Bir zamanlar PlayStation kütüphanesinin altın çocuklarındandı Tony Hawk’s Pro Skater. 90’ların sonu, 2000’lerin başı… Sokakta kaykay yapan çocuklar, içi püsküllü Vans ayakkabılar, punk müzikle yükselen gençlik hayalleri… Bu oyunlar sadece spor değildi, kültürdü. Şimdi, Tony Hawk’s Pro Skater 3+4 Remake ile bu kültür, Switch 2’den PS5’e, her platforma yeniden kayıyor.
Ama bu sadece bir “nostalji dalgası” mı, yoksa gerçekten modern bir başyapıt mı? Gelin detaylara inelim.
Vicarious Visions’ın Pro Skater 1+2’deki başarısından sonra Activision, bu rüzgârı sürdürmeye kararlıydı. Ve işte karşımızda: hem Pro Skater 3’ün klasik yapıları (Airport, Canada, Tokyo) hem de 4’ün daha açık uçlu tasarımları (College, Alcatraz, Kona) yeniden hayat bulmuş durumda.
Görsel kalite beklentileri karşılıyor, hatta aşıyor. HDR desteğiyle parlayan gün batımı, rüzgarda uçuşan yapraklar ve çatılardan görünen neon tabelalar… Hepsi sanki bu oyunu ilk kez değil de, rüyamızda oynuyormuşuz hissi veriyor.
Bu remake’in belki de en güçlü olduğu nokta: akışkanlık.
Kontroller o kadar duyarlı, fizik motoru o kadar ustaca ayarlanmış ki, her hareket doğal hissettiriyor. Eskiden saatlerce uğraşıp yapabildiğimiz trick kombinasyonlarını şimdi birkaç saniyede ustaca zincirleyebiliyoruz — ama bu, oyunun kolaylaştığı anlamına gelmiyor. Yine “perfect line” yakalama çabası, yine düşmenin utancı var.
Manual, revert, spine transfer, hepsi yerli yerinde. Yeni gelen “combo builder” sistemi sayesinde kendi trick zincirlerinizi kaydedip turnuvalarda kullanabiliyorsunuz. Online modlarda ise dünya çapındaki skaterlarla gerçek zamanlı rekabet bambaşka bir boyut katıyor. Bir Tony Hawk oyununda müzikten bahsetmemek, pizzada peyniri unutmak gibi olurdu.
Neyse ki bu konuda da sınıfta kalmıyor remake. Orijinal 3+4’ün unutulmaz parçaları (CKY, Red Hot Chili Peppers, AC/DC) geri dönüyor. Ama aynı zamanda yeni nesil müzisyenlerden de eklentiler var: Turnstile, IDLES, FIDLAR gibi modern punk ve garage rock grupları, genç oyuncuları da yakalıyor. Eski ile yeninin sentezi sadece görselde değil, müzikte de sağlanmış. Park Editor modu bir oyun değil, başlı başına bir üretim aracı.
Oyuncular kendi skate parklarını oluşturabiliyor, upload edebiliyor, başkalarının parklarında puan kasabiliyor. Bazı oyuncular tam anlamıyla "Dark Souls parkı", “Harry Potter kampüsü” ya da “Cyberpunk şehirleri” inşa etmiş bile. Oyun, sadece bir oyun değil, toplulukça inşa edilen bir skate evrenine dönüşüyor.
Elbette dört dörtlük değil. Özellikle Switch 2’de optimizasyon zaman zaman tökezliyor; birkaç haritada kare hızı düşüşleri ve yükleme süreleri biraz uzun. Bazı görevler hâlâ eski usul “bul şu bandoyu, topla şu S-K-A-T-E harflerini” kıvamında kalmış; bu da yeni oyunculara biraz yavan gelebilir.
Yine de bu sorunlar genel akışı sekteye uğratmıyor.
Tony Hawk’s Pro Skater 3+4 Remake, geçmişe sadece bir selam değil; aynı zamanda bugüne sağlam bir meydan okuma. Bu oyun, eski oyunculara nostaljiyi en rafine şekilde sunarken, genç nesli de bu kültürle tanıştırıyor.