İşte siyasetin/siyasetçinin sihirli cümlesi: Bir seçim biter başka bir seçim başlar…

Yerel seçimin başarı ve başarısızlık sonuçlarını değerlendiren partiler kendi içine dönüp raporları hazırladı, değerlendirmelerin ardından takdir ve teşekkürleri de dağıttı.

Özgür Özel Eskişehir’e de uğradığı ziyaret turlarıyla, Recep Tayyip Erdoğan ise kürsüden yaptığı hitaplarla üyelerine ve sempatizanlarına sesleniyor…

Türkiye’nin ortak çıkarlarını kenara koyduğumuzda iki zıt kutup gibi görünse de her iki partinin bazen siyasi dili, bazen tavrı, bazen ise mesajları bir oluyor. İki kutbun içinde bu benzer duruşlar sitemlerle yankılanıyor!

Kim bilir belki de bu benzerlik parti siyasetinden değil de, liderlik usulündendir…

*

Rehavete kapılmadan örgüt veya teşkilatlarını hareketlendirmek isteyen genel başkanların şu anki en net ve ‘ortak’ mesajı bence aynı… Çünkü hedef aynı.

Yerel seçimin ardından 2002 yılından beri iktidarda olan AK Parti’nin yorgunluğu ile 100 yılı deviren CHP’nin yıpranmışlığı kendi içinde dinamizm yaratma çabasında ortaklaşıyor. Zıt liderlerin günümüzdeki kaygısı da burada birleşiyor…

*

Özgür Özel de, Recep Tayyip Erdoğan da hizmet etmekten, siyaset yapmaktan ‘yorulan’ partililere nazikçe dinlenin çağrısı yapıyor. Dinlenin veya ‘ben dinlendireyim’ talimatının arkasından gelecek yeni adım belli! Her iki lider de partilerini yenileme, üyelerinin sayısını artırma peşinde! Her iki lider de yeni kurallar koyma peşinde!

Bu ne demektir?

Rekabet ilerleyen günlerde partiler içinde de, arasında da kızışacak!

*

Genel başkanı değişen İYİ Parti, kulislerde yeni bir ‘milliyetçi’ parti kurulacak fısıltıları, mülteci politikaları üzerinden yapılan laf politikalarının yanında genel siyasette dışarıya verilen net mesajlar ‘yenilik’ adı altında buluşuyor. Liyakat mesajlarının karşılığını hizmet olarak alır mıyız, bilinemez...

Ama bence tüm bu sessiz ve genel merkezlerden başlayan kıpırdanmalar yeni bir seçim hazırlığının başlangıcı. Galibiyetin rüştünü ispatlama derdi ile yenilginin telafisinin reçetesi aynı…

*

Rahatça dile getirilmemesine rağmen konu gündemde tutulmaya çalışıyorsa erken seçim ufukta görünüyor demektir... Bugün yarın olacak iş değil tabi! Ama ‘yoruldum diye yakınmayın’ diyerek göz dağı veren liderlerin asıl söylemek istedikleri ‘erken seçime hazırlanın’ demekten başka ne olabilir...

Liderler rehaveti değil rekabeti kızıştıracak!

Hepimiz biliyoruz Anayasa gündeminin de er ya da geç doğuracağı en büyük madde de erken seçim olacak...