Şimdi, genel bir tabirdir, af ola, bir günah keçisi bulduk ya,
Şu anki yönetim; vur abalıya…
Mahallede, sokağın duvarına serilmiş halı gibi,
Gelen vuruyor, geçen vuruyor…
Evet diyeceksiniz ki,
Arkadaş sen daha dünkü yazında yaptın aynı şeyi…
Evet yaptım, daha doğrusu yazdım…
Ancak o yazıyı,
Spesifik bir olay üzerinden yazdım…
Geçmişte yapılan işlerin ve kulübün bugünkü acınacak halinin, bu yönetimin kabahati olmadığını herkes biliyor, herkes kabul ediyor…
Bu yönetime kızdığımız nokta,
Çok şey vaat edip hiçbir şey yapmamaları…
Onlar da eleştiriyi hak ediyor, ancak bunu yaparken, kulübü bu hale getirenlerin günahlarını kimse unutmamalı…
öööööö öööööö
Haber bir kaç gün önce yazılıp çizildi, sonra unutuldu ya da kasıtlı olarak halının altına süpürüldü…
Cristian Tanase …
Rumen futbolcu…
Sivas ve Karabük'te oynamış, sonra Eskişehirspor'a gelmiş…
Geçen sezonun başında…
147 bin lira peşinat verilmiş…
Sözleşme yapılmış…
Sanırım sözleşme miktarı 260 bin Euro…
Sonra bir bakmışlar, aaa transfer yasağı…
Eskişehirspor'un meğer transfer tahtası kapanıvermiş…
Tanase bakmış, buradan iş çıkmayacak; bırakıp gitmiş…
Haliyle 147 bin lira verilen peşinat da Tanase ile uçup gitmiş…
Bu ülkede, hadi ülkeyi geçelim,
Bu şehirde hayatı boyunca kendisine ait 147 bin lirası olan kaç kişi vardır?
Kaç yüz bin kişinin hayatta bu kadar parası olmamış ve olmayacaktır?
Şimdi o Tanase,
Yani resmi karşılaşmada bir dakika bile forma giymeyen, transfer yasağı nedeniyle oynayamayan futbolcu, sözleşmede yazılı olan 260 bin Euro'sunu da istiyor…
Nereden baksanız 1 buçuk milyon lira…
Yani eski parayla, 1trilyon 500 milyon lira…
25 bin lira otel parası bulamayan yönetim, Tanase'ye bu parayı ödeyecek, öyle mi?
öööööö öööööö
Haberin altına yorum yapanlar, demediklerini bırakmıyorlar haliyle…
Ancak FIFA Tanase'yi haklı buluyor ve ödemeyi yapması gerektiğini Eskişehirspor yönetimine bildiriliyor…
Adam kendince haklı…
Kurallar içinde, bu parayı alabilme hakkı varsa, alır…
Asıl hesap sorulması gerekenler, böyle bir saçmalığa sebebiyet veren yöneticiler…
Bir futbol kulübüne transfer yasağı nasıl gelir?
Elma gibi pat diye kafasına düşmez herhalde…
FIFA mı artık, UEFA mı, TFF'ye durumu bildiriyordur, mühlet veriyordur herhalde, onlar da kulübe bildiriyorlardır…
'Bakın bu son uyarı, şu şu ödemeleri yapmazsanız, şu tarihten itibaren transfer yasağı alacaksınız' diyordur Federasyon, haksız mıyım?
O halde, kim yaptı bu transferleri, niye yaptı?
Verilen paralar, peşinatlar nerede şimdi?
Yapılan sözleşmelerle ödenmesi gereken paralar?
Biz bu kulüpte,
Geçen sezon başı, yine oynamadan çekip giden ama aldığı paraları masanın üzerine deste deste serip, sayarken, gizlice fotoğrafı çekilip sosyal medyaya servis edilen futbolcular biliyoruz…
O paralar nerede?
O futbolcudan eser yok şimdi…
öööööö öööööö
Bu yılın başında yani Ocak 2019'da yayınlanan bir istatistik var…
Son 10 yılda transferden en çok para kazanan 10 Türk futbol takımı…
Her ne kadar 10'uncu sırada olsa da, Eskişehirspor o listede…
Transferden kazandığı para 20,5 milyon Euro…
Yani,
126 milyon 440 bin TL…
Hani diyoruz ya, borcumuz 180 milyon lira…
Bu da o cins parayla 126 milyon 440 bin TL…
Diğer gelirleri saymayalım, zira gelir olduğu kadar gider de var…
O 126 milyon ortada yok, üzerine de 180 milyon lira borç var…
306 milyon lira demektir bu…
Bu 10 yılın en az 5-6 yılını da Süper Lig'de geçirdik…
Galibiyet primleri ve diğer gelirleri de hesaplayın; 500 milyon liranın üzerinde bir miktar…
İşte bu takım bugün 25 bin lira otel faturasını ödeyemiyor…
Baylar ve bayanlar;
Sözünü ettiğimiz para 500 trilyon lira…
Ortada delikli kuruş yok şu an…
öööööö öööööö
İşin en çok acı veren tarafı da,
Kulübü 'vodvil tiyatrosu'na çevirdiler…
Hani şu toplumsal olayları, şarkılı-türkülü, danslı oyunlarla hicveden, daha çok kasaba kasaba gezen kumpanyaların yaptığı gösteri tarzı tiyatro var ya, işte ona…
Hiç olmazsa, adı vodvil de olsa, oradakiler işlerinin ehli birer sanatçıdır ya da zanaatçıdır…
Biz de öyle de değil,
Dram deseniz dram değil, trajedi deseniz trajedi değil, korku deseniz korku değil, güldürü deseniz güldürü değil…
Böyle garip bir karışım…
Şunları yazıp bitirelim…
Yakın zamana kadar,
'Yahu bunlar gitsin de başkaları gelsin…
Kimse bunlardan daha kötüsünü yapamaz' diye düşünüyorduk…
Tövbe yanlış demişiz, yanlış düşünmüşüz…
Adaylık açıklamalarına baksanıza…
Atalarımız boşuna,
'Beterin beteri vardır' ya da 'Gelen gideni aratır' diye boşuna dememişler…