Yerel seçimler yaklaştıkça, spekülasyonlar da giderek artıyor... Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in yeniden aday olup olmayacağından tutun da, Tepebaşı ve Odunpazarı’na kimlerin aday olabileceği konuşuluyor...

Yerel seçimler yaklaştıkça, spekülasyonlar da giderek artıyor...
Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in yeniden aday olup olmayacağından tutun da,
Tepebaşı ve Odunpazarı'na kimlerin aday olabileceği konuşuluyor...
Bununla birlikte,
İYİ Parti'nin nasıl bir tutum içinde olacağına ilişkin öngörüler de ortaya atılıyor...
Nebi Hatipoğlu'nun 'CHP ile bir arada olmayız, neden AKP ve MHP ile ittifak yapmıyoruz?' çıkışının yankıları sürerken;
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den İYİ Parti'ye,
'Gelin yerel seçimlerde komşu olalım' teklifi geldi...
İYİ Parti'nin teklifi ret etmesinin ardından,
Bu sefer MHP'den bir açıklama,
'Genel Başkanımız İYİ Parti ile kurumsal bir birliktelikten değil,
Cumhur İttifakından yana tavır almasını önerdiğini' söyledi...
Önceki gün de,
Basının karşısına çıkan Ekrem İmamoğlu,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yeniden aday olacağını açıkladı...
Böylelikle,
CHP içindeki değişim tartışmaları yeni bir boyut kazandı...
***
Seçimlerden önce,
Yani yalnızca üç ay önce,
Benzin 19.80,
Motorin 18.60 TL idi...
Şimdi ne kadar?
Benzin 38.20,
Motorin 38.90 TL...
Neredeyse yüzde yüze yakın bu artış, yalnızca geçtiğimiz üç ay içinde yaşandı...
Dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 40 bin,
Açlık sınırı ise 11 bin 500 TL. imiş...
İşte böyle bir ekonomik tablo içindeyken,
Yüzyılın belki de en sıcak günlerini yaşıyoruz...
Oysa bütün derdimiz,
Daha doğrusu sayın basınımızın bütün derdi CHP'de yaşananlar ve yerel seçim...
Siyasetin,
Özellikle de iktidarın 'gündem belirlemek, gündem değiştirmek' diye bir derdi vardır...
Halkın kafasını öylesine suni gündemlerle işgal etmek, ekonomi ateşinin sıcaklığını fark etmesini önlemek...
O ateşin sıcaklığını hissetmenin önüne geçilemeyecek olsa da,
Halkı farklı meselelere yöneltmek...
Bir zamanlar basının amiral gemisi olarak adlandırılan gazetenin manşeti...
Yani birinci sayfasındaki en büyük puntolarla verilen haber,
'Gecenin üçünde Beyoğlu...'
Neymiş efendim,
Beyoğlu esnafı işyerlerini gece saat üçe kadar açık tutuyormuş ve mağazalar gündüz kadar kalabalık oluyormuş...
Hayat pahalıymış, ne gam...
Gecenin üçünde, Beyoğlu...
Komediye bakar mısınız?
***
Bazı ekonomistler,
Üst üste gelen zamları görünce,
'Durun bunlar daha iyi günlerimiz' demişti...
Haklı olduklarını anlıyoruz anlamasına da, içimiz de yanmıyor değil...
Enflasyon, faiz, neden, sonuç derken,
Kendimizi bir girdabın içinde bulduk...
Hani bir hikaye vardır ya,
Sonu şöyle biter;
'Ağam söylesene öyleyse biz bu b*ku neden yedik?' diye biten...
Halimiz aynı o hikayeye benzemedi mi sizce de?