Su, çoğu zaman farkına varmadan harcadığımız ama yokluğunu hissettiğimiz anda her şeyin durduğu hayati bir kaynak.
Musluğu açtığımızda akıyor olması veya market raflarında pet şişelerin eksik olmaması, suyun sınırsız olduğu anlamına gelmiyor.
Türkiye, sanılanın aksine su zengini bir ülke değil. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı, uluslararası ölçütlere göre “su stresi” yaşayan ülkeler kategorisinde. İklim değişikliği, düzensiz yağışlar ve artan nüfus bu tabloyu her geçen yıl daha da zorlaştırıyor. Ancak işin dikkat çeken kısmı, bu sorunun yalnızca doğayla değil, alışkanlıklarla da ilgili olması.
Günlük yaşamda fark etmeden yaptığımız pek çok davranış ciddi su kaybına yol açıyor. Diş fırçalarken açık bırakılan musluk, tam dolmadan çalıştırılan çamaşır makineleri, gereğinden uzun süren duşlar… Bunların her biri tek başına küçük gibi görünse de toplamda büyük bir israfa dönüşüyor. Üstelik bu israf, çoğu zaman ihtiyaçtan değil, dikkatsizlikten kaynaklanıyor.
Ancak asıl önemli olan; yenilmeyen, içilmeyen bir maden olan altının çıkarılma aşamasında harcanan sudur. Bizler tabi ki günlük hayatımızda harcadığımız suya dikkat etmeliyiz. Fakat altın madenlerinin harcadığı suyu göz önüne alırsak kabul edebiliriz ki vatandaşın harcadığı su yalnızca devede kulak kalıyor.
Evet, altının yalnızca takı/gösteriş olarak değil, hayatımızı kolaylaştıran teknolojik aletlerin üretiminde de kullanıldığını biliyoruz. Fakat şunu da bilmeliyiz ki su olmazsa hayat olmaz. Olmayan bir hayatıda kolaylaştırmanın bir anlamı kalmaz. Yani gerçek altının su olduğunu net bir şekilde kavramamız gerekiyor.
Son dönemde dünyada yaşanan bazı siyasi ve ekonomik olaylar sonucunda altının değerinin bir hayli arttığını görüyoruz. Bir şey ne kadar azsa ve buna rağmen yoğun bir arz varsa değeri otomatik olarak artıyor. Peki, yarın bir gün suyumuz azaldığında ve hatta bitme noktasına geldiğinde o zaman ne yapacağız? O zaman değerini anlamamızın, değerinin yükselmesinin hiç bir anlamı kalmayacak. Bundan dolayı şimdiden önlemlerimizi almalı ve gerçek ''altın'' olan suya gereken önemi şimdiden vermeliyiz. Bu konuda en önemli sorumluluk bizlerin olduğundan çok daha fazla bizleri yönetenlere düşüyor.
Bu konuyla alakalı her kesimin farkında olması gereken en temel fikir şudur ;
Altın olmadan hayat olur; fakat su olmadan hayat olmaz.