Gazetemizin başarılı muhabiri Esra Yücel, Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Başkanı Av. Ezgi Akyıl Demircan ile bir yıl önce röportaj yapmıştı.
'ÇOCUK YALAN
SÖYLEMEZ'
Röportajda Demircan çocuk istismarının önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri anlatmış. Taciz davalarında sanıkların çocukların yalan söylediği yönündeki iddiaları ile ilgili konuşan Demircan, 'Hiçbir istismar vakıasında çocuk yalan söylemez. Kendi sözcükleriyle olanı biteni anlatır. Daha küçük yaşlarda bazen resim çizerek bazen masal anlatarak bazen de oyun oynarken yaşadığı istismara ilişkin ipucu verebilir' demiş. Demircan'ın dediği gibi hiçbir taciz olayında çocuk yalan söylemez. Eğitim dünyasında tacizcilerin, hırsızların, yapılan haksızlıkların hep üzerine gittim. Aileler tarafından kendilerine emanet edilen çocuklara tacizde bulunan okul müdürü, müdür yardımcısı ve öğretmenlerle ilgili sayısız haber yaptım. Benim haberlerim sonrasında çok sayıda sapık ruhlu insan, eğitim dünyasından er ya da geç ayıklandı.
SESSİZ KALMALARI
İSTENİYOR
Bu konularda gazeteci olarak hep riski ben alırken, konuyu araştırması gereken yöneticiler ve müfettişlerin büyük çoğunluğu nedense, hep olayları kapatmaya çalıştı. Hatta öğrencisine tacizde bulunanlara 'Emekli ol, bu olayı kapatalım' diyenlerde oldu. 'Çocuk doğru mu söylüyor? Ya öğretmenine iftira atıyorsa' diye o kişileri hep savunmaya çalıştılar. Çünkü onların gözünde tacize uğrayan öğrenci suçluydu. Çünkü o minik öğrenciler tacize karşı sessiz kalmalıydı. 'Adım çıkar' diye yaşadıkları iğrenç olayı anne babalarına anlatmamalıydı!.. O yöneticiler tarafından en az cezayı verilip, görev yeri değiştirilen öğretmenler gittikleri okulda aynı ahlaksızlığı yaptığında; 'Biz ne yapalım? Onu meslekten mi atalım. Bak okulunu değiştirdik' diye hep suyun üstüne çıkmaya çalıştılar.
ÖĞRETMENİ DEĞİL
KIZI GÖNDERDİLER
Bir yıl önce 8 yaşındaki kız öğrenci ailesine okulda sınıf öğretmeninin kendisini taciz ettiğini söylemişti. Ailesi şikayetçi olmuştu. Olayı soruşturan müfettişler bu öğrenciye değil de öğretmene inanmışlar. Soruşturmanın üzerini kapatmışlardı. Sanki suçlu oymuş gibi kız öğrenciyi de başka bir okula göndermişlerdi. Bir yıl önce müfettişler tarafından aklanıp, paklanan öğretmen iki kız öğrencisini elle taciz ettiği iddiasıyla tutuklandı. Bir yıl önce müfettişler 8 yaşındaki öğrencinin söylediklerini dikkate almış olsalardı, bir yıl sonra iki kız öğrenci aynı çirkin olaya maruz kalır mıydı? Bu olayı araştıran(!) müfettişler hakkında soruşturma açılması gerekmiyor mu? Vali Güngör Azim Tuna müfettişler hakkında soruşturma açmalıdır. Görevlerini gerçekten layıkıyla yapıp yapmadıkları ortaya çıkarılmalıdır.
AYNI OKULDA
DÖRT TACİZ
Bu okulda bir yıl içinde dört çocuğa tacil edildiği iddia ediliyor. Tacizden dolayı okulda çalışan bir öğretmen ve bir hizmetli tutuklandı. Bir okulda bu kadar çok taciz olayı nasıl yaşanıyor? Okulda yönetim zafiyeti mi var? Bu okulda yaşanan taciz iddialarının tamamı mercek altına alınmalı. Milli Eğitim Müdürü Özen, bir yıl önce sınıf öğretmeni tarafından taciz edildiği iddia edilen kız öğrenci ve velilerinden özür dileyecek mi? Bu kızın yaşadığı travmanın hesabını kim verecek? Velilerine 'Polise gitmeyin kızınızın adı çıkar' dediği iddia edilen Milli Eğitim yöneticisi son yaşananlardan sonra vicdanı rahat mı?
*
ÇİFTELER'DE EDİP
AKBAYRAM SOKAĞI
25 Yıl önce. yıl 1991. Çifteler'in SHP'li Belediye Başkanı İsmail Özen ilçede 'Çifteler Anadolu Tarım Fuarı ve Festivali' düzenliyor. Sevilen sanatçı Edip Akbayram, festivalin açılış konuğu olarak konser veriyor. Çifteler'de bir sokağa Edip Akbayram'ın ismi veriliyor. Çifteler Belediye Başkanı İsmail Özen konser öncesi Edip Akbayram Sokak yazılı levha önünde sevilen sanatçı ile fotoğraf çektiriyor.
foto şaka
Meserret İnel İlkokulu Müdürü Necdet Gözal: Milli Eğitim Müdürü bana niye kızıyor? Öğretmen ve hizmetli kavun değil ki tacizci olup olmadıklarını koklayıp anlayayım.
İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen: Necdet Gözal'a değil de asıl onu böylesine büyük okula müdür yaptıranlara kızmam lazım.
Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Muammer Karaman: Kulaklarım çınlamaya başladı. Ben en iyisi Müdürden fırça yememek için gözlerimi kapayıp, uyur numarası yapayım.