Ertuğrul Dindar'ı bilmem ama,

Onlar bizim paşa dedelerimiz…

Onlar,

Yani Dindar'ın deyimiyle bizim paşa dedelerimiz,

Kurtuluş Savaşında,

Padişah efendi pılısını pırtısını bile toplamadan, memleketten topuklayıp kaçarken,

Üstelik bir İngiliz zırhlısına binip kaçarken,

Bizim paşa dedelerimiz işgalcilerle savaşıyorlardı…

15 milyon insan…

15 milyon yürek…

30 milyon göz …

Ve bir o kadar kol, bacak, ayak…

İşgalcilere karşı direniyordu…

Senin, benim, hepimizin özgür bir ülkede özgür insanlar olarak yaşamamız için…

Seni bilmem,

Senin dedelerin ne yaptı bilmem…

Belki bilirim de söylemem…

Benim paşa dedelerim,

Bugün senin ve senin gibi düşünenlerin olmayacak nankörlüklerle kendilerine hakaret bile edebileceğiniz kadar özgür bir ülke bıraktı…

Size bu ülkeyi,

Benim paşa dedelerim bıraktı…

Ve siz bugün,

Benim paşa dedelerimin kanlarıyla ıslatıp bıraktıkları bu özgür ülkede,

Hiç utanmadan ve sıkılmadan,

Onların ismini ağzınıza alıyor, ucuz ve paçavra siyasete onları alet etmeye kalkıyorsunuz…

Vicdan, vefa, minnet, yürek…

Hak getire…

***

Sizi bilmeyiz ama,

Onlar bizim paşa dedelerimiz...

Onlarla gurur duyuyor, onların kanlarıyla kurdukları bu ülkeyi gönendirmek ve yüceltmek için elimizden geleni yapıyoruz…

Kimimiz az, kimimiz çok…

Kimisi malından, kimisi gönlünden bir şeyler veriyor bu ülkeye…

Vicdan, vefa, minnet ve yürek…

Biz de fazlasıyla var…

Paşa dedelerimizde de vardı, onlardan mirastır bize bu insanlık…

***

'Onların paşa dedeleri' diyor AKP Tepebaşı İlçe Başkanı Ertuğrul Dindar;

Bizim paşa dedeleri yedi düvel biliyor, tanıyor…

Ya sizinkileri?

Böyle bir ayrım yaptığınıza göre;

Bizim paşa dedelerimizle kendi dedelerinizi ayırıyorsunuz demektir, öyle değil mi?

Sizinkileri bilmem de…

'Bizim o paşa dedelerimiz olmasaydı var ya…'

Ne diyeyim?

İlla Neyzen Tevfik mi olmak lazım, bilmem ki…