2023 Yılını uğurladık.

2023 Yılını uğurladık. Geriye dönüp baktığımızda, aklımıza;

6 Şubat depremini,

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın vefatını,

Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı,

2023 Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri,

Selahattin Demirtaş’ın siyasetten çekilmesini,

Akbelen ormanı direnişini,

CHP’sinde değişim ve muhalefette umutların artmasını,

Cumhuriyetin ilan edilişinin 100. yılını,

İsrail-Hamas savaşını,

12 askerin şehit edilmesini,

TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın her şeye rağmen serbest bırakılmamasını,

Asgari ücretin tespitini,

Süper Kupa kargaşasını,

 En önemlisi 2023 yılının Atatürk yılı gerçeğini getiriyor.

Depremden başlayacak olursak, bu deprem birçok canımızı aldı, iktidarın da enkaz altında kalacağı çok konuşuldu, ancak iktidar, iktidarın verdiği imkânları lehine kullanmayı bildi ve ağır hasar almasına rağmen kıl payı enkazdan çıktı.

Türk siyasi hayatına damga vuran Deniz Baykal 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. Hayatı politik/siyasi mücadeleler içinde geçti, hiçbir şeyden pes etmedi, ta ki kendisine kurulan FETÖ-kaset kumpasına kadar. Bu olay Türkiye’de muhalefetin uzun bir dönem eylemsizliğine dirençsizliğine neden oldu. Belki de Türkiye’de, muhalefet olarak yıkılması gereken ilk kalelerden biriydi ve yıkıldı, arkasından diğer kalelerde domino taşı gibi birer birer yıkıldı.

Yüksek enflasyon ve hayat pahalığı vatandaşı inim inim inletirken, “boş tencere iktidar devirir” söylemlerinin de boşa çıktığını gördük. Sefalete rağmen özelikle emekli kesimin, muhalefetin cazip vaatlerine rağmen iktidardan yana oy kullanması herkesi şaşırttı. Tabi emeklilerin örgütlü olmaması bu konuda en büyük etken.

2023 Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tüm muhalefetin bir araya geldiği ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin kesin kazanılacağı algısı, muhalefetin hataları, Meral Akşener’in masa oyunları ve iktidarın küresel dostlarını devreye sokmasıyla muhalefetin seçimleri kaybetmesi toplum içinde büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Neyse ki, CHP’nin kısa sürede toparlanması umutları yeniden yeşertti.

Yedi yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş seçimlerden sonra kendine pay çıkaran ve özeleştiri yapan en önemli siyasetçilerin başında geldi.

Muğla’nın İkizköy Mahallesi Akbelen mevkiindeki köylülerin ve halkın direnişine rağmen, ağaç katliamı durdurulamadı.

Genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin kaybedilmesi, parti örgütlerinin tavır göstermesi sonuncunda CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu devri demokratik bir seçimle kapandı.

Değişim vaadiyle Genel Başkanlığa gelen Özgür Özel, “sokağa iniyoruz” hamlesi yeni bir umut ışığına yol açtı. “Elimizdeki tüm belediyeleri yeniden kazanacağız ve yanlarına yenilerini de ekleyeceğiz” derken, yeni umutlara kapı açmaya başladı. Bu söylem muhalefetin gücünü koruyarak, hatta daha artırarak, erken seçim kapısını zorlamak anlamına geliyor olması önemliydi.

Cumhuriyetin ilan edilmesinin 100. Yılı büyük bir bilinç ile en yüksek devlet törenleriyle kutlanabilirdi, böyle olmayınca, belki de halk, ilk defa ve yüksek bilince yakın bir hassasiyetle bu törenleri kendisi kutladı.

Bu durum, halkın Cumhuriyete ve laik sisteme sahip çıktığını gösterdi.

İsrail-Hamas savaşı, Ukrayna-Rusya Savaşı gibi Türkiye’yi derinden etkiledi. Bu savaşta 22 bin insan yaşamını yitirdi. Türkiye Filistin halkının yanında olduğunu belirtmesine rağmen, el altından İsrail’in lojistik ihtiyaçlarını karşıladığı çok konuşuldu. Türkiye demokrasi güçleri ve halkı, Filistin halkının yanında olduğunu ama Hamas’ın politikalarını benimsemediğini açık açık belirtmesine rağmen, iktidarın ikiyüzlü tavrının devam ettiği birçok siyasi tarafından dile getirildi.

Yılın son günlerinde, çalışanlarının %70’ini ilgilendiren asgari ücret belirlendi. Güya çalışanlar enflasyona ezdirilmemiş oldu ve %49’luk bir artış sağlandı ve 17 bin 2 lira oldu.

Çalışanlar ve emekliler ilk günden itirazlarını basın açıklamaları ve yürüyüşlerle, yüksek sesle dile getirdiler. Yoksulluk sınırı altında, açlık sınırına yakın bu rakamın birkaç ay içinde eriyip gideceğini söylediler.

Emeklilere verilmesi beklenen artışlar da, hiçbir derde çare olmayacak. Emekliler, demokrasi güçleri ve emekçiler ile beraber 2024 yılında hak aramaya devam edecekler.

12 Askerin şehit olması ve AKP bildirisine CHP imza koymayarak, güdümlü muhalefet konumundan çıkma gayreti toplumda epey yankı uyandırdı.

Can Atalay AYM kararına rağmen halen serbest değil, geldiğimiz nokta bu. Hangi adalete hangi hukuka güveneceğimiz konusu büyük bir sorun ve çıkmaz içinde olduğumuz kesin.

Gelelim süper organizasyonuna;

Yılın son günlerinde, Cumhuriyetin 100. Yılı şerefine, Türkiye’nin iki büyük kulübü Galatasaray ve Fenerbahçe arasında oynanacak Süper Kupa finalini Suudi Arabistan’da oynanması fikri ayrı bir facia olsa da, kimse bu fikre karşı koyamadı.

Bu konuda zaten oluşan bir muhalefet bir kamuoyu vardı, buna rağmen iktidar buna aldırış etmeyerek, yandaşlarıyla birlikte bu maçı oynatmakta direndi. Arapların Atatürk’e karşı tutumları biliniyordu. Gelişen olayalar sürecinde, kulüplerimizin, toplum hafızasındaki Atatürk bilinci nedeniyle aklıselim davranarak sağduyulu tavrıyla maçı oynatmadı.

2023 yılı, Türkiye Cumhuriyetinin 100. Kuruluş yılı ve Atatürk yılıdır diyebiliriz. Halkın kendiliğinden kutladığı Cumhuriyetin 100.yılı kutlamaları ve süper kupa hikayesi gösterdi ki, Mustafa Kemal Atatürk 20.yüzyılın Dünya Lideridir.

2023 yılının bazı önemli olaylarının çok kısa özetini yapmaya çalıştım. Tüm bu olaylar bize neyi anlatıyor.

Türkiye iyi yönetilmiyor, iyi yönetmek için de halkın önünde başka bir seçenek olması gerekir. Bu seçenek bugünün şartlarında “güvenilir muhalefet bloğu”nun oluşmasından geçtiği çok açıktır. Tüm muhaliflerin bunu ne zaman anlayıp da hayata geçirecektir. Neyi bekliyorlar?, anlamak zor, daha ne kadar ders alınacak.?

Emekliler için dün açıklanan enflasyon rakamlarına göre maaş artışları belli oldu. SGK emeklilerine %37,57, memur emeklilerine %49,25

Görünen o ki, baskılanmış enflasyon rakamlarına dayanan maaş artışları hiçbir derde deva olmayacak, hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon devam edecek, emekçiler, emekliler yoksulluk çekmeye devam edecekler ve onlar mücadele etmezse başka dinamiklerin çabası çok yeterli olmayacaktır. O zaman emekçilerin ve 16 milyon emeklinin mücadelesi her alanda desteklenmelidir. Muhalefetin işçiler ve emekliler ile yakın ilişki içinde olması kaçınılmazdır. Çünkü 2024 yılı onlar için ekmek ve hak arama mücadelesi yılı olacak.

Tüm muhalefetin, her türlü anlamsız siyasi kaygıları bir kenara bırakarak bir an önce birlikte hareket etmesi gerçeğinin altı çizerek, ekmek ve demokrasi mücadelesinin her alanda hayata geçirilmesi en acil yaşamsal görevi olduğunu bilmesi gerekmektedir. Değilse herkes için her şey çok geç olabilir.