31 Mart 2024 yerel seçimlerinde mevcut iktidar, ülke genelindeki siyasal üstünlüğünü kaybetti. Bu durum iktidarın siyasal meşruiyetini zayıflattı.
Yerel seçimlerden sonra genel seçimlerde de iktidarlarını sürdüremeyeceklerini anlayanlar tam bu noktada zamanlaması bilinçli bir şekilde belirlenen siyasal bir stratejiyi devreye soktular.
TESADÜF DEĞİL!..
İlk olarak CHP’li belediyeler, soruşturmalar ve tutuklamalarla baskı altına alındı ve yerel yönetimlerin başarı hikayeleri silinmek istendi.
İkinci olarak toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan ve anketlerde açık ara önde çıkan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hedef alındı.
İmamoğlu aleyhine açılan davaların seyrine bakıldığında(!), davalarınyıllarca sürmesi ve en azından Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasına kalması şaşırtıcı olmayacak.
Bu süreçler yaşanırken beklenenin çok üzerinde performans gösteren Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin “iktidarın kalesi” olarak bilinen alanlardan başlattığı eylemler toplumsal karşılık buldu. Bunun üzerine yeni bir aşamaya geçildi ve CHP’nin kongre/kurultay süreçleri yargı konusu haline getirildi.
FEZLEKELER ZAMANINI BEKLİYOR!...
TBMM’de,Türkiye’nin birinci partisi CHP’nin milletvekilleri hakkında 250’den fazla yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin fezleke bekliyor.
Özgür Özel hakkındaki fezleke sayısı, yeni dosyalarla birlikte 55’e yükseldi.
Bu sayılardan anlaşıldığı gibi; Genel Başkan Özgür Özel ve CHP milletvekillerinin fezlekeleri ile “belediye başkanları hakkındaki yeni açılan” soruşturmalarla muhalefetin çalışma alanı sürekli daraltılmaya çalışılıyor.
Soruşturmalar Ankara’yı içine aldı,Eskişehir sınırlarına dayandı(!).
VE “YILAN HİKAYESİ”!..
“Mutlak butlan davası”, CHP’ye yöneltilen “Ertele-Baskıla” stratejisinin en güzel örneği (!) olmaya devam ediyor.
CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı’nda “usulsüzlük” yapıldığı iddiası ile Ankara 26.Asliye Ceza Mahkemesi’nde sürdürülen dava1 Temmuz’a ertelendi.
Bazı siyasi çevrelerin merak ve umutla (!) beklediği mutlak butlan davası ise tam bir yılan hikayesine döndü. İstinafın kararını geçen hafta açıklaması bekleniyordu.Malum çevrelerden sızdırılan bilgilere göre; “Mutlak butlan kararı verildi ama siyasi konjonktür nedeniyle UYAP’a yüklenmesinin ertelenmiş olabileceği” öne sürüldü.
Mahkemeler arasında gidip gelen ve ertelenen(!) mutlak butlan davasının sonucu, iktidarın erken seçim tarihinin belirlenmesinde etkili olacağa benziyor.
NE İSTİYORLAR?..
“Ertele ve Baskıla Stratejisi” uygulamasını sürdürmek isteyenlerin ne istedikleri çok açık.Mevcut iktidarlarını yerelde ve genelde CHP’ye devretmek istemiyorlar.
Özgür Özel’e, anayasa değişiklikleri,sözde barış süreci ve Öcalan’a statü kazandırma gayretlerine CHP’yi de dahil etme dayatmaları söz konusu olabilir.
Tüm bu “arka kapı” dedikodularına karşı direnen CHP’lileren çok Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının“mevcutiktidarın değirmenine su taşımaya” dönüştürülen yaklaşımlarına üzülüyorlar. Tam da bu noktada Özgür Özel’in,
“Saflar, ‘iktidara yürüyenler’ ve “çelme takanlar” olarak ayrışacak; Çelme takanları geride bırakacağım” sözünü bir kez daha anımsatıyorlar.