Ancak bir yıl sonra Bandırmaspor karşısında galip gelebilmiş Eskişehirspor adeta ben senede bir kere maç kazanırım havasında oynuyor. Saha da ne bir mücadele, ne de bir kazanma hırsı görüyoruz. Futbolcularımız maçın başlama vuruşundan itibaren maç bitse de gitsek havasında oynuyorlar. Bu şartlarda teknik direktör olarak ne yapabilirsiniz. Bana göre bizim sorunumuz saha da değil, saha dışındaki faktörlerdir.
Bir kere 24 Kasım 2019 tarihinde göreve gelen yönetimimiz, yüksek maliyetli diyerek kadroyu dağıtarak hata ile başladılar. Eleştirdik. Devamında zamansız bir şekilde teknik direktör değişikliğine gittiler. Eleştirdik. Gelen teknik direktörlerin yetersizliğini yazdık. Eleştirdik. Kısacası söylenmesi ve yazılması gereken her şeyi yaptık. Ama bir tek futbolcu kardeşlerimize eleştiride bulunmamıştık. Çünkü profesyonel futbolcular hak ettikleri ücretleri almak en doğal haklarıdır. Kulübün mali durumu da belli idi. Hiç kimse de onlara pembe tablo çizmedi. Sezon başı başka takımlara gitmek isteyen ama alıcısı çıkmayınca geri gelen futbolcularımıza sırf parasızlıktan gene kapılarını açtılar. Bunlara da kan kustuk kızılcık şerbeti içtik eyvallah dedik. Ama bu futbolcu grubuna armanın, meslek ahlakının ve forma aşkının ne olduğunu maalesef anlatamadık.
Buradan söylüyorum. Aranızda U19 ve Ümit milli takımına davet almış futbolcularımız var. Oynadığınız futbolu kendinize yakıştırıyor musunuz?
Bu yeteneklerinizle bir takıma transfer olabileceğinizi (transfer olursunuz ama değeriniz sahada verdiğiniz kadar olur) düşünüyor musunuz?
Sizler dua edin çok şanslısınız, maçlar seyircisiz oynanıyor. Şayet şu laubaliliğinizi seyirci karşısında yapsaydınız, sahada adım atmaya korkardınız. Artık eleştiri okları sizlere çevriliyor. Haberiniz olsun. 45 yıldır Eskişehirspor'la yatan kalkan bir abiniz olarak söylüyorum. Eskişehirspor taraftarının ahını alan hiçbir futbolcu ne futbol hayatında ne de özel hayatlarında iflah etmediler. Size bu kişileri tek tek sayarım. Bu kulüpten gitmek kadar doğal bir şey yok ama giderken beddua almadan gidin. Bu sizlere önerimdir.
Sonuç olarak yeni teknik direktörümüz ile birlikte ne mantalite olarak, ne de teknik olarak bir yol kat edemediniz. Saha da ayağına top yakışan, futbolcu olduğunu birazcık hissettiren Mehmet Özcan ve Buğra Çağlıyan harici bir futbolcumuzu göremiyorum. Bu isimlerde iyi oldukları için değil, en azından yeteneklerini sergilemeye çaba gösteriyorlar. Diğer isimler ise biz neden sahadayız der gibi oynayanlar. Hiç biriniz bu formayı giyecek futbolcular değilsiniz. Aranızda Ümit Milliye çağrılmış yetenekte futbolcular var. Ama içinizde forma ve arma aşkı olmayınca, demek ki sahada olmanızda bir şey ifade etmiyor.
Sizlerin bu kadar rahat olması artık birilerine batmaya başlar. Sizler belki daha fazlasını hak ediyor olabilirsiniz. Yeteneklerinizi sergileyecek imkanlar da verilmemiş olabilir. Ama hiç yapamıyorsanız bari saha da koşmasını becerin ve Eskişehirspor formasını giydiğinizi unutmayın.
Sonuç olarak suçlu arıyorsak sanırım baştan aşağıya kadar herkeste var. Bunlardan arınmadığımız sürece başarı kolay kolay geleceğe benzemiyor.