını anlatıyor. Acil durumlarda 112'yi arayamadıklarını söyleyenler var.

Bir düşünün; en temel ihtiyaçlardan biri olan iletişim, burada hala ulaşılamayan bir lüks gibi...

Mahalle Muhtarı Musa Sürücü'nün dikkat çektiği başka bir nokta daha var. İnternet altyapısının bulunmaması nedeniyle gençler köye dönmek istemiyor. Eğitimden sosyal yaşama kadar her şeyin dijitalleştiği bir dönemde gençlerin bu tercihini anlamak zor değil. Ancak bu durum kırsal nüfusun her geçen gün biraz daha azalması anlamına geliyor.

Kargın'da beni en çok etkileyen şey ise insanların tavrı oldu.

Ne öfke vardı ne de kırıcı bir sitem. Son derece naif, son derece misafirperver ve çözüm bekleyen umutlu insanlar gördüm.

Bizi öyle güzel karşıladılar ki, dertlerini anlatırken bile çok naziktiler…

Umarım seslerini duyurabiliriz.

Bu haberin tüm detaylarını Sonhaber'de ve ES TV ekranlarında bulabileceksiniz. Takip etmeyi unutmayın.

BİRAZ SESSİZLİK

Bu hafta sonu binlerce öğrencimiz Liselere Geçiş Sistemi sınavında ter dökecek.

Aylarca çalıştılar.

Kimi zaman yoruldular, kimi zaman umutsuzluğa kapıldılar ama hedeflerinden vazgeçmediler. Şimdi ise emeklerinin karşılığını almak için sınav salonlarına girecekler.

Okullarda son hazırlıklar tamamlandı. Öğrencilerin sınav esnasındaki ihtiyaçları için çeşitli ikram paketleri hazırlandı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de önemli bir çağrıda bulundu. Sınav saatlerinde gereksiz korna çalınmaması ve gürültü yapılmaması istendi.

Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz'ın öğrencilere yönelik mesajında kullandığı "Hayalleriniz bir sınava sığmaz" ifadesi de oldukça anlamlıydı.

Gerçekten de hayat tek bir sınavdan ibaret değil.

Ancak sınava giren çocuklarımız için o birkaç saat çok önemli.

Bu nedenle hepimize küçük ama değerli bir görev düşüyor.

Cumartesi günü saatler 09.00 ile 13.00 arasını gösterirken biraz daha dikkatli olalım.

Gereksiz korna çalmayalım.

Yüksek sesli etkinliklerden kaçınalım.

Tüm öğrencilerimize gönülden başarılar diliyorum.

ŞİMDİ TEK YÜREK OLMA ZAMANI

Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok'un son açıklamalarını dikkatle okudum.

Görünen o ki yönetim, yapılan çağrılara beklenen karşılığı alamadığı için artık tüm enerjisini yeni sezon hazırlıklarına yönlendirme kararı aldı.

Aslında açıklamanın satır aralarında önemli bir mesaj vardı.

Geçmişe takılmadan, yaşanan tartışmaları büyütmeden, kulübün geleceğine odaklanmak...

Bugün Eskişehirspor'un en fazla ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak bu.

Birliktelik.

Yıllarca büyük başarılar yaşamış, milyonların gönlünde yer edinmiş bu kulübün yeniden ayağa kalkabilmesi için herkesin aynı hedefe bakması gerekiyor.

Entok'un "Kapımız herkese açık" mesajı da bu nedenle önemli.

Eleştiri elbette olacak.

Farklı görüşler de olacak.

Ancak mesele Eskişehirspor olduğunda ortak paydada buluşabilmek gerekiyor.

Yeni sezonda satışa çıkacak kombine, loca, forma ve reklam çalışmaları kulübün geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Ve bu markanın yeniden hak ettiği yerlere ulaşması için şimdi destek zamanı.

Şimdi omuz verme zamanı.

Şimdi gerçekten tek yürek olma zamanı.

KISSADAN HİSSE

Belşazzar, Babil'in son kralıydı…

Şehir kuşatma altındayken, Tapınak'tan yağmalanan kutsal kadehlerle büyük bir içki şöleni vererek hem tanrısal değerlere hem de halkının çaresizliğine ihanet etti.

Şölen sırasında duvarda beliren şu sözler tarihe geçti:

"Ölçüldün, tartıldın ve eksik bulundun."

Aynı gece Persler şehre girdi ve kral öldürüldü; Babil İmparatorluğu tarihten silindi.

Belşazzarşehir kuşatma altındayken halkının derdine çare aramak yerine büyük bir şölen düzenledi.Güç ve ihtişamın kendisini koruyacağını düşündü.

Tarih bize defalarca aynı dersi veriyor:

Bir makamı, bir kurumu ya da bir topluluğu ayakta tutan şey gösterişli sözler değil; sorumluluk, birliktelik ve zamanında atılan doğru adımlardır.

Çünkü bazen birileri değil, zaman tartar insanı…