2009-2010 yıllarından bu tarafa Eskişehir'in gündeminde URAYSİM Projesi…

Yakın zamana kadar kimsenin karşı çıktığı, kimsenin aleyhine konuştuğu bir proje değildi…

Hatta Eskişehir kamuoyu, 11-12 yıldır şehir gündeminde olan projenin neden bir türlü tamamlanmadığını soruyordu…

Ne zamana kadar?

Ta ki,

Eskişehir Sanayi Odası'nın,

Alpu'daki URAYSİM Projesi'nin burnunun dibine Raylı Sistemler İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurma hayalinin deşifre olmasına kadar…

'Deşifre' kelimesini özellikle kullanıyorum, zira Oda'dan açıklama kendiliğinden gelmedi…

Ortaya çıktı, proje deşifre oldu…

Önce ESO Başkan Yardımcısı, sonra da ESO Başkanı açıklama yapmak zorunda kaldı…

Yani mecbur kaldılar…

Eskişehir kamuoyu; ihtisas OSB'nin Alpu Ovası'nın verimli toprakları üzerine kurulmasına karşı çıktı…

Ancak ESO Başkanı, her karşı çıkışa 'ne yapalım arkadaş, onlar da URAYSİM'i Alpu Ovası'na yapmasalardı… Çifteler'e yapsalar oraya, Günyüzü'nde yapsalar oraya ihtisas OSB kurmak için girişimde bulunurduk' dedi…

Yani ESO Başkanına göre;

İhtisas OSB'nin Alpu Ovası'nın tam göbeğine yapılması fikrini doğuran en önemli etken, URAYSİM'in Alpu Ovası'na yapılmasıydı…

İhtisas OSB'nin çilingiri, bizzat ESO Başkanı tarafından URAYSİM olarak ilan edildi…

***

Eskişehir kamuoyunun ihtisas OSB'nin Alpu Ovasına yapılmasına karşı olan kesimini sürekli, sanayiye, yatırıma, gelişmeye engel olmakla suçladılar…

İnsanlar,

'Biz iki projeye de karşı değiliz, biz projelerin yerine karşıyız' diye bir taraflarını da yırtsalar, onlar insanları sürekli 'sanayiye ve yatırıma karşı çıkmakla suçlamaya' devam ettiler…

Sonra ne mi oldu?

Anadolu Gazetesi'nden Ali Baş, 9 Mart tarihli köşesinde önemli bir konuyu hatırlattı…

AKP Milletvekili Emine Nur Günay;

'Alpu Ovasında URAYSİM'e evet,

İhtisas OSB'ye hayır' şeklinde net bir açıklama yaptı…

Ancak Eskişehir kamuoyu;

'Alpu Ovasına ihtisas OSB'nin kurulmak istenmesinin nedeni URAYSİM ise, URAYSİM de yapılmasın ve başka bir bölgeye kaydırılsın' şeklinde bir tavır içine girmişti…

Emine Nur Günay'ın açıklamalarından bir süre sonra Alpu Belediyesi, URAYSİM için 'yürütmenin durdurulması' talebiyle dava açtı…

İşte o gün, bugündür, ESO Başkanının bütün derdi URAYSİM…

İhtisas OSB Projesini resmen unutmuş, dört elle URAYSİM'e sarılmıştı…

URAYSİM şöyle, URAYSİM böyle…

İhtisas OSB için söylediklerini bu sefer URAYSİM için söylemeye başlamıştı…

Zira kendisi de farkındaydı ki;

URAYSİM Projesini tartışmaya açan, kendisinin gereksiz İhtisas OSB ısrarıydı…

***
Şurası su götürmez bir gerçek…

Eğer mahkemeden URAYSİM için 'yürütmenin durdurulması' şeklinde bir karar çıkarsa ve proje akamete uğrarsa, bunun sorumlusu ne Alpu Belediyesi'dir, ne Büyükşehir Belediyesi'dir, ne de köhnemiş zihniyettir…

Sorumlu bizzat ESO Başkanının ta kendisidir…

***
Şimdi gelelim başka bir konuya, daha doğrusu ayrıntıya…

Zira konu aynı ancak farklı bir gelişme…

9 Mart günü yapılan Büyükşehir Belediye Meclisi ve orada Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in açıklamalarına…

Konuyu AKP Grup Başkan vekili Murat Özcan açıyor…

Soru şu;

'Sayın Başkan URAYSİM ile ilgili düşünceleriniz nedir?'

Lütfen dikkat;

'Alpu Ovası'na, URAYSİM'in burnunun dibine yapılması için proje hazırlanan İhtisas OSB' için düşüncelerini sormuyor…

URAYSİM'i soruyor…

İhtisas OSB'yi ağzına bile almıyor…

Yılmaz Büyükerşen ise, konuya URAYSİM'den ziyade İhtisas OSB açısından yaklaşıyor ve şu yanıtı veriyor…

'Alpu ovası dahil tarım arazilerinde spekülasyon yaparak kendilerine yeni bir Sanayi Odası kurma hevesinde olanların kendilerine ait sanayi bölgesi kurmak isteyenleri gazetelerde görüyorum…'

Bu yanıt bile,

Yılmaz Büyükerşen'in sorun olarak gördüğü konunun, URAYSİM değil, İhtisas OSB olduğunu anlatmaya yeter…

Yeter ki arkadaşların, kimin ne söylemeye-anlatmaya çalıştığını objektif olarak anlamaya niyetleri olsun…

Orada verilen yanıtın gerisinde Büyükerşen'in devam eden sözlerine gelince…

'Kendisi kaçak yapı yapar ama sanayi kurulmasını istemez. Onlarla hesaplaşacağız sonra. Ben sesimi çıkarmamaya, herkesle iyi geçinmeye gayret ederim ama kırmızı noktayı vurdum mu da sonuna kadar getiririm…'

Yılmaz Büyükerşen;
'Kendisi kaçak yapı yapar ama sanayi kurulmasını istemez' cümlesiyle ESO Başkanının ne söylediğini ya da ne kast ettiğini anlatıyor…

O nedenle de sonrasında 'onlarla hesaplaşacağız sonra' diyor…

Bu cümleyi böyle açıklama gereği hissetmemin nedeni, cümlenin önündeki ve sonrasındaki cümleleri çıkartırsanız 'muğlak' bir anlam ifade etmesi…

Ancak Meclis toplantısında bizzat bulunanlar ve konuşmayı canlı dinleyenler, Büyükeerşen'in neyi kast ettiğini net anlıyorlar…

***
Eskişehir ne istiyor?

Uzlaşı mı, hoşgörü mü, karşılıklı anlayış mı?

İhtisas OSB ısrarından vazgeçilsin, buna karşılık da URAYSİM'e karşı çıkmaktan vazgeçilsin mi?

Bunun adı, 'Uzlaşma Kültürü…'

Çok kötü değil, yenilmek ya da vazgeçmek değil…

Demokrasinin, 'yalnızca çoğunluğun değil, azınlığın düşünce ve taleplerinin de dikkate alındığı' bir rejim olduğunun kabul edilmesi…

Sizce de çok basit değil mi?