Ülke olarak bugünlerde çok sıkıntılı günler geçiriyoruz. Yurdumuzu kan gölüne çevirmek isteyen hain teröristler ülkeye yangın yerine döndürdü.
KAHRAMAN ŞEHİDİMİZ
HAKKINI HELAL ETTİ Mİ?
Ülkemiz her gün şehit haberleriyle sarsılıyor. Bir şehit acısı daha Eskişehir'e düştü. Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen patlama sonucu şehit olan Piyade Üsteğmen Onur İlkhan'ı, dün gözyaşları içinde uğurladık. Şehidin top arabasından indirildiği sırada sözlüsü Sabiha Coşkun'un 'Aşkım, bitanem böyle mi kavuşacaktık?' sözleri yürekleri dağladı. Şehidimize Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır diliyorum. Mekanı Cennet olsun. Herodot 'Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer' demiş. Ne yazık ki ülkemizin Güneydoğusu'nda 7 Haziran seçimleri sonrasında savaş alanına döndü. Aylardır babalar oğullarını gömüyor. Sahte çürük raporu aldırarak, oğullarını askere göndermeyenler bu acılı ortamda şehitliğin yüceliğinden bahsedebiliyor. Cenazede herkes kahraman şehidimize hakkını helal etti. Peki kahraman şehidimiz, kanlı terör örgütüyle pazarlık yapanları, PKK şehirleri silah deposu haline getirirken, bunu görmezden gelenlere haklarını helal etti mi?
KÖKTEN ÇÖZÜLMELİ
İktidarın 'Açılım' politikası iflas etti. Bu konuda bölücülere taviz üstüne taviz verilerek yanlış yapıldı. Ancak bugün hesap sorma günü değildir. Gün birlik olma günüdür. Günü geldiğinde yapılan yanlışların hesabı tabi ki sorulur. Böyle bir ortamda halk olarak teröre karşı tek vücut olmalıyız. Birlik ve beraberliğimizi korumalıyız. Çünkü biz Türkler vatanını son damlasına kadar koruyacak asil bir milletiz. Toprağımızı bırakarak, sınırlarını kapatan 'sözde medeni' batı devletlerine el açmayız. Ne kadar kızarsak da kızsak İlker Başbuğ'un dediği gibi terörle mücadelede mevcut hükümete destek olmalıyız. Terörle mücadeleyi yöneten hükümeti bugün eleştirmek bizlere yarar değil, zarar getirir. İktidarı ve muhalefeti bu hain bölücü terör örgütlerine karşı birlikte hareket etmeli. Artık kesinlikle geri adım atmayarak, sorunu kökten çözmelidirler. Eşinden, ailesinden ayrı aylardır Güneydoğu'nda hain teröristlerle kanı pahasına mücadele eden kahraman güvenlik güçlerimizin dualarımızla yanında olmalıyız. Onların sayesinde şanlı al bayrağımız ve vatan emin ellerde...
*
DEVAMSIZLIK ORANINI YÜZDE
80'LERDEN 10'LARA DÜŞÜRDÜK
Görünüm'de dünkü yazımda Fatih Kaya adlı bir öğrenci velisinin TOKİ Savaş Kubaş Anadolu Lisesi ile ilgili şikayetlerine yer vermiştim. TOKİ Savaş Kubaş Anadolu Lisesi Müdürü Attila Akıncı bu yazımla ilgili beni aradı. Akıncı, 'Okul Aile Birlikleri okul ihtiyaçları için velilerden aidat değil, bağış toplar. Her öğrenci velisi bu birliğin doğal üyesidir. Bundan dolayı velilere mesaj göndermişler. Okul Aile Birliği'nin bağış toplama işine okul müdürü karışamaz. Ben sizin yazınızdan sonra Okul Aile Birliğinin mesajlarının dökümlerini inceledim. 'Şu tarihe kadar bağış yapın. Ya da bağış için en son tarih şudur' diye ifadeye rastlamadım. Bu ifadeler mesaja sonradan eklenmiş olabilir. Kesinlikle bağış için son tarih 11 Nisan'dır diye mesaj gönderilmemiş' dedi. Eğitim yılı başında öğrencilere geç kağıtı verilmemesi yönünde Öğretmenler Kurulu'nda karar aldıklarını ifade eden Akıncı; 'Bu sayede lisemizdeki devamsızlık oranını %80'den %10'lara indirdik. Bu uygulama hem okulumuz hem de öğrencilerimiz adına yararlı olmuştur. Böylece suistimallerin önüne geçilmiştir' dedi.
*
NOSTALJİ
ESKİŞEHİRLİ MİLLİ EĞİTİM BAKANI
ORHAN OĞUZ DEMİREL İLE BİRLİKTE
Yıl 1970. 46 yıl önce Başbakan Süleyman Demirel, eşi Nazmiye Demirel bir mitingde dönemin Eskişehirli Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Orhan Oğuz ve Eskişehir Milletvekili Mehmet İsmet Angı ile birlikteler. 1969 Ağustos'unda Adalet Partisi'nin (AP) Eskişehir'de yapılan önseçiminde dönemin Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ün ardından ikinci olan Oğuz, 12 Ekim 1969'da yapılan seçimde Eskişehir Milletvekili seçildi. AP oyların yüzde 46,53'ünü alarak tek başına iktidar oldu. O seçimde Adalet Partisi Eskişehir'den 4, CHP ise 2 milletvekili çıkardı. Orhan Oğuz 46 yaşında Milli Eğitim Bakanı oldu. Oğuz, Bakan olduğunda Türkiye'de sadece 6 üniversite vardı. Yeni bir kanun tasarısı çıkartarak, Sakarya, Konya, Eskişehir ve Bursa'da mühendislik ve mimarlık yüksekokullarını açtı. Bu okullar zaman içerisinde akademiye dönerek hepsi birer üniversite oldu. Eskişehir Ziraat Enstitüsü'nü ve Adana Tıp Fakültesi'nin kurulmasını sağladı. 12 Mart 1971 Muhtırası ile AP Hükümeti istifa etti. Oğuz, 14 Ekim 1973'de tekrar milletvekili seçildi. AP seçimde başarısız oldu. Orhan Oğuz, daha sonraki yıllarda 'En büyük pişmanlığım' dediği şeyi yaparak, Demirel'in karşısında AP Genel Başkan adayı oldu. Ancak kendisine destek sözü veren milletvekili ve senatörler, kongrede onu yalnız bıraktı. Genel Başkan seçilemedi. Orhan Oğuz 1983 yılında İstanbul Marmara Üniversitesi'ni kurdu. 1965, 1969, 1973, 1977'de olmak üzere dört dönem Eskişehir milletvekilliği yapan Mehmet İsmet Angı 13 Temmuz 1992'de vefat etti. Eskişehir'e büyük hizmetleri olan Angı'ya Allah'tan rahmet diliyorum…
foto şaka
ETO Başkanı Metin Güler: Bakanım size müjdem var. Eskişehirli firmalarda katılsın diye Fuar ve Kongre Merkezi ihalesini iptal ettik.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı: Başta ihale şartnamesini Eskişehirli firmalar katılacak şeklinde yapaydın da vereceğin müjden sende kalsaydı ya(!)