AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda Millet Bahçesi ve Hatboyu ile ilgili detayları duyurmuştu.

Atatürk Stadyumu yıkılarak yapılan Millet Bahçesi’nin kent hafızasında yer edinecek derecede benimsenmediği aşikar; Hatboyu’nda ise içinden trenin geçtiği bir şehrin geçmişine dair bir iz bulmak bin şahit ister!

Ben hala her iki büyük yatırımın güncel halini benimseyebilmiş olanlardan biri değilim ve eleştirilere katılıyorum… Fakat böyle devasa yatırımların atıl kalmasına da gönlüm razı olmuyor… Burada siyaseti bir kenara bırakıp gerçekten tüm yurttaşların sahip çıkacağı dokunuşlarda bulunmak gerekiyor.

*

Öncelikle Millet Bahçesi’nden söz edelim; maalesef Eskişehir’in ihtiyacı olan kent meydanı boşluğunu dolduramadı. Tam yanında İl Halk Kütüphanesi de olması rağmen, her iki hizmet de kullanıma açılmasının ardından Eskişehirlilik tınısını kaybetmiş gibi… Bu açık ve kapalı kamusal mekanlar insana zevk vermiyor, konfor sağlamıyor.

Millet Bahçesi yeşil alanlardan oyun, spor ve oturma banklarını kapsayan kent mobilyalarına kadar zarar görmüş, bakımı yapılmamış ve zaman içinde de yıpranmış fiziki yatırımlar sadece duyarsız vatandaşların değil devlet tarafından kendi haline bırakılmışlığın da bir sonucu… Gördük ki evet Eskişehir benimsemedi Millet Bahçesi; fakat devlet de, iktidar partisi de kendi yaptığı yatırımı önemsemedi!

Bu manzaraları geçmişte bırakalım. Gürhan Albayrak; tüm kırılıp dökülmüşlüğüyle Millet Bahçesi’nin bakımının Türk Dünyası Vakfı’ndan alınarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne devredildiğini vurguladı… Hatta temizliği için de 25 işçinin alındığını duyurdu.

Millet Bahçesi temizlik, bakım ve yenileme çalışmalarının yanı sıra yeni bir reformu da hak ediyor.

Bahçeyi Eskişehirlilere benimsetmek için sınırları kaldıralım ve nefes aldıralım. Millet Bahçesi’nin çevresini saran duvarları yıkıp demir korkulukları sökelim, ağaçlarla ve peyzaj düzenlemeleriyle doğal sınırlarına bırakalım… Belki sonra biz de derin bir nefes alabiliriz?

*

Millet Bahçesi gibi bir reform inşaatı aşamasında projesi belirginleşmeye başlayan ve dev saksılarına anlam verilemeyen Hatboyu için de gerekli. Hatboyu’nun sadece temizlik ve bakım ihtiyaçlarının karşılanması, ruhsat sorununun çözülmesi yetmez! Ciddi bir güvenlik açığı da var bu bölgede! Polis ekiplerini burada görevlendirmek yerine daha huzurlu bir ana arter haline getirmek mümkün.

Hatboyu’nun da geçmişine atıfta bulunmak gerekiyor… Her ne kadar büyük kültürel bir anlamı olmasa da demiryolu kültürümüz kent kimliğini oluşturan ana etmenlerden sadece biri… Belki bir yıkım da Hatboyu’nu aydınlatır! Betonlar yerine yeşilliğin, gereksiz renkli aydınlatmalar yerine daha sade bir düzenleme belki de Hatboyu’nun tek ihtiyacıdır. Sadece çimler ve ağaçlar içine gömülen eski tren raylarını bırakıp bölgeye renk ve enerji verecek ağaçları dikmek hepimize yetebilir.

Bunları sadece bir Eskişehirli olarak değil aynı zaman da bir Hatboyu sakini olarak dile getiriyorum. Elbette AK Parti’nin hizmetlerdeki açığı kabullenmesinin yenileme çalışmaları sırasında kökten bir anlayış getireceği beklentisi içinde değilim. Fakat biraz yeniliğin herkese iyi geleceği de başka bir gerçek.

*

Yapım aşamasında bile eleştirilip anlaşılamayan eserleri hayata geçirirken inatlaşmanın mantığı yok.

Belki sadeleşmek şehircilik anlayışımızı da pekiştirir!