Eskişehir'de başta buğday ve arpa olmak üzere sonbaharda yapılan kışlık hububat ekimlerinde, üreticilerin çoğu yetersiz hatta bir kısmı hiç taban gübresi kullanmamış olsa da kış öncesi bitki çıkışları oldukça iyi olmuş, kayda değer bir sorun görülmemişti.
Geçtiğimiz üretim yılında yaşanan kuraklığın etkileri nedeniyle bu yıl için de kaygılı olan üreticilerimizi ferahlatan bu durum, aralık ayından itibaren alınan kar yağışı ile de yeni üretim yılı için moralleri yükseltmişti. Ancak kar yağışı miktarı ve kar örtüsü kalma süresi umut edilen gibi olmadı. İlkbahar yağışları ise çok yetersiz başladı, kuraklık tehlikesi yeniden ortaya çıktı. Bu arada bitkiler Nisan ayında soğuk ve don zararı ile karşı karşıya kaldı ve bu nedenle bazı çeşitlerin alt ve üst yapraklarında dikkat çekici sararmalar görüldü. Bu sararmaların bir kısmı ile alt yapraklarda görülen morarmalarınbir kısmı ise soğuk zararı yanında taban gübresi yokluğundan da kaynaklanmıştır.
Değişik yörelerde herhangi bir hastalığa bağlı olmadan görülen boy kısalığı, bodurlaşma ve bitkilerin iyi bir kök gelişmesi sağlayamaması,hem yetersiz yağış hem de besin maddesi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda olan bitkiler başta kuraklık olmak üzere, gelişmeyi etkileyebilen her türlü olumsuz iklim koşullarından diğerlerine kıyasla daha fazla etkilenmektedirler. Zayıf gelişen direnci düşük bitkiler, verimi ve/veya kalite özelliklerini dikkate değer hatta ciddi oranda düşürebilen çeşitli hastalıklara da daha kolay yakalanabilmektedir.
Kök, kök boğazı ve sap hastalıkları bu gibi durumlarda ortaya çıkan ve bitkileri fide döneminden başlayarak hastalandırabilen hastalıklardır. Tarlada adeta yanmış bitki öbeklerigörülür. Bu hastalıklardan bazıları bitki büyüdüğünde ve başak bağladığında da zarar verebilmektedir. Bunların yanı sıra çeşitli yaprak hastalıkları iklimin gidişine ve bitkilerin büyüme dönemlerine göre adeta fırsat kollar ve şartlar kendileri için uygun olduğu anda harekete geçerler. Bu hastalıklardan bazılarının etmenleri (hastalığı bulaştıran, başlatan amiller)hava yoluyla, çok uzak mesafelerden bile gelebilmektedir. Bunlardan biri de sarı, kahverengi ve kara olarak üç türü bulunan ve genel olarak 'pas' hastalığı olarak bilinen hastalık olup, Eskişehir'de zararı en çok görüleni sarıpas tır. Bu hastalık diğer türlere göre daha erken dönem de ve daha serin, nemli havalarda görülür, kahverengi olanı buna göre daha geç, kara olanı en geç görülenidir.
Bitkilerin besin üretim fabrikaları diyebileceğimiz yapraklara yerleşen,hatta ileriki dönemlerde kavuzların içlerine kadar bile girebilen bu hastalığınülkemizin bazı bölgelerinde görülmeye başladığı bilgileri gelmektedir. Şartlar elverirse (yağışlar gelir, hava biraz daha serinlerse muhtemeldir) bizde de görülmesi olasıdır. Gerek kök , kök boğazı ve sap hastalıkları, gerekse pas ve diğer yaprak hastalıklarının zarar verici düzeye gelmeden önce önleminin alınması özellikle bu yıl için daha bir önemlidir zira bir çok üretici ilkbaharda verilmesi gereken üst gübreyi veremediğini veya oldukça az verebildiğini beyan etmiştir.
Bir kısım üretici, güvenilir fakat yetersiz ya da tahıllar için tam uygun görülemeyecek gübreleri kullanmış, bazıları ise bulabildiğini zamansız da olsa üst gübre olarak vermiş bulunmaktadır. Bu gibi ekilişlerde, büyüme gelişme hızı yavaş ve güçsüz olan bitkiler pas hastalığından daha çok zarar görür. Bu üretim yılında oldukça geniş kuru tarım alanlarında bitkilerin 'zor olum' dediğimiz, erkenden başak çıkarma durumuna girmeden büyüyüp gelişmesi için en büyük gücü yağışların bir an önceyeterli düzeyde ve iyi bir dağılımla gelmesidir.
Üreticilerimizin hiç ihmal etmeden her fırsatta ekilişlerini kontrol etmesi, tarlalarının bir kenarından bakmadan olabildiğince her tarafını gözden geçirmesi, içine girip bakması, şüphelendiğinde Ziraat Odası, İlçe ve İl Tarım Müdürlüğü uzmanlarından yardım istemesi gerekmektedir. Alınabilecek bir önlem varsa, gecikmeden müdahale etmek kayıpları azaltabilecektir.