19 Mayıs 1919, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkarak Ulusal Kurtuluş Mücadelesini başlattığı tarihtir.
107 yıl önce başlatılan Kurtuluş Savaşı sadece ülkemiz için değil, esaret altındaki mazlum milletlere cesaret vermesi ve örnek olması bakımından da önemi olan antiemperyalist bir bağımsızlık mücadelesidir.
OYUNLAR BOZULDU!..
Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Paylaşım Savaşı’nda yenilmesinin hemen sonrasında İtilaf Devletleri Anadolu'yu işgale başladılar.
Padişah Vahdettin ve İstanbul hükümeti çaresizlik içinde işgallere seyirci kalıyor, kurtuluş için İngiliz himayesine girmekten başka çare olmadığına inanıyordu.Ancak, bu durumu kabullenmeyenler de vardı.
Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan Anadolu’ya geçişi ile başlayan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nin başarıya ulaşması, emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin Anadolu’yu paylaşım hayallerini yerle bir etti.
Çok zor koşullarda yürütülen ve başarıya ulaşan Kurtuluş Savaşı’nın başlamasından sadece 4 yıl sonra “ulusal egemenlik, laiklik ve çağdaşlık” temeline dayanan Cumhuriyet kuruldu. Bu nedenle; emperyalist güçlerin, saltanat yanlılarının,“Sevr hayranlarının”, Cumhuriyetin kurucu kadrolarına saldırıları 107 yıldır sürüyor.
Yalan yanlış bilgiler ile Mustafa Kemal Paşa’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki yerini küçültmeye çalışanların uydurduklarının başında; Kurtuluş Savaşı’nı Padişah Vahdettin’in başlattığı ve Mustafa Kemal’i bu amaçla görevlendirdiği hikayesi gelmektedir.
İŞİN ASLI NEDİR?
Yunanistan, Doğu Karadeniz’de bir Rum Pontus Devleti kurmak istiyordu. Bu amaçla bölgede örgütledikleri Rum çeteler, sürekli yerel halka saldırıyordu. Bunun üzerine sahipsiz kalan halk kendi öz savunmaları için yerel direniş örgütleri kurmaya başladı. Direniş örgütlerinin varlığı, işgalci İngilizleri, Yunanlıları ve Rumları tedirgin ediyordu.
İngilizler, İstanbul’daki hükümete bir nota vererek Mondros Mütarekesi koşullarına uyulmasını istediler ve “Eğer siz bu saldırıları ve düzensizliği durdurmakta aciz iseniz, görevi biz üzerimize alacağız” diye tehdit ettiler.
İstanbul hükümeti, İngiliz baskıları karşısında, Samsun yöresindeki durumu yerinde inceleterek gerekli önlemlerin alınmasına karar verdi. “Bölgede asayişi sağlamak, çatışmaları önlemek ve İngilizleri yatıştırmak için” bölgeye güvenilir ve yetenekli bir generalin gönderilmesi uygun görüldü.
MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN PLANI…
Mustafa Kemal, işgal İstanbul’unda bulunduğu 6 aylık sürede bir taraftan Anadolu’ya geçiş yolu üzerine çalışırken bir yandan da Şişli’deki evde gizli görüşmeler yaparak bir ‘kurtuluş planı’ hazırlıyordu. İşte bu görüşmeler sırasında hükümet ve Genelkurmay’daki nüfuzlu arkadaşlarını devreye sokarak müfettişlik görevini almayı başardı.
PADİŞAH HANGİ GÖREVLERİ VERDİ?
Padişah ve İstanbul hükümetinin Mustafa Kemal Paşa’ya verdikleri başlıca görevler şunlardı;
1- Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, asayişsizlik sebeplerinin saptanması.
2- Silah ve cephanenin bir an önce toplattırılıp koruma altına alınması.
3- Şuralar varsa ve asker topluyorsa, bunun kesinlikle engellenmesi.
Görev ve yetkilerden anlaşılacağı gibi, Padişah Vahdettin, doğrudan doğruya İngilizlerin “notası ve isteği” üzerine harekete geçmiştir.
Çaresizlik içindeki Sultan Vahdettin’in, Mustafa Kemal Paşa’dan istediği ve beklediği Anadolu’da bir direniş başlatmak değil, tam tersine başlamış olan direnişleri etkisiz hale getirmesini sağlamaktır.
107 YIL DEĞİL SONSUZA KADAR...
Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’ya geçip de kendisine verilen görevin tam tersine halkı direnişe çağırıp Milli Mücadele’yi başlatınca hemen geri çağrıldı. Geri dönmeyince görevden alındı, rütbeleri, nişanları söküldü, idama mahkûm edildi. Öldürülmesinin dine uygun olduğunu yazan fetvalar yayımlandı.
Tüm bunların durduramadığı Mustafa Kemal Paşa, meşruiyeti ve kurtuluşu sarayda değil, millete arayarak tam bağımsızlık mücadelesini başlattı.
19 Mayıs 1919, Ulusumuzun kaderini değiştiren ve bağımsızlık yolunu aydınlatan tarihi bir adım, bir varoluş destanının başlangıcıdır. Bu destanı, kanları, canları pahasına yazanları unutmadık, unutmayacağız…