Yulaf, diğer tahıllar gibi vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için tüketilebilen bir karbonhidrat kaynağıdır.
Unu, ezmesi ve kepeği kullanılabilen yulaf, kahvaltılık olarak tüketilmesinin yanı sıra bisküvi, bebek maması, çorba, muhallebi ve ekmek yapımında da kullanılmaktadır. Enerji değeri yüksek bir besin olduğu halde son derece hafif ve hazmı kolay bir gıda olan yulafın tanelerinde yüksek oranda protein, nişasta, yağ, B1, B2, B3, B6, E vitaminleri ile fosfor, demir, magnezyum, potasyum bulunmaktadır. Bunların yanı sıra yulaf sodyum, folik asit, çinko, mangan, kalsiyum, selenyum ve bakır içemekte olup, bu içerik yulafın besin değerini çok yükseltmektedir. Yulafın içerdiği proteinde, proteinlerin yapıtaşları olan ve vücudun optimum işleyişi kolaylaştıran birçok amino asit bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü yulaftaki proteinin et, süt ve yumurta kadar değerli olduğunu açıklamıştır. Yulaf, içeriğindeki kalsiyum, demir, B grubu vitaminler ve fosfor ile, çocuklardaki kemik oluşumunu hızlandırır, kemikleri ve dişleri güçlendirir. İçeriğindeki E vitamini, çinko, bakır ve demir anti-depresan etkili olduğundan yulaf insanı sakinleştirmekte ve depresyonu engelleyici etki yapmaktadır. Nekahat dönemindeki hastalar için de yulaf çok yararlı bir besindir. Çeşitli fiziksel ve beyin yorgunluğuna ve bitkinliğe iyi gelen yulafın yağında bulunan oleik asit, sinir hücrelerinin düzenli bir şekilde işlemesini sağlamaktadır. Yulaf kas gelişimine de önemli katkı sağlamaktadır. Yulaf, düzenli olarak tüketildiğinde vücudu tazeleyip bir bakıma yeniden yapılandırmaktadır. Yüksek miktarda enerji verici özelliği nedeniyle sınavlara hazırlanan öğrencilere, bebek bekleyen anne adaylarına, sporculara, soğuk havalarda çok üşüyenlere, sık hastalanan küçük çocuklara, büyümekte olan çocuklara ve nekahat dönemindeki hastalara iyi gelmektedir. Yulaf, hücrelere enerji taşınmasında, dokulara kan aracılığı ile oksijen transferinde ve zarar gören yaşlı hücrelerin yenilenmesinde etkili bir besindir. Ayrıca zehir etkili kurşun, kadmiyum ve krom gibi ağır metallerin vücuttan atılmasına yardımcı olmaktadır. Yulaf ezmesi ve yulaf kepeği önemli lif kaynaklarıdır. Yulafta bulunan beta-glukanın kolesterol düşürücü olduğu belirlenmiştir. Yulaf, bol egzersiz ile birlikte ve düşük yağlı, yüksek lifli bir diyetin parçası olarak tüketildiğinde etkilidir. Bir çalışmada yulaf kepeğinin 6-8 haftalık bir diyette kötü kolesterol (LDL) ve total kolesterolu düşürdüğü bulunmuştur. Aşırı yağlı beslenme söz konusu olduğunda yulafın içeriğindeki fitosterol maddesi kandaki aşırı yağlanmayı engellemektedir. Bir başka araştırmaya göre, beta glukan, bakteriyel enfeksiyonlarının daha hızlı iyileşmesini sağlamaktadır. Yulafta bulunan çözünmez lifler sindirime faydalıdır ve yeterince su içildiğinde kendi ağırlığı kadar su emerek bağırsak hareketlerini düzenli tutmakta, kabızlığı engellemekte böylece bağırsak kanserini önlemede de yararlı olmaktadır. Yulaf, yapısındaki çözünür lifler sayesinde kilo vermek isteyenlere yardımcı olmaktadır. Çözünür lifler insanda sindirim sürecini yavaşlatmakta ve uzun süre doygunluk hissi vermektedir. Pişmiş yulaf, vücutta yağı azaltmaya yardımcı olmakta, 2-18 yaş arası çocuklarda yulaf ezmesinin obezite riskini düşürdüğü görülmüştür. Yulaf tiroid bezinin yavaş çalışmasından kaynaklanan ve bitkinlik, soğuğa karşı dayanıksızlık ve çabuk üşüme ve baş dönmesi gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olan guatr hastalığı için de iyi bir besindir. Tiroid bozukluğu ve kanda aşırı yağ birikmesi nedeniyle ortaya çıkan karaciğer yorgunluğu söz konusu olduğunda diyetin yulaf ağırlıklı olması önemli yarar sağlar. Sodyum ve şeker bakımından fakir olan yulaf, bu nedenle şeker diyetinde de mutlaka yer alması gereken bir gıdadır. Yulaf lapası diğer kahvaltılık besinlere oranla daha yüksek tokluk hissini sağlamakta ve düzenli kullanıldığında tip 2 diyabet riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Yulaf ezmesi su ya da sütle kaynatıldıktan sonra bir kaşık bal eklenerek sabah, betaglukanı zenginleştirilmiş yulaf gevreği ise sade ya da yoğurtla birlikte ara öğün olarak tüketildiğinde uzun süreli tokluk verdiği için abur cubur yenmesi engellenmektedir ve kilonun korumasını sağlamaktadır. Yulaf yemenin zararlı bir yan etkisi bilinmemektedir. Diyet yapanlar günde 1.5-2 çorba kaşığı, normal beslenenler ise 3 çorba kaşığı yulaf tüketebilirler. Yulaf piyasada un, ezme, tane, yulaf özü (ekstresi), kahvaltı gevreği ve müsli olarak satılmaktadır. Yulaf unundan ekmek, çeşitli tatlı ve tuzlu hamur işleri yapılabilmekte ya da köftelere ilave edilebilmektedir. Yulaf unundan hafif yulaf köftesi (5 çorba kaşığı buğday unu, 5 çorba kaşığı yulaf unu, 1 yumurta ve tuz karıştırılarak kızgın yağa kaşık kaşık konularak kızartılır), yulaf ezmesinden ise çeşitli muhallebiler hazırlanabilmektedir. Sağlıklı stressiz ve enerjik yaşamaya önemli katkıları olan yulafın günlük beslenmede mutlaka yer alması gerekir.
Sonhaber Gazetesi'nden alıntıdır...