Nerden çıktı şimdi bu?
İstifçilik.
***
Televizyondaki belgesel programlarından birinde izledim.
İtiraf ediyorum ki…
Nadiren televizyon izliyorum.
Onda da bu tür abuk subuk belgeseller.
***
Hatırlar mısınız bilmiyorum, bir reklam vardı.
Çocuklar ciyak ciyak bağırıyordu,
'Anne televizyonu aç, anne televizyonu aç!' diye.
Anne ise diretiyordu:
'Hayır!'
Sonunda çocuklar,
'Belgesel bakıcazyaaa!' diyorlardı.
Benimki de öyle işte.
'Belgesel bakıcaz.'
Başka ne bakalım ki.
Ara sıra da tartışma programları.
Temcit pilavına dönen siyasi bir konu olmazsa tabi.
Hayli sıkıcı bir hayat değil mi?
Dizisiz, sörvayvırsız, yarışmasız; şarkısız, türküsüz, mankensiz…
'Dizisiz insan insan değildir!'
Falan filan…
***
Derken, istifçilerle ilgili bir belgesele rastladım.
Bizde değil, Avrupa ülkelerindeçekilmiş belgesel.
Her şeyi biriktiren insanlarla ilgili.
Bizde de yok değil; bizde de var böyleleri.
Ara sıra televizyon haberlerinde izliyoruz.
Onlar 'istifçilik' diyor buna.
Bizde ise 'çöp ev'.
Tanrının bildiğini sizden saklamaya lüzum yok:
Eşim de ara sıra, giderek evin her yerini dolduran kitaplara bakıp bakıp,
'Evi çöp eve çevirdin!' diye kızıyor.
***
Bizdeki istifçilerin 'çöp ev!' sloganıyla haber konusu yapılması…
Biraz aşağılayıcı.
E tabi bizde kibarlık yok.
İnsani yaklaşım da yok.
Haber ajanslarının kameramanı, hem 'çöp evi' hem de ev sahibini teşhir ederken, daya Belediyenin çöp kamyonunu…
Zorla…
Çöp evin sahibi bir kenara büzülmüş.
Korkmuş.
Ürkmüş.
***
İzlediğim belgeselde ise bu konuda deneyimli kişiler; istifçiyle, istifçinin yakınlarıyla diyalog kuruyorlar.
İstifçiyi ikna yoluna gidiliyorlar.
Günlerce,sabırla uğraşılıyor.
Yavaş yavaş ilerleme kaydediliyor.
Hem onun, eşyalarım, dediği, yıllarca evin her yerine istiflediği ıvır zıvırı atması için hem de bu 'hastalıktan' kurtulması için, bu alanda deneyimlibir psikiyatristten yardım alınıyor.
***
Biliyorum, pek ilginizi çekmedi yazı.
Hayli sıkıcı bir yazı yazdım.
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey oldu bu…
Neden söz ediyorum ki ben.
Daya çöp kamyonunu.İki de Belediye kepçesi.
Hatta istifçiyi de kepçeye takıp çöplerin üzerine fırlatınca…
İşte sana kökten çözüm.
Psikiyatriste falan gerek yok.
Bizim insanımızın yüzde doksan dokuzu zaten psikiyatristtir.