Her lokmanın arkasında görünmeyen bir emek var.

Televizyonda ya da sokakta önümüzden geçen bir döner ustasını izlerken çoğumuz sadece o anı görüyoruz. Oysa işin mutfağı bambaşka...

"Güray Ateş ile Ekmeğin Peşinde" programımızın yeni bölümünde Ali Furkan Çetiner ile birlikte bu kez Eskişehir'in en çok tüketilen lezzetlerinden biri olan dönerin yolculuğuna ortak olduk. Gün henüz başlarken açılan dükkanda hazırlıklar başladı.

Dönerin takılmasından salataların hazırlanmasına, ocağın başındaki hummalı çalışmadan servis anına kadar her aşamayı birebir deneyimledik.

Döner kesmenin de müşteriye sıcak sıcak yetiştirmenin degün boyu ayakta kalmanın da sanıldığı kadar kolay olmadığını gördük.

Kısacası bu bölümde de sadece bir yemeği değil, alın terini ve emeği ekrana taşıdık.

Pazar günü saat 20.00'de ES TV ekranlarında yayınlanacak yeni bölümümüzü kaçırmayın.

SORUN EGZOZ MU, BİLİNÇ Mİ?

Eskibağlar Mahallesi Genez Sokak... Yani bilinen adı ile Collesium bölgesi…

Eskişehir'in en hareketli noktalarından biri haline geldi. Kafeler, gençler, aileler, öğrenciler... Günün büyük bölümünde yaşayan bir cadde.

Ancak son dönemde bu bölge yine gündemde… Sürekli tur atan araçlar, patlatılan egzozlar ve son ses açılan müzikler...

Ortaya çıkan gürültü sadece çevreyi rahatsız etmekle kalmıyor, zaman zaman tehlikeli trafik görüntülerine de neden oluyor.

Bu konuda Eskişehir Emniyeti geniş kapsamlı trafik ve asayiş uygulamaları gerçekleştirdi. Denetimler elbette önemli ve gerekli. Ancak kabul etmek gerekir ki bu işin çözümü sadece polis kontrolüyle sağlanamaz.

Çünkü her sokağın başına bir ekip dikmek mümkün değil.

Asıl mesele, direksiyon başındaki kişinin "Ben eğleniyorum ama başkasının huzurunu kaçırıyor muyum?" diye kendine sorabilmesi.

Kent kültürü dediğimiz şey tam da burada başlıyor. Bir şehir, kurallardan önce insanların birbirine gösterdiği saygıyla güzelleşiyor.

KISSADAN HİSSE

M.S. 79 yılında Pompei şehri, VezüvYanardağı'nın eteklerinde kuruluydu. Patlamadan günler önce büyük depremler yaşandı, kuyular kurudu ve doğa yaklaşan felaketin sinyallerini verdi.

Fakat yöneticiler ekonomik hayat durmasın, halk paniğe kapılmasın diye tahliye kararı almaktan kaçındılar.

Sonrası ise tarihin en acı derslerinden biri oldu...

Vezüv patladı, binlerce insan kaçamadan hayatını kaybetti ve koskoca şehir küllerin altında kaldı.

Bazen en büyük tehlike, sorunu görememek değil; gördüğümüz halde "Bir şey olmaz" diyerek görmezden gelmek oluyor…