Bazı hikayeler büyük cümlelerle başlamaz. Sessizce atılan küçük bir adımla, bir iyilik düşüncesiyle başlar. Sonra o küçük adımlar büyür, çoğalır ve kocaman bir gönül hareketine dönüşür.

Bugün sizlere yakından tanıdığım, yıllardır büyük bir özveriyle emek verilen bir oluşumdan bahsetmek istiyorum: Paylaşan Kalpler…

9 yıl önce bir iyilik hareketi olarak yola çıktılar. Bir zorunlulukla ya da beklentiyle değil; tamamen vicdanları, gönülleri ve paylaşma duygularıyla bir araya geldiler.

Bugün geldikleri noktada sadece yardım eden bir grup değil, iyilik etrafında kenetlenen büyük bir aile haline geldiler. Kimi zaman bir çocuğun yüzündeki tebessüme ortak oldular, kimi zaman bir sofraya umut taşıdılar, kimi zaman da ihtiyaç sahibi bir insanın duasında yer aldılar.

Onları özel kılan şey hiçbir zaman bir unvan ya da tabela olmadı. Onları bir arada tutan en güçlü bağ; samimiyetleri, gönüllülükleri ve gerçekten bir fark oluşturma isteği oldu.

Şimdi ise bu iyilik hareketini daha fazla insana ulaştırmak ve daha kalıcı bir yapı oluşturmak adına dernekleşme yolunda ilerliyorlar. Ancak biliyorum ki onlar için en değerli şey yine aynı kalacak: gönüllülük.

Paylaşan Kalpler’in en anlamlı çalışmalarından biri de Eskişehir’de koruma altında bulunan çocuklarımızla kurdukları bağ. Düzenledikleri etkinliklerle çocuklarla bir araya geliyor, onlarla vakit geçiriyor, güzel anılar biriktirmelerine katkı sağlıyorlar.

Ramazan ayında gerçekleştirdikleri iftar programı bunun en güzel örneklerinden biriydi. Çocukların mutluluğunu düşünerek Eskişehirspor’u bu özel buluşmaya davet ettiler. Kırmızı Şimşekler de bu çağrıya kayıtsız kalmayarak çocuklara unutulmaz bir gece yaşattı.

Geçtiğimiz günlerde Tepebaşı Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen piknik organizasyonu da yine aynı hassasiyetle gerçekleştirildi. Çocuklar oyunlarla, ikramlarla ve çeşitli etkinliklerle güzel bir gün geçirdi.

Beni en çok etkileyen detaylardan biri ise “dilek ağacı” oldu. Çocuklardan hayallerini yazmaları istendiğinde ortaya çıkan dilekler aslında çok şey anlatıyordu.

Sevilmek, sevgi görmek, bir aile, bir kardeş…

Çünkü bazen çocukların en büyük ihtiyacı sadece hatırlanmak, değer görmek ve sevildiklerini hissetmektir.

Paylaşan Kalpler de tam olarak bunu yapıyor. Sadece ihtiyaçlara destek olmuyor, kalplere dokunuyor. Sadece etkinlik düzenlemiyor, çocukların hafızasında güzel izler bırakıyor.

Onları yakından tanıyan biri olarak şunu söyleyebilirim; her çalışmalarında “daha ne yapabiliriz?” sorusuyla hareket ediyorlar. Çünkü onların tek bir kuralı var: gönüllülük.

Bir şehirde iyilik çoğaldıkça umut da büyür.

Paylaşan Kalpler’in hikayesi bize bir kez daha gösteriyor ki bazen küçük bir dokunuş, bir çocuğun dünyasında büyük bir değişim yaratabilir.

Çünkü bazen bir çocuğun gülümsemesi, gerçekten de dünyayı değiştirebilir.

Ben de bu güzel insanların yaptığı güzel işleri yakından takip etmeye ve Eskişehir’e duyurmaya devam edeceğim. Çünkü iyilik paylaşıldıkça büyür, duyuldukça daha fazla kalbe ulaşır.

Bu yazıyı yazarken içimde bir umut var… Aslında umut hep var.

MİLYONLUK BİR HESAP

Bir zamanlar yeni bir hayatın başlangıcı olarak görülen evlilik, bugün birçok çift için büyük bir ekonomik sınava dönüşmüş durumda.

Başarılı muhabir arkadaşımız Sümeyra Balcı Dizman araştırdı rakamları… Hepimizin derinden hissettiği enflasyonu haberleştirdi, evliliğin ne kadar zorlaştığını da gözler önüne sermiş oldu…

Yuva kurmak isteyen gençler, artan fiyatlar nedeniyle daha düğün yapılmadan ciddi bir mali yükün altına giriyor.

Son iki yıldaki fiyat değişimleri, evlilik hazırlıklarının maliyetini neredeyse ikiye katladı. 2024 yılında yaklaşık 337 bin lira seviyesinde olan temel evlilik hazırlıkları, 2026 Haziran itibarıyla 642 bin lirayı aşmış durumda.

Yani sadece temel ihtiyaçlar için bile çiftlerin karşısına çıkan rakam 300 bin liradan fazla artmış durumda.

En dikkat çeken artışlardan biri mutfak ürünlerinde yaşanıyor. Yeni ev kuran çiftlerin ilk ihtiyaçları arasında bulunan mutfak eşyalarının maliyeti iki yılda yüzde 100’ün üzerinde arttı.

Mobilya tarafında da tablo değişmiyor. Yatak odası takımı, koltuk ve masa takımı gibi temel ürünlerden oluşan mobilya grubunun maliyeti 126 bin liradan 222 bin liraya yükseldi.

Beyaz eşya fiyatları ise adeta ev kurmanın en büyük kalemlerinden biri haline geldi. Buzdolabından çamaşır makinesine kadar temel ürünlerde yaşanan artışlarla birlikte bu grubun toplam maliyeti iki yılda yüzde 100’ün üzerinde arttı.

İşin içine takılar, nikah masrafları ve diğer harcamalar eklendiğinde ise toplam maliyet milyon lira seviyesini aşıyor.

Eskiden evlilik hayali kuran gençlerin en büyük heyecanı yeni bir hayat kurmaktı. Bugün ise o hayalin yanında ciddi bir hesap yapmak zorunda kalıyorlar.

Sevgiyle başlayan bir yolculuğun, ekonomik şartlar nedeniyle bu kadar ağır bir yük haline gelmesi düşündürücü.

Çünkü bir yuva kurmak sadece eşya almak, düğün yapmak ya da masraf çıkarmak değildir. Asıl mesele birlikte bir hayat kurabilmektir.

Ama günümüz şartlarında görünen o ki, o hayale ulaşmak için artık sadece kalp değil, güçlü bir bütçe de gerekiyor.

KISSADAN HİSSE

1928 yılında bilim insanı Alexander Fleming, tatile çıkarken laboratuvarındaki bakteri kaplarını temizlemeyi unuttu. Döndüğünde ise beklenmedik bir manzarayla karşılaştı. Kaplardan birinde oluşan küfün, ölümcül bakterileri yok ettiğini fark etti.

O küçük unutkanlık, tıp tarihinin en önemli keşiflerinden biri olan penisilinin ortaya çıkmasına vesile oldu. O gün masada kalan bir dağınıklık, milyonlarca insanın hayatını kurtaracak bir umuda dönüştü.

Bazen hayatın karşımıza çıkardığı küçük ayrıntılar, farkında olmadığımız büyük değişimlerin başlangıcı olabilir.

Kıssadan hisse: Her hata bir son değildir; bazen doğru bakmayı bilenler için yeni bir başlangıcın kapısıdır…