Tartışılır iyi olduğuna karar verilir…
Tartışılır kötü olduğuna karar verilir…
Ama ben, hemşerilerimin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmam…
ESGÜNDEM26 haber sitesinden Gökhan Koçal,
AKP Büyükşehir Adayı Burhan Sakallı'ya soruyor,
'Termik santral konusunda hükümet bunu yapacağım derse, nasıl bir eylem içerisinde olacaksınız?'
Burhan Sakallı yukarıdaki cevabı veriyor…
Ya da aşağıdaki…
Tartışılır iyi olduğuna karar verilir…
Tartışılır kötü olduğuna karar verilir…
Ama ben, hemşerilerimin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmam…
Şehir halkının aklıyla ve algısıyla bu denli oynamanın, böyle oynamaya kalkmanın, cansiperane sözlerle göğsünü siper ettiğini göstermeye çalışmanın, Eskişehir halkında nasıl bir intiba bırakacağını düşünüyor acaba Burhan Sakallı?
Neden şunu açık açık söylemiyor?
'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Bakan Berat Albayrak'ın direk talimatlarıyla planlama çalışmaları başlatılan böyle bir projeye, ben, Burhan Sakallı olarak açıkça 'karşıyım' diyemem…
Eskişehirliler neden bunu bir türlü anlamak istemiyor?
Sizler neden anlamamakta direniyorsunuz?'
Ben bile artık 'karşıyım' demesinden vazgeçtim, çünkü söyleyemeyeceğini bir anlamda kendisi ifade etti…
***
Çünkü katılacağı her basın toplantısında,
Katılacağı her televizyon programında,
Hatta diğer toplantılarda, bu soruyla hep karşılaşacak…
Bu sorudan kaçabilmesi mümkün değil…
Ama böyle bir cevap yok…
Tartışılır iyi olduğuna karar verilir…
Tartışılır kötü olduğuna karar verilir…
Ama ben, hemşerilerimin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmam…
Bu bir cevap mıdır sizce?
Tartışılır diyor Sayın Sakallı,
Tamam tartışalım, tartışalım da kararı kim verecek?
Mesela,
Seçilirse,
Başta Alpu ve Eskişehir merkezi olmak üzere,
Kömürlü termik santral yapılsın mı yapılmasın mı sorusu ile bir referandum yapabilir mi?
Yani Burhan Sakallı;
'Seçilirsem bir referandum yapacağım ve Eskişehir halkı neye karar verirse, sonuna kadar o kararın arkasında olacağım…' diyebilir mi?
Tartışılır iyi olduğuna karar verilir…
Tartışılır kötü olduğuna karar verilir…
Ama ben, hemşerilerimin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmam…
Cevabın içinde bile 'kömürlü termik santral' sözü geçmiyor bile…
***
Siz, iktidar partisinin büyükşehir belediye başkan adayı olarak,
Eskişehir'i bir dünya şehri yapmaktan,
'Dünyanın Eskişehir'i var' dedirtmekten söz ediyorsunuz,
Ama sonra,
Eskişehir merkezinin 25 kilometre ötesine,
Yani burnunun dibine
Kömürlü termik santral kurulması projesi ile ilgili kesin bir tavır ortaya koyamıyorsunuz…
Üstelik ülkenin bibere, domatese, patates, soğana bu kadar ihtiyacı olduğu bir zamanda,
Alpu Ovası'nın katledilmesine nasıl karşı çıkabileceksiniz?
'ESKİŞEHİR KÜLTÜR-SANAT ŞEHRİ, ANCAK…'
'Bu şehri sanatın, kültürün, sporun, sanatsal ve kültürel faaliyetlerin başkenti haline dönüştüreceğiz…
Hem hemşehrilerimiz sanata ve kültüre daha fazla erişebilecekler, hem bunu dünyanın her tarafına Eskişehir'i marka yaparak yapacağız…
Bizim mottomuz, 'Dünyanın bir Eskişehir'i var'
Dünyanın şehirleriyle, sanatta, sporda, kültürde, ticarette, ekonomide, akademide ve hayatın her alanında rekabet edebilen bir şehir olmalı…'
Gökhan Koçal'ın bir sorusu geliyor arada…
'Eskişehir kültür sanat şehri değil mi?'
El cevap;
Eskişehir kültür sanat şehri, ancak…
20 yıldır devam eden uluslararası festivalini (Zeytinoğlu Vakfı'nın sponsorluk yaptığı festivali kastediyor) devam ettiremeyen bir kültür sanat şehri…
Kültür sanat adına çok değerli şeyler yapılmış ama bunlarla yetinmemeliyiz…
Vatandaşlarımızın kültür ve sanata erişebilirliğini arttırmalıyız…
Senfoni Orkestrası, operası dünyanın her yerinde gösteriler yapabilmeli…
Yoksa yapılanların her biri kıymetli,
Ancak bunu yeterli görmemeliyiz…'
***
Ben,
Doğma büyüme bir Eskişehirli olarak, Sayın Sakallı'nın bu sözleri üzerine şunu düşünüyorum…
Bütün bu söylenenler içinde 'yeni bir şey' yok…
Yeni, akla gelmedik, beni sarsacak, beni 'evet ya… bak işte bu proje çok farklı' dedirtecek bir şey yok…
Üstelik de birçoğu,
Hormon verilerek bir gecede büyütülmüş, daha doğrusu şişirilmiş vaatler gibi geliyor bana…
Eskişehir'de halen yapılmakta olan ve geleneksel hale gelen festivallerin hiç birini anmayıp, sponsor olan holdingin el çekmesi nedeniyle sonlandırılmak zorunda kalınan bir festival üzerinden farklı vaatler ortaya koymak, sizlere ne kadar inandırıcı, ya da ikna edici diyelim, geliyor bilemem…
Ama bana gelmiyor…