Kilisliler gazetelere ilan vermiş:

'Evlerimize roketler düşüyor'

Nerden düşüyor?

E diyelim ki düşüyor.

Tabii ki düşecek.

Yola çıkmış bir kere.

Havada asılı mı kalacak?

Sayın Valimiz açıklamadı mı size bunu?

Demedi mi, 'Tabii ki düşecek, havada mı kalacak! Yerçekimi var,' diye.

Sayın Valim, bu halk cahildir, ne bilsin yer çekimini.

Sonra Sayın Valim Süpermen mi?

Kendisi ne güzel söyledi, 'Ben Süpermen değilim, roketleri havada yakalayamam,' diye.

Ayrıca size füze saldırılarından korunmanız için ne yapmanız gerektiğini de söyledi.

'Abdest alın' dedi.

Hatta iki rekat da namaz kılın sokağa çıkmadan.

Allah'ın izniyle hiçbir şey olmaz o zaman.

Füze sizi teğet geçer.

Şöyle de yapabilirsiniz, AFAD bunu 'bilinçlenin broşürü'neeklemeyi unutmuş olmalı, baktınız füze geliyor, kıbleye dönüp namaza durun.

E sonuçta IŞİD besmele çekip fırlatıyor bu füzeleri.

O zaman füze size 'Allah kabul etsin,' der geçer.

Bunlar okunmuş üflenmiş füzeler.

***

'Üzerimize şarapnel yağıyor.'

Bak şimdi!

Kardeşim sen de şemsiyesiz çıkma dışarı.

Aç şemsiyeni.

Ondan sonra ister dolu yağsın ister şarapnel yağsın.

Hiçbir şey olmaz.

***

'Evimizde öldürülüyoruz.'

'Sokakta öldürülüyoruz.'

E fani dünya.

Hepimiz öleceğiz sonuçta.

Ecel!

Ecelin gelince yapacak bir şey yok.

İnsan kaderini değiştirebilir mi?

Değiştiremez.

Vaden dolduysa yapacak bir şey yok.

***

'Sesimizi duyun.'

'Sesimize ses verin'

Sesinizi duyuyoruz duyuyoruz!

AFAD size broşür dağıttı ama anlamıyorsunuz ki!

Ne dedi, 'Bağırmayın, çukur bir yer bulup çökün!'

E kardeşim ne bağırıp duruyorsun, 'Sesimizi duyun, sesimizi duyun!' diye.

***

'Kilis saldırı altında!'

'Vatan saldırı altında!'

Kardeşim sen vatan haini misin?

Ne saldırısı! Yok öyle bir şey.

Sadece yolunu şaşırmış IŞİD füzeleri bunlar.

Yanlışlıkla geliyorlar.

Yanlışlığı anlayınca dönüp giderler nasıl olsa.