Enheduanna…
“Ben Enhedunna. Vardım. Buradaydım,” diyen, tarihteki ilk kadın şair.
MÖ 2285 - MÖ 2250 yılları arasında, günümüzden 4275 yıl önce yaşadı.
Akad Kralı Sargon’un ve Kraliçe Tashlultum’un kızı.
Sümerlerin Aşk ve Savaş Tanrıçası İnanna’ya duygu dolu şiirler yazdı.
“İnanna’nın Yüceltilmesi” adlı eseri, Sümer edebiyatının en önemli eseri.
“Sen taşkın bir selsin dağlardan inen,
Ah, her şeyden önce gelen,
Ay tanrıçası İnanna, cennetin ve dünyanın tanrıçası!
Ateşin kıvılcımlar saçıyor ve sıçrıyor halkımın üzerine.
Bir hayvana binmiş hanım,
An sana üstünlük veriyor, kutsal buyruklar;
Ve sen işte böyle davranıyorsun.
Bütün büyük ayinlerimizde sen varsın.
Ama kim anlayabiliyor ki seni gerçekten?”
Enheduanna şairliğinin yanında Ur şehrindeki Ekişnugal tapınağının baş rahibesiydi.
Enheduanna şair…
Baş rahibe…
Edebiyat, kültür alanında…
Din alanında otorite…
Ona rağmen…
Bütün otoritesine…
İhtişamına…
Saygınlığına…
Gücüne rağmen kadınların kaçınılmaz kaderiyle yüzleşti.
Babası ölünce Ur şehrinden sürüldü.
Büyük acılar yaşadı.
Sürgünde yaşadığı acıları, “İnanna’ya Ağıt” şiirinde dile getirdi.
Yeniden toparlansa da…
Yeniden baş rahibe olsa da…
Akadlar, Sargon’un krallığı zamanındaki gücünü yitirince…
Ur şehrini yerle bir eden Lugalan’ın tecavüzüne uğradı.
“Hayatım alevler içinde
O beni dağlardaki böğürtlen dikenlerinde
mecbur etti yürümeye
Sıyırdı başımdan
bir baş rahibeye yaraşan tacı
Bir hançer ve bir kılıç verdi elime
ve dedi
senin için yapıldı bunların ikisi de
çevir onları hemen kendi öz bedenine.”
***
Günümüzden 4275 yıl önce yaşamış bunları Enheduanna.
4275 yıl içinde değişen ne oldu?
Tecavüze, tacize uğrayan…
Mağdur edilen…
Haksızlığa uğrayan…
Hakkı yenen…
Aşağılanan…
Rencide edilen…
Psikolojik şiddete maruz kalan…
Toplum içinde, aile içinde örselenen…
Sokak ortasında katledilen…
Büyük acılar yaşayan kadınlar!
Oysa ne demiş Tanrı Baba?
“Boşuna mı kızlar verdim, şarap verdim size?
Güzel güzel yaşayasınız diye.”