Rahmetliyi yine zehirlediler.
İlk olarak 1993'te zehirlemişlerdi.
Zehirlemişlerdi de doktorlar ölüm raporunu,
'Kalp krizi,' diye hazırlamıştı.
Ama şimdi anlaşıldı ki onlar FETÖ'cü doktorlardı.
Kendilerini uyanık sanıyorlar.
Devleti dahi ayakta uyutabilirler ama…
Ama Bay Ahmet'i uyutamazlar.
Hatta rahmetlinin saçından bir tutam alıp Avrupa'ya göndermişti tahlil için.
Avrupalılar,
'Kimseye söyleme de babanı zehirlemişler,' demişti.
Ama işte…
'Kimseye söyleme, söylersen ölümüzü öp,' diye ant içirdikleri için gelen sonucu kimseye söylememişti.
***
Şimdi siz diyeceksiniz ki,
'Kim zehirledi?'
Orası biraz karışık.
İlkinde Sovyetler Birliği zehirlemişti.
Rahmetlinin mezarı açılmış, örnekler alınmıştı.
Adli Tıpçılar,
'Zehirlenme yok,' demişti.
Yok ya!
Bay Ahmet'i kandırmak o kadar kolay mı!
Adli Tıpçılar FETÖ'cüydü!
O kadar!
Birçok kişinin ifadesine başvurulmuştu.
Bunun üzerine savcı takipsizlik kararı vermişti.
Savcı da FETÖ'cüydü zaten.
İfade verenler de öyle.
***
Rahmetli sonra yine zehirlendi.
Evet!
Bu kez Ergenekon'cular zehirlemişti.
***
Aslında bu iyiydi.
O dönem olayın üzerine gidilseydi bitecekti bu iş.
Rahmetlinin zehirlendiği kanıtlanacaktı.
Neden derseniz, Ergenekon'cularFETÖ'cü değildi.
Ama FETÖCÜ'lerFETÖCÜ'ydü.
Dolayısıyla…
Dolayısıyla bu işi Ergenekon'cularınyaptığına dair bavullar dolusu belge üretebilirlerdi.
Ama o dönem FETÖ'cülerkumpas işine girmişlerdi.
Yan dal olarak da taype işiyle uğraşıyorlardı.
Yani işleri başlarından aşkındı.
***
Öyle olunca…
Öyle olunca şimdi yine zehirlendi rahmetli.
'23 yıl sonra?'
Evet öyle.
Yirmi üç yıl sonra!
Hem de…
Hem de bu kezFETÖ'cüler zehirledi.
Kesin.
Üç harflileri anıt mezarlığa gönderip…
***
Yıllardır kabızlıktan mustarip bizim Belma Hanım da FETÖ'cülerden kuşkulanıyor.
'Bunlar beni kabız etti,' diyor.
***
Şimdi ne olacak.
Olacağı şu:
Mezar kazıcılar hazırlıklarını yapıp derhal yola çıkacaklar.
Ama rahmetli ileriyi gören akıllı bir devlet adamıydı.
'Oğlum yeter, düş artı yakamdan,' deyip mezarını değiştirmiştir kesin.