Öyle bir hale geldi ki!
Kandırılan kandırılana…
Cinci Hoca, cin çıkaracağım diye kandırıyor kadını.
Gün ortasında kadıncağızı odanın ortasına yatırmış…
Dışarıdan arabaların korna sesleri geliyor.
O kadar rahat.
Utanma, sıkılma…
Vicdan zaten yok da…
Korkma, çekinme de yok.
Elindeki kalemle kadının orasına burasına…
En olmadık yerlerine bir şeyler yazıyor.
Kafasında takke…
Gözünde gözlük.
***
İşinde…
Yani kandırmada öyle iyi ki…
Şeytana pabucu ters giydirir.
'Yazacağım çizeceğim' derken…
Arada bir 'la havle ve la kuvvete…' diye diye…
Yavaş yavaş kadını neredeyse çırılçıplak soyuyor.
***
Bu nasıl bir sapıklık!
Bu nasıl bir kafa!
Gerçekten de dünya…
İnsan…
Hayat çok karmaşık…
Mesela insanın kafası kazan gibi oluyor bütün gün.
Koştur oraya koştur buraya.
Bu karmaşa içinde beş on sayfa kitap okuyabilmişsen o gün…
Arabanın radyosunu açınca güzel bir müzik dinleyebilmişsen…
O gün iyi bir yazı yazabilmişsen mesela…
Yahut da bir bardak çay içebilmişsen bu koşturma içinde...
İşte bu!
Hayat bu.
Ama…
Ama bu insanlar…
Nasıl bu işlere kafa yorabiliyorlar?
Hele böyle bir zamanda…
Dünya ölümcül bir salgın hastalıkla mücadele ederken…
İnternetteki görüntülerin altına yazmışlar,
'Hoca Efendi aşıyı buldu, yapıyor!' diye.
***
Kandırılan kadının hiç mi suçu yok bu işte?
Olmaz mı?
Suçu cehaleti.
Yani?
Yani iş yine 'eğitim şart'a gelip dayanıyor.
Bugüne kadar binlerce, Kovid-19'dan koruyan muska satılmış.
Hadi buyur!
Maskeye, sosyal mesafeye…
Hatta tüm dünyanın peşinden koştuğu aşıya falan lüzum yok yani.
Sadece bu mu?
Kısmetini açan…
Üzerindeki kem gözleri kaldıran…
Eşinle aranı düzelten…
Cinsel gücünü artıran muska, dua satışları…
Bütün bunlara nasıl inanıyor insanlar?
İnanıyor işte.
Eğitim olmayınca…