Eskişehir'in bir dönem önceki Valisi Güngör Azim Tuna,
Ve Eskişehir'in bir dönem önceki Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen dönemlerinden önce, her ne kadar iktidar ve belediyeler farklı partilere mensup olsalar da, eğitim işinin doğasında olması gereken iş birliği ve dayanışma ortalama bir seviyede yürütülüyordu…
Ancak,
Güngör Azim Tuna'nın vali olarak Eskişehir'e atanmasından ve Necmi Özen'in de Milli Eğitim Müdürü olarak atanmasının ardından, belediyeler ile Milli Eğitim Müdürlüğü daha doğrusu Eskişehir'in okulları arasında aşılmaz duvarlar kuruldu…
Dönemin Eskişehir Valisi Tuna, bir genelge yayınlayarak, Eskişehir'deki belediyelerin hiçbir okula sokulmaması emrini verdi…
Özellikle de,
Odunpazarı Belediyesi'ni de CHP kazandıktan sonra…
O genelgeden önce ne oluyordu?
Biliyorsunuz, Devletin dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığının yeterli bütçesi olmaması nedeniyle, okulların birçok ihtiyaçları farklı şekillerde temin ediliyordu…
Okulların derken,
Bu ihtiyaçlar kimindi?
Elbette o okullarda okuyan öğrencilerin…
Belediyeler hiçbir şey yapmasalar bile,
Okulların bahçe düzenlemelerini yapıyor, okul bahçelerinde asfalt gibi, kilit taşı gibi, oturma grupları gibi ihtiyaçlarını temin ediyordu…
Bunu yaparken de,
Okulun bahçesine, girişine, çıkışına '……… Belediyesi Çalışıyor' şeklinde tabelalar koyuyordu…
İşte bu tabelalar, iktidar yöneticilerini rahatsız etmiş olmalı ki, Valilik kanalıyla bir genelge yayınlanarak tüm okul müdürlerine, belediyeleri okullara sokmama emri verildi…
Hatta,
Oturma banklarının ya da çöp kutularının üzerlerinde yazan belediye isimleri yağlı boyalarla kapatıldı…
Bu yasaklamanın olumsuzluklarından kimler etkilendi?
Belediyeler mi, hayır…
Valilik mi, hayır…
Milli Eğitim Müdürü mü, hayır…
Belli bir sınır dahilinde okul yöneticileri mi, ona da hayır…
Kim peki?
Elbette öğrenciler…
O öğrenciler, yalnızca CHP'ye oy veren ailelerin çocukları mıydı?
O okullara giden öğrenciler arasında parti ayrımı yapmak, ona göre siyasi tavır almak normal miydi; elbette hayır…
Açık açık, siyasi bir karar olan bu genelge,
Eskişehir'deki okulların, daha doğrusu öğrencilerin birçok olanaktan mahrum kalmalarına neden oldu…
***
Sonra geldik bugüne...
Vali değişti…
Milli Eğitim Müdürü değişti…
Milli Eğitim Müdürünün, kim olursa olsun, bu konuda Vali'nin direktifleri dışında bir inisiyatif kullanması elbette beklenemezdi…
Görünen o ki,
Vali Özdemir Çakacak, okullar ile belediyeler arasındaki iş birliğine eskisi kadar olumsuz bakmıyor…
Tabi ki, burada,
İktidar partisinin Eskişehir'deki milletvekillerinin ve yöneticilerinin tavırlarının da önemli etkisi var…
***
Şimdi gelelim, konunun başka bir boyutuna…
Eskişehir merkezindeki üç belediyenin, özellikle gençlere ve ev kadınlarına yönelik 'Meslek Edindirme Kursları' var…
Daha önceden bu kurslara,
Belediyeler, dışarıdan çalıştırdıkları kurs hocaları ile Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitim Merkezi tarafından görevlendirilen hocalar katılıyordu…
Ancak, yukarıda söz ettiğimiz 'belediyelere okullara sokmayın' genelgesinden sonra, 'Milli Eğitim Müdürlüğü olarak belediyelerin faaliyetlerine de destek vermeyin' kararıyla, meslek edindirme kurslarındaki Halk Eğitim hocalarının tümü geri çekildi…
Ve belediyelerde oturmuş ve Eskişehirliler tarafından büyük ilgi gören, meslek edindirme kursları önemli ölçüde sekteye uğradı…
Ancak durum şu aralar, normale dönme sinyalleri veriyor…
Tam olarak normale döndü demiyorum, çünkü hala bir takım sıkıntılar var…
Önceki dönemlerdeki iş birliği tam olarak sağlanabilmiş değil…
Sıkıntı nerededir, hangi noktadadır, tam olarak bilemiyoruz ancak, Eskişehirliler tarafından çok büyük ilgi gören, meslek edindirme kurslarında hala aşılamayan bir sorun var…
Bu sorun, ilkesel bir sorun mudur,
Yoksa kimi yöneticilerin kişisel kaprisleri mi?
Milli Eğitim Bakanlığının isminin, logosunun ve teminatının olmadığı kurs sertifikaları, özellikle bilgisayar eğitimi, yabancı dil eğitimi gibi alanlarda bir anlam ifade etmiyor…
***
Milli Eğitim Müdürlüğünün ya da her nerede takılıyorsa, bu konuda ayak diretilmesini anlayabilmek olanaklı değil…
Sonuçta bu faaliyet,
Eskişehir'in geneline hizmet eden bir proje,
Ve bundan şu parti, bu parti denmeden isteyen herkes yararlanıyor…
Bu işi yokuşa sürmek,
Açmaza sürüklemek de,
Tüm Eskişehir'i cezalandırmak demek…
***
Buradan,
Haddim olmayarak,
Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak ve Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt'tan Eskişehirliler adına, ricam odur ki,
Hiç parti ayrımı gözetmeden,
Tüm Eskişehirli gençlerin,
Tüm Eskişehirli kadınların ilgi gösterdikleri ve yararlanacakları bu projeye engel olmaktan vazgeçmeleridir…
Eğer bu olumsuzluklar içinde belediyelerin dahli ve kararlarının etkisi varsa, onların da vazgeçmeleridir…
Uzlaşmak bir erdemdir…
Bırakın,
'Kurslar ne zaman başlayacak?' diye kapı kapı dolaşacaklarına,
Eskişehirli gençler, kadınlar, erkekler, çocuklar bu sosyal projelerden, mümkün olan en geniş anlamda yararlansınlar…