TÜİK’in açıkladığı son veriler, Eskişehir’de konut satışlarının ciddi şekilde gerilediğini gösteriyor.

Mayıs ayında konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 azalmış.

Aslında bu tablo çok da şaşırtıcı değil.

Bugün elinde 1 milyon lirası olan vatandaş, parasını bankada değerlendirdiğinde ayda 30 bin liranın üzerinde getiri elde edebiliyor.

Böyle bir ortamda insanlar neden risk alsın, neden kiracıyla uğraşsın, neden tapu masrafı ödesin diye düşünüyor. Üstelik eli yüzü düzgün bir ev alsanız 4 – 5 milyon lira maliyeti olsa, kirası 30 bin liraya yaklaşamıyor…

Bir dönem “ev alan kazanır” anlayışı hakimdi.

Şimdi ise “bankaya koy, getiriyi al” dönemi yaşanıyor.

Konut satışlarındaki düşüşün tek nedeni elbette faiz değil.

Ekonomik belirsizlik, yükselen maliyetler ve vatandaşın geleceğe ilişkin kaygıları da bu tabloyu besliyor.

Sonuç ortada...

Eskişehir'de satılık ilanları artıyor, fiyatlar yükseliyor, satış rakamları ise düşüyor.

ESKİŞEHİRSPOR VE SİYASET

Eskişehirspor Kongre Üyesi Uğraş Erkayman’ın yaptığı açıklamanın en dikkat çekici bölümü şu:

“Eskişehirspor’un siyasi kimliği yoktur.”

Açıkçası buna itiraz edecek kimse olduğunu düşünmüyorum.

Çünkü Eskişehirspor'un siyasi kimliği olmaması zaten olması gereken durumdur.

Bu kulüp herhangi bir siyasi partinin, grubun veya kişinin değil; Eskişehir'in ortak değeridir.

Tribünlerde farklı görüşlerden insanlar yan yana oturur. Aynı gole sevinir, aynı mağlubiyete üzülür.

Eskişehirspor’u yıllarca ayakta tutan da bu birliktelik duygusu olmuştur.

Taraftarın beklentisi de nettir:

Yönetim tartışmalarıyla değil, başarı hedefleriyle gündeme gelen bir Eskişehirspor.

Kulübün bugün ihtiyacı olan şey yeni ayrışmalar değil, yeni desteklerdir.

ET TEZGAHINDAKİ GERÇEK

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik’in açıkladığı fiyatlar, vatandaşın mutfağındaki gerçeği bir kez daha ortaya koydu.

Kıymanın kilogramı 600 ila 1.000 lira arasında...

Kuşbaşının kilogramı ise 1.000 lirayı aşmış durumda.

Bu rakamlar karşısında birçok ailenin kırmızı eti sofraya koyması her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Üstelik sorun yalnızca tüketici tarafında değil.

Üretici maliyetlerden şikayetçi.

Kasap satışların düşmesinden şikayetçi.

Vatandaş ise fiyatlardan şikayetçi.

Yani zincirin hiçbir halkası memnun değil.

Tarım ve hayvancılık politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği artık sektör temsilcilerinin de ortak görüşü haline gelmiş durumda.

Çünkü et fiyatları yükselmeye devam ederken, vatandaşın alım gücü aynı hızla yükselmiyor.

Asıl problem de burada başlıyor.

KISSADAN HİSSE

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i ziyaret eden karikatürcülerle sohbet sırasında konu eleştirilere gelir.

Demirel, “Bu ülkede herkes birbirine yumruk atıyor” der.

Karikatürcüler ise gülerek cevap verir:

“Sayın Cumhurbaşkanım, tarihimizde mizahçılara en çok dava açan siyasetçi sizsiniz. Bu yumruk dönüp dolaşıp bizi vuruyor.”

Demirel'in cevabı yine kendine özgüdür:

“Canım, siz de kime yumruk atacağınızı bileceksiniz.”

Bazen mesele yumruk atmak değil...

Nereye ve kime vurduğunu hesaplayabilmektir