Ulusal Kurtuluş Mücadelesinin başlangıcı Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs 1919 olduğu şeklinde geniş bir kabul görse de,

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, bu mücadelenin nasıl yapılacağına ilişkin ilk eylemdir…

19 Mayıs 1919’un ardından Mustafa Kemal Atatürk, önce Erzurum, sonrasında Sivas Kongrelerini düzenledi…

Ülkenin farklı bölgelerinden gelen katılımcılarla görüştü…

Onlardan hem halkın nabzını aldı, hem de bölgelerinde yaşayan insanlara iletilmesini istediği mesajları aktardı…

Mart 1920’de ise,

Ankara’da bir meclisin toplanacağını açıkladı…

Ardından daz kesin tarihi belirledi…

23 Nisan 1920 Cuma günü…

Listeye yazılan 325 isimden ancak 155’i Ankara’ya gelebilmişti…

Hacı Bayram Veli Camiinde Cuma namazı kılındı…

Meclis binasının kapısı önünde kurbanlar kesildi ve ilk meclis toplandı…

Sanırım Atatürk’ün kafasında Kurtuluş Savaşının nasıl yürütüleceği konusu netleşmişti…

Artık fiilen başlatılabilirdi…

“Hâkimiyet bilâkaydü şart milletin” olacaktır…

Yani ulusal egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve o milletin iradesini yeni meclis temsil edecektir…

***

1921’de 23 Nisan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ulusal bayramı olarak ilan edildi…

İlk adı Milli Hâkimiyet Bayramı idi…

1927 yılında Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adını aldı…

19 Mayıs’ta gençler,

23 Nisan’da çocuklar stadyumlarda gösteriler yaparlardı…

1981 yılından itibaren kutlamalar uluslararası bir hal aldı…

Çeşitli ülkelerden gelen çocuk grupları bir hafta süren kutlamalara katılırlardı…

Sonra kutlamalar cadde ve sokaklarda festival havasında yapılmaya başlandı…

Amacın kutlamaları başka bir mecraya çekmek olduğu çok sonra anlaşılacaktı…

Bugün gelinen nokta ortada…

Yalnızca 23 Nisan değil, diğer ulusal bayramlar da mecralarından çıkartıldı…

Daha doğrusu sıradanlaştırıldı…

***

29 Ekim nasıl ulusal mücadelenin son noktasıysa,

23 Nisan da o mücadelenin ilk fitilinin ateşlendiği tarihtir…

Bu arada,

Sonradan uygulamadan kaldırılan koltuğu çocuklara devretme geleneğini başlatan Atatürk’tür…

1933 yılındaki kutlamalarda Atatürk bir grup çocuğu makamında kabul etmiş, bir süre onlarla sohbet etmiş ve en sonunda da içlerinden birini Cumhurbaşkanı makam koltuğuna oturtmuş, sonra da,

“Hadi bakalım sen Cumhurbaşkanı olsaydın ilk ne yapardın?” mealinde sorular sormuş…

O gün başlayan bu gelenek,

Her neden gerek duyuldu bilinmez, kutlamalardan çıkartıldı…

Bugün yalnızca isteyen bazı belediyelerde uygulanıyor…

***

“Geçmişlerini bilen ülkeler ancak geleceklerini şekillendirebilirler”

Bu, çok bilinen ve yinelenen bir söz…

Her 23 Nisan’da,

Her 19 Mayıs’ta,

Her 30 Ağustos’ta,

Her 29 Ekim’de,

Mutlaka ve mutlaka hatırlamamız gereken bir söz…