Süleyman Sırrı Kabadayı Eskişehir'de 'Doktor' unvanlı iki okul müdüründen birisidir. (Diğeri Salih Zeki Anadolu Lisesi'nin Müdürü Dr. Canan Madenoğlu'dur)

PROJE ADAMI
Seyitgazili olan Dr. Kabadayı'yı 1998-1999 yıllarında Eskişehir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevini yaptığı sırada tanıdım. Dürüst, çalışkan kişiliğiyle öne çıkan Kabadayı, bir proje adamıdır. 2000-2010 yılları arasında Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü yaptı. 2010 yılından bugüne Eskişehir'in en gözde eğitim kurumlarından Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü yapıyor. Ard arda gerçekleştirdiği projelerle bu okulu, Türkiye çapında en başarılı okullar arasına soktu. Kabadayı TEOG tercihleri öncesinde tüm ortaokulların yöneticilerine, rehber öğretmenlerine ve velilerine mektup göndererek, havacılığa ve bilişime ilgi duyan öğrencileri okullarına beklediklerini belirtti.

ÇALIŞMALARI TANINAN OKUL STATÜSÜYLE
TAÇLANDIRILDI
Başarılı Okul Müdürü gönderdiği mektupta şu görüşleri dile getirdi; 'Okulumuz 2015-2016 eğitim öğretim yılında Aşağısöğütönü Mahallesi'nde Türkiye'nin en modern mesleki ve teknik liselerinden biri olarak yapılmakta olan yeni yerine taşınacaktır. 16 Milyon TL. değerindeki yeni okulumuzda 24 derslikli öğretim binası, uçak bakım ve bilişim teknolojileri alanı atölyeleri, kapalı spor salonu ve 300 kişilik pansiyon bulunmaktadır. Okulumuzda son dört yılda yaptığımız çalışmaları, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden 18 Mayıs 2015 tarihinde aldığımız 'Tanınan Okul Statüsü' ile taçlandırmış bulunuyoruz. B1.1 (Türbinlik uçaklar) ve B2 (Avizyonuk) kategorilerinde Türkiye'de bu statüye sahip tek mesleki ve teknik lise olarak, mezunlarımız sektörde öncelikli olarak işe alınacak. 3 yıllık iş deneyiminden sonra modül sınavlarına girmeksizin 'Uçak Bakım Lisansı'na sahip olacak. Kariyer basamaklarında daha kolay ilerleyebilecek ve daha yüksek ücretlerle çalışabileceklerdir.'

170 ÖĞRENCİ ALINACAK
Bu öğretim yılında okula 170 öğrenci alınacağını kaydeden Kabadayı gönderdiği mektupta lise ile ilgili şu bilgileri verdi; Öğrencilerimiz 9. Sınıf yılsonu başarı puanlarına göre alanlara yerleştirilecektir. Bu öğretim yılında öğrencilerimizin dörtte üçünün uçak bakım alanına, dörtte birinin bilişim teknolojileri alanına yerleştirilmesi planlanmaktadır. Geçtiğimiz yıl okulumuza yerleşen öğrencilerin tavan puanı 453,455, taban puanın 395,174 (Yüzdelik Dilim %15,76) Okulumuz, geçen yıl Türkiye'deki mesleki ve teknik Anadolu liseleri arasında en yüksek TEOG puanın ile öğrenci alan okul olmuştur. Okulumuzda öğrenciler, hem Anadolu liselerinde okutulan genel kültür derslerini alarak üniversiteye gidebilmekte hem de meslek derslerini alarak 'Teknisyen' unvanı ile alanları ile ilgili sektör kuruluşlarında çalışabilmektedir. 3 yıldır mesleki ve teknik lise mezunları katsayı farkı olmaksızın diğer lise mezunları gibi tüm yüksek öğretim programlarına gidebilmektedir. Mezunlarımız, mühendislik eğitimi veren teknoloji fakültelerine Mesleki ve Teknik ortaöğretim Kontenjanından (M.T.O.K) genel lise mezunlarına göre daha düşük LYS MF-4 puanı ile yerleşebilmektedir. Kendi alanlarındaki 4 yıllık yüksekokulları tercih etmeleri halinde Orta Öğretim Başarı Puanının (OBP) 0,06 ile çarpılması sonucu elde edilecek ek puanla gidebilmektedir.' Eskişehir'de havacılığa ilgi duyan gençlerimiz mutlaka Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne başvurmalı. 170 şanslı öğrenci arasında kendilerine yer bulmaya çalışmalıdır…

*

ARANIZA MESAFE KOYACAK
SÖZCÜKLERDEN UZAK DURUN

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş.

'NEDEN BAĞIRIRLAR?'
Öğrencilerine dönüp 'İnsanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?' diye sormuş. Öğrencilerden biri 'Çünkü sükûnetimizi kaybederiz' deyince ermiş, 'Ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?' diye tekrar sormuş. Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: 'İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.'

SADECE FISILDAŞIRLAR
Hintli ermiş, 'Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir' demiş. Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: 'Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun.'

*

foto şaka

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal: Devlet Bey, Selahattin Demirtaş çayla ve püskevit yemeyi çok çok seviyormuş.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Deniz Bey bunu söylediğin iyi oldu. Bugünden sonra çayla püskevit yemiyorum. Onların yerine artık Cola ile hamburger yerim.